Fenerbahçe'nin sahada 2 yerli 9 yabancı oyuncuyla yer aldığı maç beklenildiği gibi; daha tecrübeli oyunculardan oluşan sarı-lacivertlilerin baskısı ile başladı. Nitekim bu baskı 10. dakikada Talisca’nın güzel golü ile süslendi. İlk yarı boyunca Guendouzi ve Kante ile oyunu kurup yönlendiren Fenerbahçe rakibinin çıkmasına ve topla oynamasına izin vermedi. Kanat organizasyonları ve ceza sahası etrafındaki üretkenlik ile Sturm Graz’ın direncini kırmaları da kolay oldu.

Devre sonuna doğru Talisca’dan sonra Greenwood’un da nefis golü gelince, sarı-lacivertliler devre arasına mutlu gitti. Ancak Oosterwolde’nin koşu sırasında yaşadığı kas sakatlığı Fenerbahçe açısından sıkıntı yaratacak gibi gözüktü.

İkinci yarıya doğal olarak geride olan rakibin daha fazla hücumu düşündüğü bir oyun tarzı ile başlandı.
Ancak burada da oyuncu tecrübe ve kalitesi gösterdi ki, bu takım Fenerbahçe’nin rakibi olamaz. Sturm
Graz’ın cılız atakları, Fenerbahçe’nin tecrübeli oyuncularının soğukkanlı müdahaleleri ile karşılandı ve müsabaka bu şekilde sonuçlandı. Bu skor deplasmanda oynanacak rövanş öncesinde turun kapısını da oldukça aralamış oldu.

Galibiyet güzel, taraftarlar tabii ki tadını çıkaracak. Ancak bazı gerçekleri de sürekli hatırlatmazsak
işimizi doğru yapmış olmayız. Şöyle ki: Piyasa değeri aşağı yukarı Fenerbahçe’nin İngiliz futbolcusu Mason Greenwood’un maliyeti kadar olan Avusturya’nın Sturm Graz kulübü, yüksek bonservis harcamaları yerine, genç yetenekleri parlatıp satan disiplinli bir finansal model uyguluyor.
Bizde durum ise tam tersi!

Ülke ekonomilerini tartınca bu durumun normal olduğunu görmekteyiz! Öyle ya bizde asgari ücret 100 bin TL, Avusturya’da 28 bin TL. Dolayısıyla olacak o kadar, ye kürküm ye!