ACAYİP YAZILAR

Yandaşlık aslında eğer işler iyi yürürse çok iyi bir şey.

Bir kere çok paranız, malınız, mülkünüz oluyor.

Dünün zavallı gariban gazetecimsi tipleri yandaşlığa terfi edince birden değişiyorlar.

Saçlar briyantinle şekillendiriliyor, Ray Ban gözlükler takılıyor, İtalyan ceketler gömlekler giyiliyor, Rolex saatler takılıyor, antikasından en pahalısına otomobillere biniliyor.

Gidilen yerlerde valiler, belediye başkanları emniyet müdürleri tarafından karşılanıyor, bir dedikleri iki edilmiyor, izzet-i ikramdan kaçınılmıyor.

Bir bakmışınız o gariban gazetecimsi gitmiş, yerine bir kibir abidesi gelmiş.

Sağa sola emirler veriyor, herkese tepeden bakıyor, sırt sıvazlayarak “merak etme reisle konuşurum” havalarına giriyor.

Menfaat birliği olduğu için aralarında müthiş bir dayanışma da var.

Birine bir laf söylerseniz, birine sataşırsanız, biri ile anlaşmazlığa düşerseniz anında tepenize sivrisinekler gibi doluşuyorlar.

Ta ki birinin başı derde girene kadar.

İşte o an dayanışma bitiyor, “Sıra bana da gelir mi?” korkusu ile hepsi kendini korumaya alıyor.

Bir yandaş hapse mi girdi, yandı bitti kül oldu.

İkbal günlerinde aralarından su sızmayanlar bir anda “O da kim, valla pek tanımam, suçu varsa ne yapalım çekecek cezasını tabii” moduna geçiyorlar.

Örneğin Mehmet Baransu.

Ergenekon davası döneminin en müthiş ismiydi.

Savcılarla kol kola gezer, generallere parmak sallar “Attırırım ulan seni de içeri” diye tehditler savururdu.

Kaç yıldır hapiste olduğunu hatırlayan var mı?

Hele zamanında onu yere göğe sığdıramayan yandaş dostlarından biri ziyaret etti mi, hatırını sordu mu, yazılarında konuşmalarında “Arkadaşımız haksız yere hapiste” dedi mi?

Ya Veyis Ateş?

Kaç yandaş Veyis Ateş’in arkasında durdu, mahkemesine gitti, hapiste ziyaret etti?

Mehmet Akif Ersoy muhalefeti hedef gösterirken “İşte dini bütün imanlı kardeşimiz, nasıl da haklarından geliyor” diye pohpohlarken şimdi ne oldu, koca bir ordu gibi olan yandaş yalakalardan kendisine destek veren bir kişi çıktı mı?

Hele Rasim Ozan Kütahyalı. Genç neslin idolü kahramanı değil miydi? Atatürk’e cumhuriyete hakaretler ederken, Türk ordusunu aşağılarken, muhalefette olanlara yönelik operasyonlarda yer alırken çılgınca alkışlayanlar şu anda hangi hapishanede olduğunu bilmiyor, korkudan sormuyor bile.

Ve son adam Cem Küçük.

Adnan Hocacılıktan, Fetullahçılığa uzayan yolunda büyük bir kibirle “arkamda devlet var” edasıyla dolaşan bu küçük adam için yandaş yalakalardan tek satır olumlu yazan, destek çıkan “Cem Küçük yalnız değildir” diyen bir yandaş bile gördünüz mü?

Yandaş yalakalığın fıtratında var bu.

ÇOK GÜLDÜM

Pazar için bir fıkramız var

Bu hafta yine Yıldırım Tuna’dan gelen fıkrayı gelin birlikte okuyalım:

BARDAKİ MAYMUN

Adam bara gidip bar sandalyesine oturmuş, ısmarladığı içkisini tam yudumlarken barmenin arkasındaki şişelerin arasından bir maymun fırlamış, eliyle herkesi çok sinirlendiren o çirkin hareketi yapmış ve kaybolmuş. Olayı görür görmez ağzındaki içkiyi püskürten adam sinir içinde dönüp barmene “Aa? Bu ne rezalet?” deyince barmen “Konu nedir efendim?” diye nazikçe sormuş.

“Eliyle hareket çeken maymunu bilmiyor musunuz?” demiş kızararak.

“Ben bu barda çalışmaya bugün başladım, inanın bilmiyorum efendim” diye cevap vermiş barmen, “Piyanist arkadaş buranın eskilerindenmiş. Ona sorarsanız sanırım o bilebilir.”

Adam koşar adımlarla piyaniste yaklaşınca piyanist müziği kesmiş, “Buyurun?”

“Barın arkasından çıkıp el hareketi yapan maymunu biliyor musunuz?”

“Valla böyle bir şeyi ilk defa sizden duyuyorum” demiş piyanist, “Ama mırıldanırsanız belki çıkartabilirim.”

HOŞUMA GİDEN ŞEYLER

Ona damacana ile rakı lazım

Gazeteci Erdem Beliğ Zaman bu pazar için de iğnelemeler göndermiş:

Birkaç gündür göz önünde görünmeyen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasından muhalif medyanın bir bölümü sağlık durumu kötü söylentisini çıkardı… Yani anlamadığım bir durum var; onların nazarında adam görünse bir dert, görünmese ayrı dert! Yeni anayasada bu durum için de bir madde olmalı!

***

Ankara’nın adı türlü yolsuzlukla birlikte anılan eski belediye başkanı İ. Melih Gökçek, Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti’nin logosunu Yeni Rakı’nın amblemine benzetti! Normal bir insanın onun kafasına ulaşması için bir damacana rakı içmesi bile yeterli gelmez!

***

CHP listesinden milletvekili seçilip Gelecek Partisi’ne, oradan da AKP’ye zıplayan Serap Yazıcı Özbudun’un AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a parlamenter sisteme dönmek kaydıyla ömür boyu cumhurbaşkanlığı önerdiği iddia edildi… Bu kadın anayasa profesörü! Mahalle kahvesinde ahkam kesen dayı da onun kadar akıl verebilirdi, üstelik bedava! Dolaylı vergiden de beteri bunlara verilmek için bizlerden kesilen para!