Yüzerken bir taş parçası ayağı yaralar.

Güneş çarpar; fenalaşanlar olur.
Yanıklar dayanılmaz hâle gelir; uyutmaz…
Bir arı dönüp dolaşıp çocuklarımızı bulup sokar.
Buzlu içecekler, dondurma derken yazın ortasında boğaz ağrısı hatta grip kapıyı çalar.
Temiz olmayan su, buzlar mideyi bozar.
Aşırı sıcaktan yeme-içme sistemi değişir, vücut halsiz kalır.

Eminim tatil yaparken hepimizin başına gelmiştir.
Gelecektir.

Bu gibi durumlarda imkânı olan özel hastane, olmayanlar da devlet hastanesinin yolunu tutar.

Fakat bu yıl soru şu:

Turistik Bölgelerde Sağlık Krizi İhtimali

Özel hastanelerde hekimlerin il dışında çalışmasının yasaklanması, yaz aylarında nüfusu katlanan turizm merkezlerinde sağlık hizmetlerinin aksayabileceği tartışmasını gündeme getirdi.

Bakanlık verilerine göre özel hastanelerde görev yapan 1.891 hekim, kadro dışı geçici çalışma kapsamında 67 ilde hizmet veriyordu.

30 Ocak 2025 tarihinde yönetmelikte yapılan değişiklikle, özel hastanelerde çalışan hekimlerin yalnızca kadrolarının bulunduğu ilde ve aynı il sınırları içerisinde en fazla iki özel sağlık kuruluşunda görev yapabileceği düzenlemesi getirildi.

Böylece yıllardır özellikle yaz dönemlerinde zincir hastanelerin farklı şehirlerdeki doktorlarını turizm bölgelerine geçici olarak görevlendirmesi uygulaması sona erdi.

Konu yargıya taşındı.
Bakanlık kazandı.

Böylece hekimlerin başka illerde geçici olarak çalışmasının yolu kapandı.

Kararın gerekçesinde, il dışı geçici görevlendirmelerin belirli şehirlerde uzman hekim yoğunlaşmasına neden olduğu, yetişmiş insan gücünün dengeli dağılımını olumsuz etkilediği ve hastaların sağlık hizmetine erişimini zorlaştırabileceği belirtildi.

Turizm Bölgelerinde Ne Olacak?

Peki bu kararın yaz aylarında nüfusu birkaç kat artan Bodrum, Çeşme, Marmaris gibi turizm merkezlerine etkisi ne olacak?

  • Şu an için sahadaki yansıma ne?
  • Turistik bölgelerdeki kamu hastanelerinde yoğunluk daha da artacak mı?
  • Özel sağlık hizmetlerinin ücretlerinde yükseliş söz konusu mu?

Cevapları Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken'den aldım.

"Çözüm Geçici Hekim Transferi Değil"

Özlem Akarken'e göre sağlık hizmetine erişim yalnızca hekimlerin şehirler arasında dolaşabilmesiyle çözülebilecek bir konu değil.

"Bu durum yıllardır öngörülebilen bir hareketlilik. Dolayısıyla sağlık planlamasının da buna göre yapılması gerekiyor."

Sendikanın önerisi:

"Sahadan aldığımız geri bildirimlerde, bazı branşlarda dönemsel hekim ihtiyacının arttığını görüyoruz. Ancak çözümün, sürekli il dışından geçici hekim transferi olmadığını düşünüyoruz. Hizmetin sürdürülebilirliği güçlü insan kaynağı planlamasıyla sağlanabilir."

Akarken, Sağlık Bakanlığı'nın özellikle turizm bölgelerinde kamuda görev yapan sağlık çalışanı sayısını artırması gerektiğine dikkat çekiyor.

Doktor ve sağlık personelini bu bölgelere çekecek özlük hakları ve çalışma koşullarına yönelik teşviklerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

"Bizim temel yaklaşımımız, hekimlerin birden fazla kurum arasında mekik dokuyan, güvencesiz ve performans baskısı altında çalışan kişiler haline gelmemesidir. Bir hekimin esas olarak tek işyerinde, sosyal hakları güvence altında ve mesleğini nitelikli biçimde icra edebileceği koşullarda çalışmasını savunuyoruz."

Kamu Hastanelerinde Yığılma Yaşanır mı?

"Ek yük oluşturma ihtimali bulunmaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, kamu hastanelerinin mevcut yoğunluğunun yalnızca bu düzenlemeye bağlanamayacağıdır. Türkiye'de sağlık çalışanı sayısı, randevu talebi ve bölgesel dağılım gibi çok sayıda faktör aynı anda etkili olmaktadır."

"Branş İstisnası Olabilir"

Bazı hastalıklar hayati. Tam da bu nedenle istisna olabilir mi diye sordum.

"Çocuk kalp cerrahisi, organ nakli ve ileri onkolojik cerrahi gibi yüksek uzmanlık gerektiren alanlarda ülke genelinde sınırlı sayıda uzman bulunuyor. Bu tür branşlarda hasta yararı esas alınarak belirli sürelerle, Bakanlık onaylı ve şeffaf kriterlere bağlı geçici görevlendirme modelleri oluşturulabilir. Aynı şekilde turizm bölgelerinde yaşanan dönemsel nüfus artışları için de süreli ve denetimli uygulamalar değerlendirilebilir. Ancak bu istisnalar genel çalışma modeline dönüşmemeli."

Özel Muayene Zamlanır mı?

En basit haliyle, arz-talep meselesi.

Özel hastanelerde de yoğunluk olursa özel muayenehaneleri tercih edenler de olacaktır.

Muayene ücretlerine yasal bir tavan sınır olmaksızın serbestçe zam yapılabilir.

Hâliyle iş, hekimin insafına kalmış vaziyette.

Ayrıca hekimin akademik unvanı (uzman, doçent, profesör), muayenehanenin konumu ve sunduğu teknolojik imkânlar gibi faktörler zam oranını etkiler.

Ve hepimiz çok iyi biliriz ki turizm bölgelerinde fiyat her daim cep yakar. Özellikle de otellerde sağlık hizmetleri gerçekten aile bütçelerini sarsıcıdır.

Okudunuz.

Bugün için "hiçbir sorun yaşanmayacak" demek şimdilik mümkün değildir.

Sağlık Bakanlığı'nın ayrıca bir personel ve kapasite planlaması yapıp yapmayacağını da göreceğiz.

Yaz sezonu, hem turistik bölgelerdeki sağlık hizmetlerinin kapasitesi hem de yeni düzenlemelerin etkileri açısından önemli bir sınav olacağa benziyor…