Yazın vazgeçilmezi…
En hafif, en sağlıklı tatlılardan biri…
Bol sütlü, çikolatalı, çeşit çeşit meyveli dondurma; hem serinletiyor hem de lezzetli ve besleyici.
Beslenme uzmanları da temizlik koşulları gözetilerek yapılan, sütlü, özellikle kalorisi düşük meyvelerle tatlandırılmış dondurmayı öneriyor.
Her gün 1, hatta 2 top tüketmek bile, bünyede şerbetli tatlıların kalorisine yaklaşamıyor.
Bu açıdan da özellikle kadınların tercihi.
Tercihi ama, amasına gelelim…
4 Kişilik Ailenin Dondurma Keyfi: 2 Bin Lira
Fakat her şeyde olduğu gibi, özellikle son 2 yıldır, bir top dondurmaya uzanmak bütçe meselesi hâline geldi.
Artık külahına ayrı, dondurmanın kendisine ayrı, üzerine dökülen çikolata sosuna ayrı, hatta sosun üzerine serpilen kuruyemiş parçaları için ayrı ücret isteniyor.
Özellikle tatil bölgelerinde inanılmaz fiyatlandırma var.
Hatta Antalya’da ‘euro’ isteniyor.
İstiklal Caddesi’nde de “Maraş dondurma” adı altında can sıkıcı o şovu yapıp, bildiğiniz marketten alınan hazır dondurma tadındaki dondurmayı 300-500 liraya satar oldular.
Kime neyi ne kadara verebilirlerse…
Dondurma için İstanbul’da tam bir karaborsa düzeni oluştu.
Satılan ilçe, mekân, marka ve kullanılan malzemeye göre fiyat değişiyor.
Mesela Sarıyer Zekeriyaköy’de birkaç dondurmacı var.
Birinden örnek vereyim:
Geçen yıl bir topu 75-100 liraydı.
Bu yıl çeşidine göre 150-200 lira.
Zam oranı yüzde 100.
Evet, her şey pahalı ama 4 kişilik bir aile, 2’şer top dondurma, yanında bakın limonata demiyorum ki bazen çocuklar istiyor, su ile birlikte ortalama 2 bin liraya yakın ödeme yapmak zorunda.
Karın doyuran bir yemek değil, yalnızca serinleten dondurma…
Bu arada birkaç kilometre ötede başka bir dondurmacıda bir topu 280 lira civarında…
Durun asıl dikkat çekici kısmı sona sakladım.
İtalyan bir zincir marka var.
Bir kup meyveli dondurma, su ve kahve için toplam 900 lira ödedim.
Bir kup dondurma 580 lira.
İtalya’da daha ucuz!
Porsiyonu da daha büyük!
Fıkra bu kadar diyeceğim ama ben dâhil kimse gülmedi.
Kazıklanmaya çok alıştık, kabul.
Ama bunu önümüzdeki birkaç yıl unutabileceğimi sanmıyorum.
Normal mi?
Hayır.
Ne normal ki?
Hiçbir şey.
Buna yalnızca ben isyan etmiyorumdur diye düşünerek hızla bir araştırma yaptım.
Resmen sosyal medya ‘dondurma fiyatına isyan’ paylaşımlarından yıkılıyor.
“Dondurmaya Ayrı, Sosuna Ayrı Fiyat”
Genç bir kadın söze şöyle başlıyor:
“3 top dondurmaya ne kadar verdik arkadaşlar söyleyeyim; 840 lira verdik.”
Böyle devam ediyor:
“Bunu bir tatil mekânında değil, İstanbul’da herkesin gittiği Kağıthane tarafındaki bir AVM’de verdik. Fiyat listesini çok küçük yazmışlar. Ben mutlaka bakarım. Uzaktaydı, göremedim. En fazla 100 liradırdiye düşündük, birer top yedik. ‘Çikolata ister misiniz?’ dediler. Bu zamana kadar ücret aldıklarına rastlamadım. Evet dedim. Çizgi çekti sosla, dökmedi bile, 80 lira aldılar. 200 liraymış topu, 80 de ona aldılar. Bunun adı enflasyon değil, kazıklama.”
Yani ne diyebiliriz ki; sonuna kadar haklı.
Hepimize geçmiş olsun…
Fıstıklı Dondurma Bin 500 Liraya Dayandı
Herkes şu meşhur Kahramanmaraşlı dondurmacıdan bahsediyor.
Bir topu 150 lira.
Kilosu, kullanılan malzemeye göre 900 liradan başlıyor, 1.700 liraya kadar çıkıyor.
Kabul, süt pahalı; meyve ve kuruyemiş artık ateş pahası, kakao da öyle…
Elbette kira, vergiler, işçi maaşı, faturalar da bize ödetiliyor; onu da kabullendik ama İstanbul’da meşhur diye hem Avrupa hem de Anadolu Yakası’nda caddelerde, mahalle aralarında 1 top dondurmanın 250-300 liraya, “butik marka” adı altında bir kilosunun 2.000, hatta 2 bin 500 liraya satılıyor olmasını kabullenemiyoruz.
En azından yanındaki külahları ücretsiz verin yahu…
Marketlerde manzara ne?
Hazır, paketli, endüstriyel üretim harikası o dondurmalar bile 80-150 lira bandında satışta.
Bir mesele daha var.
Kimi “El değmeden üretiliyor, fabrikasyon daha sağlıklı; açıkta satılanlar mikrop yuvası.” diyor.
Kimi de “Onlar dondurma değil, kimyasal gıda maddesi.” diyor.
Sonuçta hem pahalı hem de kafalar karışıyor.
Tam da bu nedenle, artık herkes kendi dondurmasını kendi yapıyor.
Devir Evde Dondurma Yapma Devri
Milletçe kahveden sonra dondurmayı da dışarıdan tüketmeyi kesecek gibiyiz.
Sosyal medya ve özellikle YouTube, ‘evde sağlıklı ve ucuza dondurma tarifleri’ ile dolu.
Ben zaten oğlum ilk doğduğu yıllarda, açıkçası sağlıklı ve temiz olması açısından dondurmayı kendim yapıyordum.
Sonra bir tembellik geldi.
Aslında çok basit.
Tekrar yapma kararı aldım.
Bir gece önceden hangi meyveyi kullanmak istiyorsanız donduruyorsunuz (muz, çilek, kavun, karpuz, şeftali…).
Donmuş meyve, kuruyemiş, süt, bal, isteğe göre vanilya ya da başka bir aroma verecek şurup, kakao, çikolata parçaları, hatta kurabiyeyi birlikte karıştırıp dondurucuda bekletiyorsunuz; sonuç sağlıklı bir dondurma.
Tarifi yoğurtla yapmak da mümkün ki böylece şifa katlanıyor.
Ev yapımı harika sorbeler de yalnızca 10 dakikada hazırlanabiliyor.
Lezzetli ve ucuz.
Ev yapımı dondurmada ne var derseniz, sağlık var; ne yok derseniz, kazıklanmak yok derim.
Deneyin, pişman olmazsınız.
Hem kesenizi hem de sağlığınızı korumanız dileğiyle…
Afiyet olsun.