Kaynak ve yetiştirme sorunu bulunmayan Türk sporunun sıkıntısı geliştirmede. Onlarca hatta yüzlerce potansiyelli genç; özellikle spordan anlamayan aileleri yüzünden heba oluyor. Gözlerini para bürümüş, kendi ceplerinden başka bir şey düşünmeyen menajerler de potansiyelli sporcuların kariyerleriyle oynuyor. Bunun sayısız örneği var basketbol ve voleybolda…
Bu yazının konusu olan 2009 doğumlu dört genç sporcu, umarım aynı yolun yolcularından olmaz. Mevcut gidişat, doğru yolda olduklarını gösteriyor. “Neden sadece bu dördü” diye soracak olursanız… Futboldan sonraki en popüler sporlarımız olan erkek basketbolunda ve kadın voleybolunda gelecek vaat eden 50’ye yakın 18 yaş altı oyuncu var. Ama bu dördünün diğerlerinden birer adım önde olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Aylin ve Ezel, A Milli oldular bile. Elit seviyeye göz kırptılar. Darius ve Ömer ise henüz fiziksel olarak A Milli seviyede değiller. Ama Ergin Ataman’ın takibinde olduklarını biliyorum.
DARİUS KARUTASU
30 Mart 2009 doğumlu. Kulübü Anadolu Efes'in verilerine göre boyu 2.01 ve genelde şutör gard / kısa forvet pozisyonlarında oynuyor. Ama 1-4 arası her pozisyonu rahatlıkla doldurabiliyor. Sporcu bir aileden gelmesi en büyük avantajı. Büyükbabası voleybol antrenörü, babası basketbol geçmişine sahip.
Galatasaray forması giyen voleybolcu ablası Alexia Karutasu gibi spora Romanya'da başladı. Karutasu Ailesi’nin İstanbul'a taşınmasının temel nedeni, Alexia’nın elit voleybol liglerinden birinde oynamasının planlanmasıydı. Darius da 2018'de henüz 9 yaşındayken soluğu Efes'te aldı.
Bu yıl Belgrad’daki Adidas NextGen EuroLeague Turnuvası’nda 12.8 sayı, 4.2 ribaunt, 2.5 asist, 2.8 top çalma, 1.0 blok ortalamalarıyla potansiyelinin bir kısmını gösterdi. Basketbol Gençler Ligi'nin de 'MVP'si oldu.
Onu çalıştıran koçların deyimiyle "Bodiroga potansiyeli" var Darius’ta. İstanbul'da düzenlenecek FIBA U17 Dünya Kupası'nda gözler onun üzerinde olacak.
ÖMER KUTLUAY
27 Mart 2009 doğumlu. 1.93 boyunda. Sadece soyadı bile heyecan yaratıyor. Efsanevi bir ismin mirasını taşımak zor ama babasının gölgesinden çıkacağının sinyallerini şimdiden veriyor. İşin içinde babası olunca (!) doğru yolda ilerliyor. Efes'ten sonra gittiği Real Madrid’de, dünyanın en zorlu altyapı organizasyonlarından birinde yükseliyor.
Atina'daki EuroLeague NextGen'de Real Madrid'in finale yükselmesinde başrol oynayan isimlerden biriydi. 15.3 sayı, 6 asist, 3.3 ribaunt, 23.3 verimlilik puanı gibi sıra dışı ortalamalarla turnuvayı tamamladı. Real Madrid, İspanya Gençler Ligi Şampiyonu olurken finalde Barcelona potasında 12 dakikada 14 sayı buldu.
Babasından aldığı en belirgin miras, şutör kimliği ve özgüveni. El üstü şutlarda tereddüt etmiyor ve yay gerisinden elit bir tehdit yaratıyor. Darius ile birlikte FIBA U17 Dünya Kupası'nda Türkiye'nin en büyük kozu olacak.
AYLİN UYSALCAN
13 Temmuz 2009, Çorlu doğumlu. Türk kadın voleybolunun 2028 Los Angeles Olimpiyatları'na giden yoldaki jenerasyon değişimini sırtlayacak en potansiyelli isimlerin başında geliyor.
Voleybola başlamadan önce 4 yıl cimnastik yapması ve 2 yıl tenis oynaması, 1.96'lık boyuna rağmen sahip olduğu müthiş vücut koordinasyonunun ve ayak çabukluğunun temelini oluşturuyor. VakıfBank sisteminin son yıllarda yetiştirdiği en dikkat çekici hücum silahlarından. Pasör çaprazı pozisyonu için uluslararası standartların üst sınırını zorlayan fiziksel profile sahip.
Smaç yüksekliği 3.10, blok yüksekliği 2.90 metre. Altyapı turnuvalarında kendi yaş grubunun çok üzerinde bir dominasyon kurdu ve bunun ödülünü A Milli olarak aldı. Pasör çaprazı pozisyonunda hücum açılarını çok iyi kullanıyor. Sadece yüksek topları öldüren bir oyuncu değil, aynı zamanda defanstan çıkan hızlı toplara da çabuk reaksiyon verebilen, file önünde ağır kalmayan modern bir bitirici.
EZEL BALIK
20 Ekim 2009, Tepebaşı (Eskişehir) doğumlu. Boyu 1.95. Eczacıbaşı’nın "Geleceğe Smaç" projesinden A Takım'a kadar uzanan yolun en dikkat çekici örneklerinden. 3.25 metrelik smaç ve 3.15 metrelik blok yüksekliği, elit atletizmini kanıtlıyor.
Kollarının uzunluğu ve yanal hareketlerdeki patlayıcılığı, ikili blokları kapatma hızını Avrupa standartlarının üzerine çıkarıyor. 2026-27 sezonu itibarıyla Eczacıbaşı'nın A Takım kadrosuna dahil edilerek profesyonel arenaya tam anlamıyla geçiş yaptı. A Milli Takım'ın orta oyuncu rotasyonunda uzun yıllar yer alacak isimlerin başında geliyor.