Mayıs ayında kışı yaşasak bile, yaz kapıda.
Ve malum, bayram tatili 9 gün oldu.
Bütçeye göre plan yapılıyor.
Daha doğrusu, hayali kuruluyor.
Ben de 4 kişilik bir ailenin yurt içinde ve yurt dışında 4 gece 5 gün tatil yapabilmesi için ne kadar ödeme yapması gerektiği sorusunun yanıtını bulmak adına turizm acentaları ve otellerin online rezervasyon sitelerinde araştırma yaptım.
Fakat bambaşka bir plana denk geldim.
Meğer şimdi trend, taraftar turizmiymiş.
Bu yazı tam da böyle, tesadüfen ve irdeleyerek doğdu.
Tribün Turizmi Canlandı
Bazen bir ülkenin umudu, tek bir topun peşinden koşan 11 kişinin omuzlarına yüklenir…
İşte yine öyle bir dönemin eşiğindeyiz.
Tam 24 yıl sonra bizim çocuklar Dünya Kupası biletini aldı.
Tam 24 yıl boyunca hasret kaldık.
Hatta şimdinin gençleri ilk kez Dünya Kupası’nda milli takımımızı izleyecek, destekleyecek.
Hafızamızda “Bir Oluruz” şarkısı eşliğinde atılan efsane goller, kazanılan büyük başarı var.
Bizim için bu turnuva sadece bir futbol organizasyonu değil; bir milletin yeniden heyecanlanma hikâyesi olacak.
Hatta oldu bile.
Türkiye D Grubu’nda; ABD, Paraguay ve Avustralya ile karşılaşacak.
İlk maç 13 Haziran’da.
Tribünde yerini almak isteyenlerin yarışı da başlamış durumda.
Elbette milyonlar ekrandan destekleyecek ama kimileri ABD’nin yolunu tutmak istiyor.
Heyecanı yerinde yaşamak isteyenlerin ilk adresi seyahat acentaları oluyor.
Mevcut ekonomik tabloyu düşününce, anlam vermekte zorlanmadım desem yalan olur.
Peki, bu güzelliğin bedeli ne?
Cevabı Turizmci Cem Polatoğlu’ndan aldım.
Milli Takım Final, Taraftar Uçak Biletini Aldı
“Finale kaldığımız andan itibaren telefonlarımız çalmaya başladı. Fakat bir kıyaslama yapacak olursak, önceki Dünya Kupası’nda başvuru hem bize hem diğer acentalara daha fazlaydı. Çok fazla grup ve şirket yollamıştık. Açıkçası şirketlerden beklediğimiz dönüş yok. Bunda ekonomik tablonun etkisi söz konusu. Ancak yine de dediğim gibi telefonların bu kadar çalması bile şaşırtıcı.Vizesi olanlar rezervasyonu hemen yaptırdı.”
İşte kilit nokta bu: vize.
Her şeyden önemli.
Mesele alabilmekte.
Ama, onun için de umut var.
Turnuvanın yapılacağı Amerika kıtasındaki ülkeler; mücadeleye katılacak takımların vatandaşlarına özel kontenjan açtı.
Cem Polatoğlu:
“ABD, ülke başına ortalama 60 bin kontenjan açtı ama gitmek isteyenler evrakları hemen hazırlamak zorunda. Randevu günü bulmak da bir süreç.”
Bedeline gelince; kendi başvuran 200 dolar yani yaklaşık 9 bin lira civarında ödeme yapıyor.
Vize şirketi 300 dolar talep ediliyor, rakam 14 bin liraya dayanıyor.
Tabii başvuru esnasında uçak, otel ve maç biletlerini de evrakların arasına koymak şart.
Peki maç biletleri ne kadar?
Cem Polatoğlu:
“Paraguay maçı 80 dolardan açıldı, şu an 230 dolar. ABD maçının biletleri 320 dolardan başladı, kategoriye göre 700 dolara çıkıyor. 10 bin lira ile 32 bin lira gibi rakamlardan söz ediyoruz. Biz biletleri de turlara dahil ettik.”
Dünya Kupası Turu 6 Bin Dolardan Başlıyor
Tur paketlerinde tercihi elbette bütçe belirliyor.
Cem Polatoğlu:
“Full paket dediğimiz yani uçak bileti, havalimanından otele transfer, konaklama, şehir turu, yurtdışı ve sağlık sigortası, maç bileti… Bu paket 6 bin dolar.”
Türk lirası ile 272 bin lira civarında diyebiliriz.
10 bin lira da vize; en uygun paket 282 bin lira.
Yuvarlak hesap 300 bin lira diyelim çünkü yurt dışında yapılan harcamalara göre hesap kitap her daim şaşabilir.
Bu şaşma genelde yukarı yönlü olur.
Peki, kimler bu full paket için rezervasyon yaptırdı?
Orta ve üst sınıf dediğimiz kitle.
Ve tabii bu rakamlara standart otel odalarında kalınabiliyor.
Lüks konaklama, VIP hizmetin bedeli ağır.
VIP Desteğin Bedeli: 1 Milyon 630 Bin Lira
Cem Polatoğlu:
“Uçak, transfer, otel, geziler, maç bileti, sigortalar… Her şey VIP olsun diyorlarsa işte o zaman ücret 36 bin dolara kadar çıkıyor ve buna da talep var.”
Ortalama 1 milyon 630 bin lira civarında diyebiliriz.
Nasıl buldunuz VIP desteğin bedelini?
Bambaşka bir kıtayı, kentleri bu vesile ile gezmek, ziyaret etmek de kuşkusuz cezbedici.
Ancak rakam ortada.
Örnek verelim bir emeklinin, asgari ücretlinin, öğrencinin hatta mavi yakalının; maddi imkân yaratamayanların yapacağı tek şey, erkenden uyanıp ekran başından destek olmak.
Coşkuyu yaşamak.
Gerçek şu ki: tribünde kimin yer alabileceğini cüzdanın kabarıklığı belirliyor.
Yani, burada da “para konuşuyor.”
Şuna eminim hepimiz saatleri kuracağız.
Televizyonun karşısına geçeceğiz.
Ortak dilekte, ortak hedefte, aynı heyecanda buluşacağız.
Sonuçta maksat, bir olabilmek yolunda… Ve biz hep bir oluruz yolunda…