Ardahan... Türkiye’nin kuzeydoğusunda yemyeşil bir şehir... Doğanın, tarihin ve kültürün bir arada harmanlandığı büyüleyici coğrafyada, valiliğin öncülüğünde, Ardahan Bisiklet Festivali düzenleniyor. 70’i aşkın şehirden 1000’e yakın katılımcıyla...
Festivalin en anlamlı ve heyecan verici noktalarından biri 40 kilometrelik etapta yer alan Damal. Doğal bir mucize olan Atatürk silüetinin izinde pedal çevirmek, tüm katılımcılara gurur dolu anlar yaşatıyor. Ama bu güzel, sportif ve kültürel etkinlik, birilerini rahatsız ediyor!
Etkinliğin mimarı, Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin “taytlı” denilen, aslında “bisiklet mayolu” fotoğrafı dolaşıyor ortalıkta. Ardından CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Meclis kürsüsünden Çiçekli hakkında “Ya bu valileri alın ya da bu valilere asma yaprağı gönderin taksınlar. Böyle şehrin ortasında gezemezler. İçişleri Bakanlığı bu duruma derhal müdahale etmeli, devletin makamının ağırlığına gölge düşüren bu yöneticileri ya hemen görevden almalı ya da gerekli uyarıları yapmalıdır” diyor.
Kısa süre sonra Çiçekli, görevinden alınıyor.

Türkiye'nin bir spor ülkesi olmadığı, kimsenin spordan zerre kadar anlamadığı malum. Sokaktaki spor kültüründen yoksun klavye kahramanı cahillerin sallaması da tamam! Ama kendisini milletin vekili gören CHP’li bir şahıs, yönettiği şehrin kültürüne harika bir destek veren milletin valisini hedef alıyorsa, zihinde ciddi sıkıntı var demektir!
Devletin ağırlığından söz ederken asma yaprağı örneği veriyor ya … Ulu Önder Atatürk kürek çekerken…Eski cumhurbaşkanlarından Turgut Özal ve devlet bakanlarından Kürşat Tüzmen yüzerken…

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron koşarken… Kanada Başbakanı Justin Trudeau boks maçı yaparken… Ne giyiyor acaba?
Bisikletin pedallarını çevirirken zincire paçaların dolanmaması için ne giyilmesi gerektiğini bile bilmeyen bu vekil, devletin ağırlığını kendisi temsil ederken, takım elbiseyle yüzüyor herhalde!
Ağırsın ya, aman batma!

EYVAH RUSLAR!
“Rusların IOC kararıyla spora dönüşü en çok Türkiye’yi zorlayacak” dediğimde bu işi hafife alanlar oldu. Kazın ayağı öyle değil. Bir önceki yazımın Marina Markova’nın durumunu anlattığım bölümünde, voleybolu örnekledim.
Bu kez bizi yakından ilgilendiren diğer branşlara bakalım: EuroLeague'in gediklisi CSKA Moskova’nın 8 şampiyonluğu (Real Madrid’den sonra en başarılı ikinci takım), 6 ikinciliği var. Kadınlar Avrupa Ligi’nde Ruslar yasaklıyken son beş yılın üçünde Fenerbahçe zirveye çıktı. SSCB hariç sadece Rus takımları bu kupada 28 kez kürsüde yer alıp 12 şampiyonluk kazanmıştı.
Kadın basketbolunun iki numaralı kupasında da Rusların 10 finalde 7 şampiyonluğu varken son 5 yılın üçünde Fransızlar kazandı, bu yıl ÇBK Mersin. 2027-28 sezonundan itibaren Rus kulüpleri, basketbol turnuvalarında olacak.
En önemli olimpik sporumuza, güreşe gelince: 1996 ile 2016 arasında düzenlenen 6 olimpiyatın hepsinde minderin en başarılı ülkesiydi Ruslar.
2020 ve 2024’te Japonlar madalya sayısında öne çıkarken ata sporumuz, Rusların boşluğunu iyi değerlendiremedi. Tokyo 2020 ve Paris 2024’ten toplam 5 bronz madalya ile dönebildik.
Türk güreşi yeniden yapılanma ve geçiş sürecindeyken Ruslar geri dönüyor. Yeni bir gelişme olmazsa Los Angeles 2028’de minderde olacaklar. Yasak sürecinde “bağımsız” olarak ter döküyorlardı, bayraklarına yeniden kavuştular.
Rusların sporda son birkaç yıldır büyük bir yapılanma içinde oldukları biliniyor. Olimpiyatlarda tel tel dökülen Türk sporu için çok ciddi tehdit olduklarını yöneticilerimizin bilmesi şart.