ABD'nin popüler ve saygın spor medya kuruluşu The Athletic’te, Sebastian Stafford-Bloor
imzasıyla bir Dünya Kupası değerlendirmesi yapıldı. Amerikalı meslektaşımız, D Grubu’nda
Türkiye’yi mutlak favori gösterdi:
"ABD’nin bu gruptan çıkabilmesi için çok iyi oynaması gerekecek. Aşılması gereken bazı savunma
sorunları var ve üç grup maçının sonuncusunda çok yetenekli Türk takımıyla başa çıkmaları gerekiyor.
ABD, inatçı ama yenilebilir bir takım olan Avustralya karşısında sorun yaşamamalı ancak Paraguay’a
karşı oynayacakları açılış maçı her türlü baskıyı beraberinde getiriyor. Kazanamazlarsa, üçüncülük yoluna girmek zorunda kalacaklar. Pochettino’nun ABD Milli Takımı’ndaki çalışmalarına güvenmiyorum ama maç kazandıran oyuncuları var. Bu da onlara biraz esneklik sağlayacaktır."
Sebastian’a göre Türkiye grubu lider bitirerek son 32 turuna gidecek, ABD ise ikinci olarak gruptan çıkacak; Paraguay üçüncü, Avustralya da dördüncü olacak.
Futbolda tahminlerin boşa çıktığı, kağıt üzerindeki favorilerin kaybettiği binlerce maç ve turnuva gördük. Ama mevcut gidişat ve (çok büyük aksilikler ve değişiklikler olmazsa) Ay-Yıldızlı takımımızın mevcut taktiksel-fiziksel-mental durumu, Amerikalı meslektaşımızı haklı çıkaracak gibi görünüyor.
İTALYA'NIN İKİ YÜZÜ
Futbolun ekol ülkelerinden biri. 4 Dünya, 2 Avrupa şampiyonlukları var. Kulüpler düzeyinde sayısız başarı. Tarihe geçen yüzlerce futbolcu. Ama araştırmalara konu olması gereken bir düşüşe imza atıyorlar.
Tam 20 yıl önce 2006’da dördüncü kez Dünya Kupası’nı kaldırdıktan sonra 2010 ve 2014’te gruptan
bile çıkamadılar, sıralamada 26. ve 22. olabildiler. Sonrasındaki üç Dünya Kupası’nda yoklar. 2020’de Avrupa Şampiyonu olduktan sonra EURO 2024’te son 16 turunda kaldılar.
Diğer yandan… Olimpiyatlar tarihinin en başarılı 7’nci ülkesi. Çok ağır geçirdikleri pandemi döneminden
sonra olimpik sporlarda müthiş bir ivme yakaladılar. Tokyo 2020’de 10’u altın 40, Paris 2024’te de 12’si altın 40 madalya ile ilk 10’a girdiler. Bu kış ev sahipliği yaptıkları Milano-Cortina’da da 10’u altın 30 madalya alıp dördüncü sırayı aldılar
Futbolda dökülürken, Türkiye ile büyük bir rekabete girdikleri kadın voleybolunda da 2024’te Olimpiyat, 2025’te (finalde bizi yenerek) Dünya Şampiyonu oldular.
İşte bu durumda İtalyan sporu…
YENİ TMOK'A IOC AYARI!
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin (TMOK) yönetimi 1 yıl içinde değişti. Seçime tek aday olarak giren Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, Ahmet Gülüm’ün koltuğunu devralırken; Türk sporunun en büyük sorunlarından biri olan liyakatin önemi bir kez daha ortaya çıkacak. Daha önce yazmıştım; kurullarında “Burada ne işi var” denilecek şahısların bulunduğu bir kurumdan çok şey beklememek lazım! Zaten geçmişine baktığınızda TMOK’un Türk sporuna etkisinin aslında neredeyse sıfır olduğunu, IOC’nin Türkiye’deki temsilciliğini yapmaktan öte bir ‘işi’ olmadığını görmek mümkün.
Yeni yönetimin ilk icraatlarından biri, TMOK’un tüzüğünü Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) istediği şekilde yeniden düzenlemek olacak. Bilenler bilir: Bizim komitede 100’den fazla milli formayı
giymiş sporcular yokken balerin, hattat filan var! Olsun; zaten futbolumuzu da müteahhitler yönetiyor!
IOC, TMOK’un spor federasyonlarından isimlerle yönetilmesini talep ediyor. Ama onlara Türkiye’de federasyon yöneticilerinin (aslında) seçilmeyip siyasetin istediği şekilde atandığını anlatmak zor!
SPORUN ZİRVESİNDEKİ KAVGA
TAHA AKGÜL: İçimizdeki İrlandalılar anca plan yapıp tuzak kurma peşindeler. Ama Allah’ın da bir planı
var elbet...
HAMZA YERLİKAYA: Rüzgarsız havada dönen fırıldağın mutlaka bir üfleyeni vardır!
Biri, TMOK’un yeni yönetimine giren, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı ve minderin efsanesi… Diğeri,
Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı, Türkiye Güreş Federasyonu eski Başkanı ve minderin efsanesi… Hayırdır?