Kadın voleybolunda çok ciddi bir seviye farkı var, elitlerle alttakiler arasında. EuroVolley öncesi ilk dördü kime sorsanız, bugünün tablosundan farklı bir portre çizmezdi. O kadar belliydi yani yarı finalistler. Sonrası yani kupa, günlük hatta anlık performans işi.

Son Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu İtalya’nın yine ağır favori olmasının, bazılarının “Polonya’ya yenilerek (!) kaçtığımız iyi oldu” demesinin nedeni belli: Egonu ve Antropova! Büyük turnuvalarda en iyi hücumcunuzun yanına bir tane daha koymanız şart. Biz maalesef Ebrar’ın yokluğunu arıyoruz. Takımı sırtında taşıyan, yedeği olmadığı için dinlenemeyen Vargas’a eşlik edecek birini bulamıyoruz.

Sırbistan da İtalya’dakine benzer bir ikiliye sahip: Boskovic ve Uzelac. Ayrıca, Fenerbahçe’deyken yerden yere vurulan Terziç’in elinde Türk voleybolunu, oyuncularımızı ezbere bilen 6 oyuncu var! Final ve kupa için önce Boskovic ve Uzelac’ı, sonra Egonu ve Antropova’yı durdurmalı; ayrıca Vargas’a eşlik edecek
birini bulmalıyız!

Kadın basketbolculara gelince: Bugün federasyon liglere katılacak kulüp, milli takımlara oyuncu bulamazken… Kadın basketbolu iki-üç kulübün sırtında giderken… Dünya Kupası’nda iki kıta şampiyonunun yer aldığı çok zor bir gruba düştüler.

Yeniden dirilmek için zamana ihtiyaç var. Bu turnuva bu yüzden ölçü, hedef değil. Önce plan-proje..