Cuma günü AK Parti’ye 25 yılını vermiş, her kademede görev yapmış bir AK Partili ile sohbet ediyorduk.

Partide siyasi kökeni olan, millette tabanı olan önemli isimlerin dışlanıp geri plana itilmesine, partiyle hiçbir ilgisi olmayan, bir yerlerden paraşütle gelen isimlerin her gün yeni ve absürt bir gündem yaratmasına dikkat çekti.

TBMM grubundaki siyasetçilerin durumunu, bazı anti demokratik uygulamaları, ekonomik sorunlara çözüm bulunamamasını konuşurken derin bir iç çekerek, “biz bu değiliz, bu bizim vizyonumuz değil...” dedi.

Kendisiyle tanıştığımız yıllarda AK Parti gerçekten de siyasi bir gündemi olan, bahane üreten değil, çözüm arayan önemli isimlerle doluydu. Zaman içinde hepsi sağa sola savruldu. İçlerinden DEVA Partisi, Gelecek Partisi gibi partiler çıktı.

***

Bu sohbetimizden bir gün sonra, AK Parti’nin yeni büyük transferi Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın konuşmasının videosu önüme düştü.

Şöyle diyordu beyefendi:

“Efendim 20 bin lira...

Neeyyy?

Emekli maaşı...

Bunun üzerinde tepinip duruyorlar.

Gardaşım sen İsviçre’de yaşamıyorsun. O tarafta Yunanistan var, ahan şu tarafta Ermenistan, aşağıda Suriye...

Tepene binmiş işgal kuvvetleri, hazır bekliyor...

Şu taraftan İngiliz geldiğinde benim avradıma bakacak da senin namusuna bakmayacak mı yavvv?

Neden bunu düşünmüyorsunuz?”

Sonra da isim vermeden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli’ye alkış istedi.

***

Tam da kıdemli, deneyimli AK Partili ile konuştuğumuz gibi. Artık itiraz edebilen, “bir de bu boyutu var” diyebilen, yanlışa itiraz edebilen seçilmiş siyasetçilerin yerini “lidere bağlılık şovu” yapan atanmış ve seçtirilmişler doldurmuş durumda.

AK Parti’ye katıldığı törendeki o hareketler neydi öyle?

Asker selamı vermeler, sevinçten yerinde duramayıp zıp zıp zıplamalar...

Hasan Ufuk Çakır, CHP’den TBMM’ye girmişti.

İlke yok, siyasi ideoloji, siyasi çizgi yok. Tek hedef siyasetin yarattığı avantajlardan sonuna kadar yararlanmak.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersinli siyasetçi CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Mahir Başarır, CHP MYK’sı, CHP Parti Meclisi bu ismin milletvekili adayı yapılmasına toptan itiraz ettiği halde, CHP’nin o dönemki lideri Kemal Kılıçdaroğlu ısrarla kendisini beşinci sıradan aday yapmıştı. Onu beşinci sıradan aday yapabilmek için bir CHP emekçisi, gençlik kolları yöneticisi 6. sıraya atılmış ve seçilememişti.

Peki Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu adamı bu kadar ısrarla aday yapmaya kim ikna etmişti?

Eski bir CHP Genel Başkanı...

Hikmet Çetin.

Eminim hem Kemal Kılıçdaroğlu hem Hikmet Çetin şimdi kendisiyle övünç duyuyorlardır.

***

Beyefendinin dediğine bakar mısınız?

20 bin lira emekli maaşının üzerinde tepiniyormuşuz.

Evet tepiniyoruz!

Açlık sınırının 30 bin liranın üzerine çıktığı bir ülkede hem 20 bin liralık emekli maaşı meselesinin üzerinde tepiniyoruz hem Yunanistan’ı, Ermenistan’ı, Suriye’yi ve İsviçre’yi görüyoruz.

“Hazır bekliyor” dediği işgal Kuvvetlerini de çok iyi biliyoruz.

Zira biz hala o işgal Kuvvetlerini tepemizden söküp atan, 9 Eylül 1922’de İzmir’den denize döken büyük Atatürk ve silah arkadaşlarının izinden gidiyoruz.

Kendileri bir daha gelirse, bul ülkenin bir gram toprağı için vücudumuzdaki bütün kanı döker, bir daha püskürtürüz.

Ne diyor Beyefendi?

“Şu taraftan İngiliz geldiğinde benim avradıma bakacak da senin namusuna bakmayacak mı yavvv?”

Senin bu ilkesizlikle, bu dönme ivmesiyle, işi iki siyasi lidere havale etme eğiliminle ne yapacağın konusunda emin değilim.

Ancak biz namusumuza sahip çıkmasını, uzanacak eli büküp kıracağımızı da biliriz.

***

Şunu da o kafanıza sokun Beyefendi!

Çanakkale’de, Antep’te, Urfa’da, Afyon’da, Sakarya’da Sarıkamış’ta bir avuç azıkla, yırtık çarıkla düşmanın karşısına dikilen bu millet, düşmanın karşısına yine aynı cesaretle dikilir.

Öyle zamanlarda sadece çıkarlarını, cebini düşünen, dönme ivmesi bitmek bilmeyen ilkesizler düşman safına geçerler.

Kemal Kılıçdaroğlu, Hikmet Çetin sizde ne buldu, Recep Tayyip Erdoğan hangi özelliğinize bakıp sizi partisine aldı bilmiyorum.

Ancak yeni AK Parti’nin sizin gibilerin partisi olduğunu artık çok iyi biliyorum.

Bir de bu ülkede, siz 450 bin lira maaş alırken, halkının yaşadığı yoksulluğun “düşmandan korunma bedeli” olduğunu söylemenin bu milletin aklıyla dalga geçmek olduğunu çok iyi biliyorum.

Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun!