Hazine ve Maliye Bakanlığı 17 Ağustos’ta temmuz ayıyla Ocak-Temmuz arasındaki yedi ayın bütçe gerçekleşmelerini açıkladı.

Bugün açıklanan rakamlara ve Mehmet Şimşek’in aklımızla alay edercesine yaptığı açıklamaya mercek tutacağım.

İlk yedi ayda, 10 trilyon 520,7 milyar TL harcanmış. Gelir miktarı ise 9 trilyon 200 milyar olmuş. Gelirlerin 7 trilyon 855 milyar lirası vergi geliri. Gelir ve giderler karşılaştırılınca anlaşıldığı üzere toplam 1 trilyon 321 milyar bütçe açığı var.

Bu arada giderler arasında 1 trilyon 791 milyar lira faiz gideri var.

Ayrıca faiz dışı fazla da 470 milyar TL’ye çıkmış.

***

Şimdi faiz giderlerine, vergi gelirlerine ve bütçe dengesine biraz detaylı bakalım:

- Temmuz ayında faiz giderleri 327 milyar liraya çıkmış. Geçen yılın temmuz ayında bu rakam 134 milyar liraymış. Artış yüzde 142. Yani geride bıraktığımız temmuz ayında geçen yılın aynı ayındaki faiz giderlerinin iki katından 58 milyar lira daha fazla. Yani yedi aydır faize çalışmışız!

- İlk yedi ayın faiz giderleri toplamda 1,791 trilyon lira. Bu rakam geçen yıl aynı dönemde 1.246 trilyon liraydı. Aradaki artış yüzde 43.

- Temmuz ayında vergi gelirleri 1,235 trilyon olmuş. Geçen yılın temmuz ayında bu rakam 949,8 milyar lira. Yani bu yıl temmuz ayında geçen yıla göre 285 milyar lira daha fazla vergi toplanmış.

- İlk yedi ayda toplanan vergi miktarı 7,855 trilyon olmuş. Bu geçen yıla göre 2 trilyon 134 milyar lira daha fazla vergi toplandığını gösteriyor.

- Peki ya bütçe açığı. İlk yedi ayda bütçe açığımız 1,321 trilyon liraya çıkmış. Geçen yıl aynı dönemde 1 trilyon liraymış.

***

Bu veriler gayet açık bir şekilde ortadayken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamasında ne ön plana çıktı biliyor musunuz?

Faiz dışı fazla.

Şimşek, bu rakamın 470 milyar lira olmasını bir başarı gibi gösteriyor.

Dolar kuru malumunuz...

470 milyar lira yaklaşık 10,5 milyar dolar ediyor.

Oysa yine AK Parti hükümetleri döneminde, örneğin 2005’te 29, 2006’da 30, 2007’de 27 ve 2008’de 26 milyar dolar faiz dışı fazla söz konusuydu.

Faiz dışı fazla konusunda bir başka istatistiği daha paylaşırsam durum daha da iyi anlaşılır:

Faiz dışı fazlanın milli gelire oranı yine AK Parti iktidarında 2004’te yüzde 5, 2005’te yüzde 6, 2006’da yüzde 5, 2007’de yüzde 4,2 ve 2008’de yüzde 3,5 idi.

Peki 2026’nın ilk 7 ayında gerçekleşen faiz dışı fazla miktarının milli gelire oranı ne?

Binde 61 (yüzde 0,61).

***

Gördüğünüz gibi Mehmet Şimşek,

- Faiz dışı fazlayı veriyor ama astronomik faiz giderinden söz etmiyor.

- Yedi aylık faiz dışı fazla rakamını açıklıyor ama temmuz ayında faiz dışı dengenin dahi 51,3 milyar lira açık verdiğini görmezden geliyor.

- Faiz dışı fazlanın 228 milyar lira arttığını söylüyor ama bütçe açığının 317 milyar lira arttığını anlatmıyor.

- Borç çevirme oranının yüzde 141’den yüzde 87’ye düştüğünü söylüyor ama temmuz ayında 327 milyar lira faiz ödendiğini unutuyor.

- Güçlenen harcama disiplininden söz ediyor ama temmuz ayındaki yüzde 29’luk gelir artışına karşın yüzde 60’lık gider artışı olduğunu saklıyor.

***

Kamunun zerre tasarruf etmediği, davet usulü kamu ihalelerinden vazgeçilmediği, ülkenin Diyanet İşleri Başkanı’nın dahi göreve gelişinin 11. ayında 17 yurt dışı seyahati yaptığı ve son olarak Japonya’da geceliği 20 bin lira olan bir otelde konakladığı bir ortamdan söz ediyoruz. Diğer tarafta da ücretlerin hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında şeker gibi eriyerek sefalet boyutuna indiği bir dönemden geçiyoruz.

Ekonomik veriler tepetaklak giderken, açıklanan berbat rakamlardan bir “başarı hikayesi” çıkarmak resmen aklımızla alay etmektir.

O nedenle kitabın ortasından söylüyorum:

“Artık aklımızla alay etmeyi bırakın Mehmet Şimşek!”