Ülke ve dünya gündemi ağır.
Ekonomik tablo ortada.
Fakat bugün almadığımız mal ya da hizmet yarın zamlanıyor.
Tam da bu nedenle; işini ayarlayabilen, bütçeyi denkleştiren hak ettiğini yaşamak istiyor; erken rezervasyon için turizmcilerin kapısını çalıyor.
Turizmci Cem Polatoğlu “Fazla mesaideyiz.” diyor.
“Yeni yıla daha girmeden erken rezervasyon başladı ve geçen yıla göre şimdiden %10 artış var. Talep yüksek. Bu talebin %50’yi aşmasını bekliyoruz.”
Bugünden yarını görmek zor.
Ancak, 5 yıldızlı bir otelde dinlenmek isteyenlerin elini çabuk tutması şart.
Çünkü; otellerin yerli turiste ayırdığı oran %20.
Cem Polatoğlu:
“Belirlenen oran dolunca otel fiyatını katlıyor. Odalar boş olsa da yerliye uygulanan tarife yükseliyor.”
Turizme Can Suyu: Ara Tatil
Hareketliliğin bir nedeni de Cuma günü son ders zilinin çalacak olması. Okullar 2 Şubat’a kadar tatil.
“Kapadokya çok tercih ediliyor. Otobüs ile 4 gece 5 gün yarım pansiyon 6.500 liradan başlıyor, 12.000 liraya kadar çıkıyor. Mardin, uçaklı 13.000 lira civarı. Karadeniz 16.000 lira, 7 gece Batum’a da gidiliyor. Turlar doldu bile.”
Türkler Mısır, Tunus ve Gürcistan’a Gidiyor
Hem ara tatil hem de yaz tatili için, döviz kuruna, hatta bölgedeki hareketliliğe rağmen; yurt dışına talep yoğun.
Cem Polatoğlu:
“Schengen’den dolayı yeşil pasaportu olanlar gidiyor daha çok. Karadağ ile durum düzeldi ama yine de çekiniyor artık Türkler. Mısır, Tunus ve Gürcistan’a yüksek talep var. Şimdi Ermenistan başlıyor, gruplar vizesiz yerleri istiyor.”
Fiyata gelince: “Örneğin, Mısır 7 gece 8 gün uçak dahil 499 eurodan başlıyor.”
Erken Rezervasyon Sigortalanıyor
Kıt kanaat geçinen milyonlar için; erken rezervasyon biraz da kumar.
Kimse biriktirdiği parayı ya da taksit taksit ödeyeceği tatil ücretini riske atmak istemiyor.
Polatoğlu: “Sigorta isteyen çok oluyor. İptal sigortası var, çoğu zaman ekstra ücret alınmadan iptal garantisi alınıyor erken rezervasyonlarda.”
Turizmdeki Kırılma Ne?
Buraya kadar talep ve fiyattan bahsettik.
Küçük talepler can suyu olsa da; turizm kırmızı alarm veriyor.
Sektörün durumunu, toparlanmanın nasıl olabileceğini; ülkemizi uluslararası arenada temsil eden turizmci Cem Kınay’a sordum.
“Turizmde çok net bir kırılma var. Yerli turist artık “nerede daha adil bir deneyim yaşarım” diyor. Ege ve Akdeniz’de fiyat, yüksek enflasyon sebebiyle Avrupa seviyesine çıktı. Ancak sorun şu: Fiyat Avrupa gibi, deneyim sıkıntılıysa, tüketici bunu kabul etmiyor.”
Turizmde Fiyat-Performans Çıkmazı
Hep övündüğümüz ‘kaliteli hizmet’ konusunda sınıfta kalmak üzereyiz.
Cem Kınay: “Hizmet tutarlılığı, kalite ve beklenti arasındaki fark büyüdükçe yerli turist alternatif arıyor. Balkanlar, Güney Avrupa ya da vizesiz destinasyonlar bu yüzden cazip hale geliyor.”
“Turizmde Kayıp Büyüyor”
Kınay: “Turizm fiyatlaması enflasyon ve kur dengesi ile yapısal bir sorun haline geldi. Otel maliyetleri kontrolsüz artıyor. Aracı platformların komisyonları fiyatı yukarı çekiyor. Bazı bölgelerde rekabet ortadan kalkmış durumda.”
İstihdam azalıyor ve yerel esnaf zorda.
Böylece kalkınma da olumsuz etkileniyor.
Her Şey Dahil, AİRBNB’ye Karşı
Kiralık evler, daireler de sektöre darbe vuruyor.
Cem Kınay:
“Sadece “Her Şey Dahil” değil, tüm otelciliğin en büyük rakibi Airbnb. Bakanlık ve STK’ların silkelenip yeni bir gelecek tasarlamaları gerekiyor. Alternatif konaklama modelleri yeterince desteklenmiyor. Stratejik bir dönüşüm planı yok.”
Peki, çözüm nerede?
Kınay: “Sorun turizmde değil, yaklaşımda.
Fiyatlama mantığı, hizmet standardı ve deneyim tasarımı yeniden ele alınmalı. Yerli turiste “ikinci sınıf” muamelesi yapıldığı sürece bu gidiş tersine dönmez.”
Yani gün sonunda hayaller; üç tarafı deniz, cennet gibi vatanda tatil yapmak.
Gerçekler; dövize rağmen başta komşu Yunanistan olmak üzere, Avrupa, Balkanlar hatta Orta Doğu’ya uçmak.