İnsanlık uzun yıllar boyunca savaşları, ekonomik krizleri ve salgınları en büyük tehditler olarak gördü…
Oysa bugün kapımızı çalan en büyük tehlike, çoğu zaman gözümüzün önünde olduğu halde görmezden geldiğimiz iklim krizi... Artık mesele yalnızca birkaç derece daha sıcak bir dünya değil…
Artık mesele; gıda güvenliği, su kaynakları, kitlesel göçler ve toplumsal huzur...
***
Emekli fiziki coğrafyacı- iklim bilimci Prof. Dr. Murat Türkeş’in dikkat çektiği gibi iklim değişikliği artık sadece çevrecilerin konuştuğu bir konu değil…
Ülkelerin güvenliğini doğrudan ilgilendiren küresel bir sorun...
Kuraklık arttıkça tarım zorlaşacak…
Su azaldıkça toplumlar arasında gerilim yükselecek…
Yaşanamaz hale gelen bölgelerden milyonlarca insan:
Daha güvenli coğrafyalara göç etmek zorunda kalacak...
Bunun ekonomik ve siyasi sonuçlarını bugünden tahmin etmek bile ürkütücü...
Demokrasiyi istismar ettirmemeliyiz...
Canlarım, hayat bana yetmiş beş yılda önemli bir gerçeği öğretti...
Az gelişmiş ülkelerin eğitimsiz bırakılmış insanlarıyla…
Tek amacı daha fazla servet biriktirmek olan bazı zenginler arasında, ilginç bir ortak nokta var:
İki gurup insan da dünyanın ve insanlığın geleceğine karşı duyarsız...
***
Birincisi günü kurtarmanın… İkincisi ise servetini büyütmenin peşinde...
İkisinin arasında sıkışıp kalan ise gelecek kuşakların yaşayacağı dünya...
Oysa doğa ne ideoloji tanır ne de banka hesabı…
Atmosfer, kirletenin kim olduğuna bakmadan hepimize, aynı faturayı çıkarır…
***
Yanan ormanların dumanı da kuruyan nehirlerin sessizliği de; zengini ve yoksulu sonunda aynı gerçekle yüzleştirir… Bu yüzden, ülkemin en zehirli kömür santrallerine 50 km mesafede (Gökova) ama henüz cennet olan bu topraklarda yaşayan ve iklim krizi konusunda hassasiyeti olan biri olarak diyorum ki:
Kömürden acil çıkış ve yenilenebilir enerjiye yönelmek bir tercih değil, ortak geleceğimize karşı sorumluluğumuz...
***
Bugün atılmayan her adım, yarının çocuklarına bırakılmış ağır bir borç...
Dünya bize atalarımızdan miras kalmadı; çocuklarımızdan ödünç aldık…
Ödünç aldığımız bu emaneti, hırslarımız uğruna yaşanmaz hale getirmeye hiçbirimizin hakkı yok...
Sözümün özü canlarım...
Platon’un bize bıraktığı en büyük derslerde biri neydi hatırlıyor musunuz?..
Bilginin, yalnızca görmek değil, doğruyu görmek olduğu gerçeği...
Ve doğruyu görmek için öncelikle yapmamız gereken ise karanlıktan çıkmayı göze almak…
***
Lütfen açalım gözlerimizi…
Çünkü bizler; vasat altı, kifayetsiz muhteris politikacıları en çok etkileyen büyük servet sahiplerinden ve görgüsüz kitlelerden daha akılcı ve bilgiliyiz…
Demokrasiyi istismar ettirmemeliyiz…