Bugün Adalet Bakanı Akın Gürlek’i alkışlayacağım…

Kabul… Ben de haddini aşana haddini bildirmekte bonkör ama…

Hakkı teslim edilmesi gerekene cimri hatta kıskanç olan bir milletin ferdiyim ama…

Demokrasi anlayışıma göre bir insanı eleştirmek, onun yaptığı her şeyi yanlış kabul etmek değildir…

Akın Gürlek’in şahsıyla ilgili iddiaları… Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının tutuklu yargılanmalarına ilişkin ciddi hukuki ve siyasi itirazların hepsini bugün bir kenara koyuyorum ve…

Sadece, yaptığı önemli bir işe odaklanıyorum…

***

Bakan Gürlek, 24 Nisan’da Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nı kurdu… 75 ilde 638 dosya yeniden incelemeye alındı ve… Adalet Bakanı’nın son açıklamasına göre bugüne kadar:

40 dosyada; 46 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olay aydınlatıldı...

Kimileriniz, “yahu 638 dosyanın yanında 40 dosya çok mu?..” diye sorabilirsiniz... Ancak, mesele sadece rakam değil ki... O 40 dosyanın içinde 40 ayrı hayat hikâyesi var… Yıllardır kapısı çalınmayan aileler var...

“Benim çocuğumu kim öldürdü?..”.

“Babam neden öldürüldü?..”.

“Kardeşimin katili nerede?..” diye yıllardır cevap bekleyen insanlar var…

Bunlar, devlet için eski dosyalar olabilir ama...

O aileler için eski dosya diye bir şey yoktur… İşte bu nedenle yapılan işi önemsiyorum…

Çünkü Devletin görevi sadece bugünün suçlusunu yakalamak değil, dünün suçlusunu da unutmamaktır.

Üstelik bugün teknoloji çok daha ileride… DNA incelemeleri var… HTS ve baz kayıtları var…

Kriminal laboratuvarların imkânları gelişti…

Eski deliller yeni yöntemlerle tekrar incelenebiliyor…

Yirmi yıl önce konuşmayan bir delil bugün konuşabiliyor…

O halde devlet de o dosyayı kapatıp rafa kaldırmamalı…

***

Burada Akın Gürlek’e hakkını teslim etmek gerekiyor…

Bu çalışmalar aynı kararlılıkla devam ettirilirse…

Türkiye açısından çok önemli bir adalet geleneği oluşabilir:

Devlet unutmaz… Katil/ler, aradan 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl geçti diye rahat uyuyamaz…

Çünkü bir gün o dosya yeniden açılabilir…

***

Ben siyasete de böyle bakıyorum…

Bir siyasetçiyi seviyorsanız yaptığı her şeyi doğru bulmak zorunda değilsiniz…

Bir siyasetçiye karşıysanız yaptığı her şeyi yanlış bulmak zorunda da değilsiniz…

Demokrasi hak edene hakkını teslim etmek…

Yanlışa “yanlış”, doğruya “doğru” diyebilmektir...

Sözümün özü canlarım...

Bugün Adalet Bakanı Akın Gürlek’i alkışlıyor:

“Sayın Bakan, bu işi bırakmayın… 638 dosyanın 40’ında sonuç alındıysa, kalan dosyaların da peşine düşün… Çünkü adalet bazen geç kalabilir… Ama devlet, adaleti aramaktan asla vazgeçmemeli” diyorum...