Devlet Bahçeli’nin “Siyasi partiler ve seçim sistemi yeniden düzenlenmelidir” sözünü duyanlar, bundan “Bahçeli Erdoğan’a bir kıyak daha çekiyor” demeye başladılar…
Ben ise, Bahçeli’nin kendisini, “cumhurbaşkanını belirleyen aktör” haline getiren %50+1’den vazgeçebileceğine ihtimal vermiyorum…
Bahçeli’nin asıl hedefinin, Erdoğan sonrasının siyasi mimarisini kurmak olduğu kanaatindeyim…
***
Bahçeli (Bence) kafasındaki:
“Erdoğan siyasetten çekildiğinde ne olacak?.. AK Parti aynı seçmen kitlesini koruyabilecek mi?.. Cumhur İttifakı devam edecek mi?.. MHP yine vazgeçilmez olacak mı?..” sorularına cevap arıyor…
Çünkü 50+1 bugün MHP’ye muazzam bir güç veriyor...
AK Parti tek başına cumhurbaşkanı seçtiremediği sürece MHP’nin desteğine ihtiyaç duyuyor…
O halde akılcı olan 50+1’i kaldırmak değil de, bu güce ikinci bir güç eklemek olamaz mı?..
Sorunuzu duyar gibiyim, kısaca cevap vereyim…
***
Meselâ ittifak oylarının milletvekili dağılımında yeniden daha etkili olduğu bir sistem kurulabilir...
Cumhur İttifakı önce toplam oyuyla milletvekili kazanır… Ardından bu sandalyeler ittifak ortakları arasında dağıtılırsa… Bazı seçim çevrelerinde boşa giden MHP oyları milletvekilliğine dönüşebilir…
Böylece MHP iki ayrı anahtara sahip olur:
Cumhurbaşkanlığı seçiminde 50+1’in anahtarı…
Meclis çoğunluğunda ittifakın anahtarı…
Bahçeli herkesi ters köşe yapabilir...
Fakat Bahçeli’nin kullandığı ifadede bundan daha önemli üç kelime var: “Siyasi Partiler Kanunu…”.
Yani mesele, sadece seçim matematiği olmayabilir…
Siyasi Partiler Kanunu, ittifakların hukuki yapısı, ortak listeler, seçim çevreleri ve milletvekili dağıtım yöntemi birlikte ele alınabilir…
Böylece bugün Erdoğan ile Bahçeli arasındaki siyasi mutabakata dayanan Cumhur İttifakı, yarın kişilere ihtiyaç duymadan yaşayabilecek kurumsal bir siyasi bloka dönüştürülebilir...
***
Bahçeli hem kendisinin hem Erdoğan’ın siyasi ömrünün sınırlı olduğunu… Oysa, seçim kanununun çok daha uzun ömürlü olacağını… Böylece MHP’yi yüzde 8-10 oy alan bir parti olmaktan çıkarıp, yüzde 40’lar civarında oy alan büyük bir siyasi blokun vazgeçilmez ortağı haline getirmeyi amaçlıyor olabilir…
Sözümün özü canlarım...
MHP’nin tek başına iktidar olma hedefi yok…
Bahçeli, MHP’siz iktidar kurulmasını zorlaştırmak istiyor... Nereden mi çıkarıyorum?..
Siyasette söylenen kadar, neden şimdi söylendiğinin de önemli olduğunu…
Bizzat yaşayarak öğrendim de ondan…
***
Bu nedenle Bahçeli’nin kapının anahtarını bırakmaya hazırlandığını düşünmüyorum…
Tam tersine…
Erdoğan’ın bir gün o kapıdan çıkacağını biliyor ve Erdoğan çıktıktan sonra da MHP’nin elinde çalışacak yeni bir kilit tasarlıyor olabilir…
“Ben doğru biliyorum” demiyorum efendim… Fikir jimnastiği yapıyorum…