Butlan olayına daha “Entelektüel” açıdan bakmak isteyenlerin oluşturma çalıştığı yeni bir algı/komplo teorisi var.

Diyorlar ki; “Butlanın amacı anayasa değişikliği ile ilgili. Erdoğan yeni CHP yönetiminin desteği ile yeni bir aşamaya geçmeye çalışıyor.”

Nedir bu yeni aşama;

“Kılıçdaroğlu ve bir Kürt lider cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Böylelikle Türk-Kürt- Alevi federasyonun önü açılacak.”

Mümkün mü?

Teorik olarak ya da komplo teorisi olarak tabii ki olabilir.

Nitekim bu algıyı yaymaya çalışanlar “Amerika Büyükelçisi Tom Barrack da meşrutiyet öneriyor, büyük Ortadoğu projesi tümüyle hayata geçiriliyor” görüşünü savunuyor.

İster Erdoğan istesin, ister Amerika desteklesin, Türkiye’nin böyle bir sistemle yönetilmesi olamaz.

AKP iktidarı bazı konularda oldu/bittilerle sonuç aldı elbette.

Ancak bu formül Türkiye’nin bölünmesi anlamına gelir ki 100 yıllık cumhuriyet geleneğini içine sindirmiş olan AKP’li seçmenler de dahil kimse buna destek vermez.

Bu formülün ortaya atılması içinde bulunduğumuz siyasi ortamda kafaları biraz daha karıştırma amacını taşıyor bana göre.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

CHP’nin iyi reklamı oldu ama

Butlandan başka bir şey konuşmuyoruz son günlerde.

Bir dostum dedi ki “Aslında bu olay CHP’nin iyi reklamı oldu, Türkiye’nin yarıya yakını CHP gerçeği ile tanıştı” dedi.

Güldüm önce “Nasıl yani?” diye sordum.

Anlattığının özeti şu;

Şu an medyanın yüzde 95’ine yakınını AKP kontrol ediyor.

Başta TRT olmak üzere tüm yandaş kanallar için CHP sanki yok gibi.

Bu nedenle halkın önemli bölümü CHP’nin mitinglerini, söylemlerini, projelerini, vaatlerini eğer bir iki muhalefet kanalını izlemiyorsa bilmiyor.

Yandaş medya butlan bahanesiyle CHP’yi ve özellikle Kılıçdaroğlu’nu gündeme getirdi.

TRT bile CHP için toplanan büyük kalabalıkları gösteriyor.

Özellikle Anadolu’da TRT’den başka televizyon izlemeyen milyonlar CHP gerçeğini görmenin şaşkınlığını yaşıyor.

CHP’yi yok sayan, bir miting bile yapamadığını sananlar böylelikle CHP’yi öğrendi.

Komik gibi ama gerçek değil mi?

BUNU YAZMAK GEREK

Hangisi daha kalabalıktı

Başlığa bakıp “Özel’in mi yoksa Kılıçdaroğlu’nun topladığı kalabalık mı fazlaydı” diye sorduğumu sanmayın.

Bu iki mitingin yapıldığı akşam İstanbul’da bir konser vardı.

Tam 118 bin kişi astronomik bilet ücretlerini ödeyerek Kanye West konserini izledi.

Ankara’da iki alanda yapılan mitingde ve sonraki Anıtkabir yürüyüşünde ise toplam 30 bin kişi vardı.

Miting alanlarına değil yüksek fiyatlı bir konsere gidenler tüm olanlardan habersiz mi?

Değil tabii.

Şuradan anlıyorum bunu.

Konser sırasında “Zıpla, zıpla zıplamayan Tayyip” sloganı atıldı dakikalarca ve neredeyse konseri izleyenlerin tamamı topluca zıpladı.

Diyeceğim o ki, toplumun bu iktidara yönelik tepkisini sadece siyasi mitinglere gidenlerle sınırlı sanmayalım, çok yanılırız.

GÜNÜN SÖZÜ

CHP’deki “lider çatışması”, ana muhalefeti parçalanmaya doğru evriliyor...

Sonucun CHP’ye yarar sağlamayacağı kesindir...

Kişisel hırslar, kurumları zora sokmamalıdır...

Halk, kişisel çıkardan önce gelmelidir...

Ağzı açık kurtları mutlu etmeyelim... Ahmet ÜSTÜN

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Kurultay toplanması çok zor

Butlan sonrası yeni kurultay toplamak için kolları sıvayan Özgür Özel ve arkadaşları bunun için çeşitli formüller üzerine çalışıyor.

Bunların en etkili olanı ise butlanla birlikte tekrar resmiyet kazanan o dönemin delegelerinden imza toplanıyor.

Parti tüzüğüne göre 601 imza toplanırsa kurultaya gitmek zorunlu.

Ancak butlan kararı hepsinin üstünde duruyor.

Yani Kılıçdaroğlu kendi inisiyatifi ile kurultaya gitmek istese bile bunun olması mümkün değil.

Açıkçası bu imzalar toplansa da kurultaya gidilemiyor.

Sonuçta en iyi çare aklı selimin galip gelmesi ve uzlaşma yollarının aranması.

Bir de son not; Özgür Özel kurultay isterken karşısına rakip olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkacağını varsayıyor ve “Hodri meydan” diyor.

CHP’li seçmenler de bu konuda Özel’e destek veriyor.

Oysa Kılıçdaroğlu ne şimdi ne sonra aday olmayacak ki.