Mutlaka farkınasınızdır… Dünyanın gittiği yön ile bizim baktığımız yön 180 derece farklı…

Dünyanın cevap aradığı sorularla bizim cevap verdiğimiz sorular arasında benzerlik bile yok…

Dünya: “yapay zekâ insanlığın kaderini değiştirecek mi?” diye sorup:

Değiştireceği varsayımına göre çözüm arıyor…

Dünya: “Su krizi kapıda mı?” sorusunun cevaplarının peşinde koşarken muhtemel su krizi için çözümler üretiyor…

Dünyanın geleceğini dert edinenler, bilim insanlarından: “Teknolojiye uyum sağlayamazsak ne olacak?..” sorusunun cevabını bekliyor…

Akil milyarlarca insan, “gelecek kuşaklar, diğer ülkelerin halklarıyla nasıl rekabet edecek?..” sorusuna cevap arıyor…

***

Bizim cevap aradığımız sorular ise şunlar:

“Abi Epstein dosyasında yeni ne var?..”

“Şu skandalı duydun mu?..”

“Kim kiminle yakalanmış?..”

Yani biz Titanic batarken orkestraya değil…

Dedikoduya odaklanan yolcular gibiyiz…

***

Oysa algoritma diyor ki:

“İnsanlık için büyük meseleleri dinlemek ister misin?..”.

Biz cevap veriyoruz: “Yok hayır, istemem… Sen bize skandal ver, kaos ver, sansasyon ver!..”

Çünkü algoritma bizim aynımız…

O bize değil, biz ona öğretiyoruz neyi sevdiğimizi...

“Yapay zekâ dünyayı değiştirecek” diyoruz ama… Biz hâlâ “kim kime DM atmış?” seviyesindeyiz...

Mars’a koloni kuracağız belki fakat…

Daha apartman toplantısını yönetemiyoruz…

Mesele ciddi...

Elbette kâhin değilim ve kesin bilemem ama gelecekte tarih kitapları şöyle yazabilir:

“21. yüzyıl Türk insanı, iklim krizini çözemedi, su sorununu çözemedi ama, kimin kiminle birlikte olduğunu çok iyi biliyordu…”.

Arkeologlar kazı yapacak:

“Burada önemli bilimsel belgeler var mı?..”

“Hayır ama magazin arşivi müthiş korunmuş!..”

***

Bakın dostlar, mizah yapmaya çalışıyorum tabii ki fakat mesele ciddi…

Bir toplum neyi konuşuyorsa geleceğini de oraya yatırıyor…

Eğer sürekli çamura bakarsak, yıldızları kaçırırız...

Ancak güzel bir haberim var: toplumların yönünü değiştiren şey çoğunluk değil, bilinçli azınlıktır...

Yani hâlâ umut var…

Her zaman olduğu gibi…

O gün kaderimiz de değişecek...

Belki bugün sansasyon kazanıyor ama yarın bilgi kazanacak…

Belki bugün dedikodu izleniyor ama yarın vizyon konuşulacak

Çünkü bu ülkenin insanı zamanı gelince, doğru soruları sormayı bilir...

Soruyu değiştirdiğimiz gün kaderimizi de değiştireceğiz…