Kahve zammını çok yakından takip ediyorum.

Çünkü; ben de kahveyle beslenenlerdenim.

Rüzgâr esse radarıma giriyor.

Kıpırdama ne yazık ki hep yukarı yönlü oluyor.

Arşivimi, kredi kartlarımın ekstrelerini inceledim.

Son olarak 12 Ocak’ta “Kahve 1 yılda %96 zamlandı” diye bir yazı yazmışım.

Bu kez Temmuz 2025-2026 kıyaslaması yaptım.

Fark yine yüksek.

Peki siz elinizi kahve paketinize her uzattığınızda biraz daha artan fiyatları fark ettiniz mi?

Etiket zaten her markette bir başka…

Üreticisi ya da markası fark etmiyor; ufak ufak da olsa önlenemez şekilde yükselen rakamları görüyoruz.

Bazen kampanyalar oluyor biliyorsunuz; 100 gram kahve 79 liraya düşüyor; hiç kaçırmam.

Hemen alır sepete atarım.

Resmen bir fırsat ve gerçek bir aile ekonomisi bu…

Bir bu kaldı elimizde; misafirliğin baş tacı, keyiflerin sultanı da günden güne erişilmesi zor hâle geliyor.

Gelelim arşivden notlarıma:

O çok bilinen Türk kahvesinin paketini geçen yıl tam bu dönem 67 liradan alıyormuşuz; şimdi 97 lira.

Hatta yazlık bölgelerde 119 ve 129 liradan satan işletmeler var.

Yani 1 yılda zammın oranı: %45 ile %93 arasında.

Ayrıca hemen kontrol ettim; sanal market uygulamalarında da aynı kahve paketini sepete atmanın bedeli 129 lira.

Kahve Makinesi ve Termos Satışları Patladı

Yalnızca Türk kahvesi değil; çekirdek, aromalı filtre, özel çekim espresso, kapsül kahvelerdeki zam oranı ortalama %100.

Evde yapmak bile zamlıyken; dışarıda içmek hayal olmak üzere.

Hepimiz kendimizden biliyoruz; termos satışları patladı, filtre kahve makinesi satışları da öyle…

Çünkü; dışarıda herhangi bir kahvecide, fiyat ortalama 200-250 lira.

300 lirayı aşan yerler de var.

Kimse kazıklanmak istemiyor.

Herkes kendi kahvesini kendi demliyor, termosuna koyup çantasına atıyor.

Filtre Kahve Neden 230 Lira?

Madalyonun diğer yüzünde de kahveciler var.

Onlara da, “Neden bir kahve 300, hatta İstanbul’un bazı semtlerindeki mekanlarda 480 lira? Daha da zamlanır mı?” diye sordum.

Hem sorularımın yanıtını aldım hem de işletmecilerin gider hesabını dinledim.

Mevsim Şaştı, Kahve Değerlendi

Meğer bir fincan kahvenin ardından koca bir küresel kriz varmış.

Zammı yapanlar aslında kilometrelerce uzakta, dünyanın en büyük kahve üreticisi ülkeleri.

Dünya kahve üretiminin önemli bir kısmını Brezilya, Guatemala, Vietnam gerçekleştiriyor.

Ancak son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri bu ülkelerde kendini çok daha sert hissettirmeye başladı.

Kuraklık, aşırı sıcaklık, düzensiz yağışlar ve beklenmedik hava olayları kahve hasatlarını olumsuz etkiledi.

Kahve ağacı hassas bir bitki.

İklimdeki küçük değişimler bile üretimde ciddi kayıplara neden olabiliyor.

Üretim azalınca doğal olarak piyasadaki arz da daraldı.

Ancak ilginç olan şu ki, talep aynı hızla düşmedi.

Arzın azalıp talebin güçlü kalması fiyatların yükselmesinin en temel nedeni.

Dünya nüfusu kahve tüketmeye devam ediyor.

Özellikle genç nüfusun ve şehir yaşamının yoğun olduğu bölgelerde kahve kültürü her geçen yıl daha da büyüyor.

Üzerine bir de küresel lojistik maliyetleri eklendi.

Üreticiden tüketiciye ulaşan her kahve çekirdeği artık daha yüksek maliyetle taşınıyor.

Vergiler, enerji gideri ve işçilik ücreti son yıllarda ciddi şekilde arttı.

Türkiye açısından tablo daha da dikkat çekici.

Çünkü Türkiye kahve üreticisi bir ülke değil.

Tükettiğimiz kahve ithal.

Bu nedenle dünya piyasalarındaki artışlara ek olarak döviz kuru ve enflasyon etkisi de fiyatları yukarı çekiyor.

Yani kahveye gelen her küresel zam, Türkiye’de çok daha güçlü hissediliyor.

Nedenini de bir kahve zincirinin yöneticisi Mesut Alp Yaleze anlattı.

“Guatemala, Brezilya ve Kolombiya kahvelerini alıyoruz. Ara zam, rutin zam, maliyet artışı zammı olur bir yıl içinde. Ayrıca bir marka artış yapınca diğerine de zam dokunuyor ama en fazla 20 lira fark yapıyoruz.”

Stok Eriyor Mu?

Şimdilik hayır.

Dünya yakın zamanda kahvesiz kalmayacak.

Ancak küresel arz-talep dengesi oldukça hassas bir noktada bulunuyor.

Çünkü yeni kahve bahçelerinin üretime tam kapasiteyle katılması yıllar alıyor.

Bu nedenle üretimde yaşanabilecek yeni sorunlar fiyatlarda yeni dalgalanmalara yol açabilir.

Bizi ne bekliyor, onu da bir başka kahve zincirinin bölge yöneticisi Özgür Avşar anlattı.

“Oğlak ve Yengeç dönenceleri derler; tropikal iklime sahip ülkelerde 2 senede bir, 4 senede bir hasat verenler var. Çekirdek skalası da farklı. Tedarik sıkıntısı olur mu? Biz yaşamayız. Biz sürdürülebilirlik için sözleşmemizi öyle yaptık, sekteye uğramayacağız. Ama stoğu olmayanlar zorlanabilir.”

Belki de bugün yaşadığımız süreç bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor.

Bir fincan kahve artık sadece kahve değil.

İçinde iklim değişikliğinin etkileri, küresel ticaretin kırılganlığı, üretim maliyetleri ve ekonomik dengeler bulunuyor.

Geldik can alıcı soruya:

Zam kapıda mı?

“Artış Olacak Muhakkak”

Mesut Alp Yaleze:

“Son zammı 6 ay önce yaptık. Şu anda 230-250 lira arasında kahvelerimiz. Fiyat tüketimden kaynaklı; sonuçta arz-talep meselesi. Globalde üretim az, stok düşük. Artış olacak muhakkak. Umarım bu yılı zam yapmadan kapatırız ama küresel piyasa bunu belirleyecek.”

Ben indirimde stoklamaya, kahvemi demleyip termosuma koymaya devam edeceğim.

Tavsiye ederim…