Son günlerde kimi sanatçılarımızla ilgili sevimsiz haberler okuyor ya da izliyorum, yüreğim yanıyor...
Kimisi uyuşturucu kullandıkları, bazıları ise çok daha fena…
Fuhşa aracılık ettikleri iddialarıyla gözaltına alınıyorlar...
Oysa onlar toplumun, bilhassa gençlerimizin rol modelleri...
Elbette hukuki süreçler tamamlanmadan hiç kimse hakkında peşin hüküm vermek doğru değil...
Ancak yaşananlar; sanatın, şöhretin ve özgürlüğün anlamı üzerine yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor...
***
Günümüzden yaklaşık 2300 yıl önce yaşamış olan filozof Epikür’ü hatırlıyorum...
Büyük filozof, sınırsız hazların peşinden koşmanın tehlikelerini hatırlatan bir düşünürdü...
İnsanı mutsuz eden şeyin ölçüsüz arzular olduğunu savunuyordu...
Ona göre gerçek mutluluk; ruhun dinginliği, zihnin huzuru ve kişinin kendisiyle barışık yaşayabilmesiydi…
Geçici hazlar, kalıcı huzurun yerini tutamaz...
Bugünün genç sanatçıları büyük bir ilgi ve görünürlük içinde yaşıyor…
Alkışlar, sosyal medya beğenileri, yüksek gelirler ve sürekli göz önünde olma hali…
Bunlar, bilhassa genç insana kısa süreli bir güç duygusu verebilir…
Ancak Epikür’ün söylediği gibi, geçici hazlar, kalıcı huzurun yerini tutamaz...
Bir insanın çevresinde kalabalıklar olması, onun yalnız olmadığı anlamına gelmez...
Bir insanın çok konuşulması da onun gerçekten mutlu olduğu anlamına gelmez…
***
Sanatçı olmak, sadece yetenek sahibi olmak değildir...
Aynı zamanda toplumun gençlerine örnek olma sorumluluğunu da taşımaktır...
Çünkü milyonlarca genç, sevdikleri sanatçıların yalnızca şarkılarını, filmlerini ya da sahnedeki performanslarını değil…
Yaşam tarzlarını da takip eder...
Alkışlar ölçü müdür
Epikür, “Bilgelik olmadan mutlu yaşanamaz” der…
Bugün bu sözü: “sorumluluk olmadan kalıcı başarı elde edilemez” şeklinde söyleyebiliriz...
Şöhret, insanın karakterini güçlendirmez; aksine karakterindeki eksikleri daha görünür hale getirir...
Bu nedenle genç sanatçıların en büyük koruyucusu; menajerleri, çevreleri ya da kazandıkları paradan önce; kendi vicdanları ve akıllarıdır…
***
Hayatın en büyük başarısı, bir gün manşetlere çıkmak değil; yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında temiz bir isim bırakabilmektir… Alkışlar bir gecede yükselebilir, bir gecede susabilir...
Fakat insanın kendisine duyduğu saygı kaybolduğunda, onu geri kazanmak çok daha zordur…
Sözümün özü canlarım...
Bugün, Epikür’ün iki bin yılı aşan o sade öğüdünü yeniden hatırlamanın zamanı…
Mutluluk, insanın kendisine zarar veren tutkuların esiri olmamalı… Zira sanatın ışığı, ancak: Onu taşıyan insanın iç dünyası karanlığa teslim olmadığında gerçekten parlayabilir…