Lafı dolandırmayıp konuya doğrudan gireceğim.

Aşağıda, hiç dokunmadan aktaracağım paragraflar, görevden alınan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın 7 Mayıs 2026 günü bir savcının odasında bizzat savcıya verdiği “itirafname” metninden alınmıştır.

Metinde sorular yer almıyor. Cevaplar tek bir “soruldu” başlığı altında düz metin olarak akıp gidiyor.

***

O metinden kopyaladığım ilk bölümü aynen aktarıyorum:

“Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri veyahut genel başkan yardımcıları zaman zaman güzergahlarına göre konaklama yapmaktadırlar.”

Sizce bu cevabın sorusu ne olabilir?

Tahmin etmek zor olmasa gerek: “CHP’liler sizin otelde konaklıyor mu?”

Bu sorunun niyeti ne olabilir?

Soruşturmayla ne ilgisi olabilir?

Peki o halde bu soru niye sorulur?

Söyleyeyim: Savcılık, Özkan Yalım’ın otelinde ağırladığı CHP’lilerin görüntülerini kaydettiğine dair iddianın peşinden gidiyor. Zira son zamanlarda AK Parti çevrelerinde en çok dile getirilen iddia, CHP’lilerin Yalım’ın otelinde kadınlarla birlikte olduğu, Yalım’ın da bunları kaydettiği yönündeydi.

***

Şimdi gelelim daha çarpıcı bir bölüme:

“Yine genel başkan da benim otelimde de tanışıklığımız yaklaşık 10 yıl öncesine dayandığı için hatırladığım kadarıyla 7-8 defa gelip konaklamıştır.

Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özelin geçmiş tarihlerde benim otelin restoranında birlikte yemek yedikleri hususu doğrudur, ancak ben aralarında bir gönül ilişkisi olup olmadığı noktasında duyumlar dışında herhangi bir bilgiye sahip değilim.”

Sizce bu cevabın sorusu nedir?

Bunu da tahmin etmek kolay:

“Özgür Özel sizin otelinizde konakladı mı? Otelinize Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’la geldi mi kaldı mı?”

Peki bu soru niye sorulmuş olabilir? Soruşturmayla ne ilgisi var?

Yanıtı ben vereyim:

Yargımız bir süre önce yayınlanmış aşağılık bir iftiraya kanıt aranıyor.

Aynısını daha önce Ekrem İmamoğlu için de yaptılar.

***

Türkiye’de yargının geldiği nokta tam da bu!

Gülşah Durbay uzun süre kanserle mücadele etti. Hayatının son zamanları büyük acılar içinde geçti. Buna karşın iktidar medyası bu iftirayı gündemden hiç düşürmedi.

Gülşah Durbay, o amansız hastalığı yenemedi aramızdan ayrıldı. Nur içinde yatsın.

Bir savcının ölmüş bir kadının arkasından böyle bir iftirayı kanıtlamaya çalışması, yargı tarihimizde görülmemiş bir durumdur.

Okuduğum o cevaptan ben utandım.

Savcının bu cevabı almak için sorduğu soru da midemi bulandırdı.

İtirafçı ifadesini gözümde iftira ifadesine çevirdi.

İktidarın, kaybedeceğini anladığı bir seçimi geri kazanmak için bu yollara başvurması, yargı ve kolluk mensuplarının bunun için seferber olması, içimdeki adalet umuduna büyük darbe indirdi.

***

Lafı uzatmaya gerek yok.

İktidar, kaybettiği halk desteğinin boşluğunu dolduramayacağını anladı. Bu nedenle rakipsiz kalacağı bir seçim arayışında.

Haliyle CHP tarihinin en ağır saldırısı altında.

CHP lideri Özgür Özel siyaset tarihimizde az görülmüş bir taarruza maruz kalıyor.

Bakın, firari bir iş insanının, AK Parti’nin son İstanbul Belediye Başkanı adayının kampanyasına 42 milyon lira bağış yaptığı devlet belgesiyle kanıtlandığı halde, “iftira” deniliyor, konu kapatılıyor.

Hayatı boyunca devlet memuru olan bakanların, devletin (TOKİ’nin, Orman Bakanlığı’nın) kıyaklarıyla yapılmış rezidans sitelerinde milyonlarca liralık gayrimenkulleri olduğu devlet belgeleriyle ortaya çıkıyor, “iftira” deniliyor, konu kapatılıyor.

Ancak Özkan Yalım gibi, servetine el konulmuş, özel hayatı ifşa edilmiş ve daha fenası yapılmakla tehdit edilmiş birinin “Özgür Özel’e çanta gönderdim, saat verdim, 200 bin lirayı bahçe duvarından attım” gibi ifadeleri köpürtülerek Türkiye’nin en önemli gündemi yapılmaya çalışılıyor.

Muhittin Böcek’in pornografik görüntüleri servis edilmiş, boğazına kadar yolsuzluğa batmış ve köşeye sıkışmış oğlunun kendini kurtarmak için hiçbir kanıt olmaksızın ortaya attığı iddiaları, kanıtlanmış gerçeklermiş gibi kabul etmemiz bekleniyor.

***

Bu belden aşağı, etik dışı saldırılar elması çatlatacak kadar ağır.

İktidarın medya gücü, yargı gücü, kolluk gücü, bu saldırıların etkisini kat kat artırıyor.

Özel’in çevresindekilerin de bu saldırıların bilincinde olup ona göre hareket etmesi lazım.

Özgür Özel’in de bu saldırıları atlatabilmek için çelik gibi bir sinire, iradeye ve engin bir sağduyuya ihtiyacı var.

Bir de arınmaya: Saldırıların kendisinde yarattığı tahammülsüzlük ve öfkeden, faydasından çok zararı olan yanlış insanlardan (siyasetçilerden), yanlış yöntemlerden arınmaya...

Unutulmaması gereken şey şudur:

Bugünler de geçecek. Geriye sadece gerçekler ve iyiler kalacak. Yalanlara sarılanlar ve kötüler kaybedecek.