DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “şeker gibi” sorular soran Ahmet Hakan’ın karşısına çıktı önceki gece.

Millet Mehmet Şimşek’e hayret ederken meğer o da millete hayret ediyormuş.

Diyor ki “Kötümser olmak için hiçbir sebep yok.”

Hani biraz daha ileri gitse “Sizi gidiler, pespembe bir ülkemiz var niye nankörlük ediyorsunuz” diyecek.

Ahmet Hakan’ın da “ne kadar haklısınız” diye desteklediği bir açıklaması var, Mehmet Şimşek’in ki bana göre evlere şenlik.

Dedi ki; “Sayın cumhurbaşkanımız bize bir hedef çizdi. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat. Biz aldığımız bu talimat yolunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

İyi de bir ekonomist olan Mehmet Şimşek’in tüm ülkeler için geçerli olan bu ekonomik hedefi uygulaması için ille Erdoğan’dan talimat almasına gerek yok ki.

İnsan ister istemez “Valla Erdoğan olmasaymış yanmıştık, maliye bakanı bu kadar basit bir kural için bile talimat almasa tam yanacakmışız” demek geliyor.

Mehmet Şimşek son savaşın enflasyonda 5 puanlık bir etkisi olduğunu söyleyerek “Enflasyonun, bu dış şok olmasaydı bu sene yüzde 20’nin bir tık altında ya da bir tık üstünde olma olasılığı oldukça yüksekti” dedi.

Tabii sunucu “Savaşan ülkelerde bile bu kadar enflasyon yok, niye bir tek biz etkileniyoruz bu şoktan?” diye sormadı, onaylayarak kafa salladı.

Mehmet Şimşek’e göre petrol fiyatları düşecek, işte o zaman bundan en olumlu etkilenecek ülkelerin başında geleceğiz, çünkü önlemi almışlar yoksa benzin 80 liraya çıkarmış.

Güzel de benzin zaten 62-65 lira arasında, yani bakan bey merak etmesin 80’i de hazmeder bu vatandaş.

Kiralara da değindi Mehmet Şimşek ve kamu kaynakları tarafından yapılacak ilave konutlarla kira enflasyonunun yüzde 30 civarında, belki 35 olacağını söyledi.

İşte bunu hiç anlayamadım.

Çünkü haziran ayı kira artış oranı yüzde 32,34 olarak açıklandı. Yeni konutlarla yüzde 30-35 bandında kalınacaksa kira enflasyonu nasıl düşmüş olacak?

Mehmet Şimşek konuşmasında eşinin pazara çıktığını, bazen kendisinin de eşine katıldığını söyleyerek “Ben gidince pazarcılarla sohbet ediyoruz” dedi.

O manzarayı çok merak ediyorum.

Mehmet beyden ricam şu; pazara çıkacağı gün gazeteciler de yanında olsa, şu sohbet nasıl oluyor hep birlikte görsek. Tabii bakan bey gerçekten yanına büyük koruma ordusu almadan pazara gidebiliyorsa.

BUNU YAZMAK GEREK

Çok tehlikeli açıklama

Butlan kararıyla birlikte genel başkanlık görevine tekrar dönen Kemal Kılıçdaroğlu “grup toplantısı gerginliği” nedeniyle meclise gelmek yerine parti merkezinde kaldı ve bir açıklama yaptı.

Bu açıklama ilk bakışta “birlik beraberlik çağrısı” niteliğinde.

Ancak içindeki bir cümle Özgür Özel’in başını büyük derde sokabilecek nitelikte.

Kılıçdaroğlu’nun mesajındaki “Topyekun halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz!” cümleleri Adalet Bakanını hemen harekete geçirebilir.

Üstelik tam bu sırada Özgür Özel’in meclis önündeki kalabalığa “Helal olsun size, bir darbeyi püskürttünüz” demesi işin tuzu biberi bile olabilir.

Saray iktidarı yine “Bizim ilgimiz yok, birbirlerini ayaklanma çağrısı yapmakla suçluyorlar” diyerek akla gelmedik operasyonlara soyunabilirler.

GÜNÜN SÖZÜ

En yetkili ağızdan söylendi, ama yapılmadı…

* Enflasyon ve faiz tek hane olacak…

* Bedelli askerlik söz konusu olamaz…

* Bağkur 7200 güne düşecek…

* Mülakat kalkacak…

* 1999’da ‘imar affı yok’ denildi, imar barışı yasalaştı…

* 3600 gösterge anılmıyor bile…

* 3 Y sözü verildi, nerede?..

* ‘EYT hayatta olmaz’ denildi, bir gecede çıktı…

Daha çoook var, ama yerimiz dar…

TDK’da “Sözünü Tutmayana” ne denir, siz bakın…

Ahmet ÜSTÜN

CANIMI SIKAN ŞEYLER

Elbirliği ile CHP’yi gömüyorlar

İnatlaşma galip geldi, kimse karşı tarafın ne dediğini hiç dinlemedi, sağduyu hakim olamadı, yaşlı başlı adamlar dahil hepsi “kim daha sert kim daha vurucu” edasıyla bütün uzlaşma yollarını tıkadı.

Dün yaşananlar her iki tarafın gönüldaşlarının çok hoşuna gitmiş olabilir ama bunun sonucunda CHP’nin gömüldüğünü görmek kimsenin umurunda olmuyor.

Köprülerin atılması, tarafların birbirinin yüzüne bakacak hallerinin kalmaması, yumrukların sürekli tutulması Türkiye’nin geleceğini de ipotek altına alıyor.

Ne kadar yazık…