FİLENİN Sultanları, bir zaferle daha göğsümüzü kabarttı. Milletler Ligi’nde Brezilya’yı yenerek altın madalyanın sahibi olan milli takımımız, tarihindeki ikinci VNL zaferine ulaştı. Voleybolcuların şampiyonluğu, tükenmişlik sendromu yaşayan toplumun yüzünübir nebze de olsa güldürmeyi başardı.
ANCAK şampiyonluk sevincine doyulur doyulmaz, konu kaçınılmaz şekilde bir kez daha A Milli Erkek Futbol Takımı’na yapılan maddi-manevi yatırımlara geldi. Milyon dolarların aktığı erkek futbolu yakın zamanda dünya kupasında hezimete uğrarken, kadın voleybolcuların çok daha sınırlı imkanlarla kupa kaldırması, spordaki erkek egemenliğine bir kez daha tokat gibi indi.
‘BİZİM KIZLAR’ın küçümsenen sportif başarısının, müthiş bir koruma kalkanı altındaki erkek futbolunu gölgede bırakması, Türkiye’deki cinsiyet eşitsizliğinin spordaki tezahürünü yerle bir etti.Futbola ayrılan dev bütçeleri, hediye villaları, sponsorlukları ve yayın gelirlerini düşününce, voleybolun dar alanda kazandığı başarı çok daha değerli hale geliyor.
MESELE elbette bir kupa meselesinden çok daha öte. Kızların şampiyonluğu, Türkiye’de geri planda bırakılmaya çalışılan her kadının şampiyonluğu aynı zamanda. Zaman zaman gericilerin hedef tahtasına oturttuğu kadın sporcuların, kaç tane kadına ve kız çocuğuna ilham verdiğini düşünmek bile başlı başına bir şampiyonluk.
FİLEDE rakiple, evde şiddetle, sokakta tacizle, iş yerinde düşük ücretle mücadele eden kadınlar aslında aynıkavganın merkezinde. Bu kavganın adı da eşitlik!