Yeni bir haftaya başlıyoruz. Herkes PKK’lıların topluma kazandırılması amacıyla hazırlanan “Çerçeve Yasa”ya yoğunlaşmış vaziyette.

Ancak arada çok ilginç bir gelişme yaşandı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyaretinde “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” imzalandı.

Anlaşmaya Erdoğan’ın yanı sıra, Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif imza attı.

Anlaşma Türkiye’de arada kaynasa da dünyada ilgi çekti. İran anlaşmayı üzerine alındı.

Üç ülkenin ayrı ayrı yaptığı açıklamalarda anlaşmadaki “kolektif savunma” maddesine dikkat çekildi. Suudiler “Üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tümüne yönelik saldırı sayılmasını öngörmektedir” ifadesini kullanırken, Pakistan açıklamasında “üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının hepsine yönelik bir saldırı sayılacağını hükme bağlamaktadır” denildi.

İletişim Başkanlığı açıklamasında ise anlaşmanın kolektif savunma ve caydırıcılığın yanında savunma sanayii iş birliği, ortak projeler, askerî eğitim, savunma teknolojisi/teknoloji paylaşımı, terörizmle mücadele gibi alanları kapsayacağı vurgulandı.

***

Anlaşmanın dünyada çok yankı uyandıran, heyecan yaratan maddesi doğal olarak. “kolektif savunma” kısmı oldu.

NATO Antlaşması’nın 5. maddesinde de yer alan “kolektif savunma”, taraflardan birinin saldırıya uğraması halinde bütün müttefiklere saldırıldığı varsayımıyla harekete geçilmesini öngörüyor.

Peki Mekke Anlaşması gereğince Pakistan, Suudi Arabistan veya Türkiye’den herhangi biri saldırıya uğrarsa, diğer iki ülke saldırıya uğrayan ülkeyle birlikte savaşa girecek mi?

Bu soruya Suudi Arabistan ve Pakistan resmî açıklamalarında doğrudan “evet” yanıtı verilmiş. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da konuyla ilgili bir soruya şu yanıtı verdi:

“NATO Antlaşması’nın kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesiyle teknik olarak aynı. Yazıya döktüğümüz ortak bir tehdidimiz yok. Biz artık birbirimizin güvenliği ile yakından ilgileneceğimizin garantisinde bulunuyoruz. Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil.”

***

Ankara, bu anlaşmaya Mısır’ın da dahil olmasını çok istiyor. Anlaşma TBMM’de aynen kabul edilirse Anayasa’nın 90. maddesi gereğince iç hukukumuzun üzerinde olacak. Yani Suudi Arabistan’da ya da Pakistan’da bir savaş durumu olunca oradaki savaşa katılmak için TBMM’den ayrıca onay almak gerekmeyecek.

Peki Pakistan ve Suudi Arabistan’ın savaşma riski olan ülkeler hangileri?

- Hatırlayın 2025 yılının mayıs ayında Pakistan ve Hindistan resmen savaşa girdi. Halihazırda bir Hindistan-Pakistan savaşı yüksek ihtimalli görülüyor.

Pakistan’ın ayrıca Afganistan’la ciddi sorunları var. 2026’nın şubat ayında Pakistan Afganistan’a saldırdı. Taliban güçleri sınır boylarında Pakistan hedeflerine saldırdı. Pakistan yönetimi Afganistan’la “açık savaş” halinde olduklarını duyurdu.

Pakistan’ın şu sıralar İran’la ilişkileri iyi ama geçmişte iki ülke arasında ciddi sınır çatışmaları meydana geldi. Düşük olmakla birlikte gelecekte Pakistan-İran çatışması riski de var.

- Suudi Arabistan, ABD ve İsrail’in İran’la savaşında ABD safında yer aldığı için İran’ın hedefi oldu. ABD-İran gerilimiyle Hürmüz Boğazı sorunu devam ettiğinden Suudi Arabistan hâlâ İran’ın uzun menzilli balistik füzelerinin hedefi durumunda.

Suudi Arabistan’ın bir başka sorunu da Yemen’deki Husiler. Devlet dışı bir güçle, yani Husiler’le girilen çatışma Mekke Anlaşması kapsamına girmeyebilir ama Suudi Arabistan’ın konuyu “terörle mücadele” parantezine alması, Türkiye’yi de işin içine çekebilir.

- Mısır da anlaşmaya dahil olursa bu ülkenin Etiyopya, Sudan ve Libya ile savaş riski unutulmamalı.

Ayrıca şu anda ABD’nin baskısı nedeniyle Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın İsrail’le arası iyi ama gelecekte Mısır ve Suudi Arabistan İsrail’le de karşı karşıya gelebilir.

***

Gördüğünüz gibi Mekke Anlaşması “kolektif savunma” maddesi nedeniyle gelecekte Türkiye’yi Hindistan’la, Taliban’la, İran’la savaşa sokabilecek bir kapasitede.

O nedenle anlaşma TBMM’ye gelip alenileştiğinde her satırı üzerinde hassasiyetle durulması şart.

Muhalefet partilerine büyük görev düşüyor.