Son yıllarda ‘ekonomi’ ile ‘finans’ kavramları neredeyse eş anlamlı kullanılmaya başlandı...

Oysa bu iki alan aynı değil...

Aralarındaki farkı anlamak, bugün dünyanın yaşadığı pek çok sorunu anlamanın da anahtarı...

***

Finansçının görevi, parayı en verimli şekilde değerlendirmek, riskleri yönetmek ve yatırımlardan en yüksek getiriyi sağlamak...

Başarısı; bilanço, kâr ve yatırım getirisiyle ölçülür...

Ekonomistin görevi ise çok daha geniş...

O, yalnızca sermayenin değil; emeğin, üretimin, istihdamın, enflasyonun, gelir dağılımının ve toplumun genel refahının nasıl şekillendiğini inceler…

***

Bugün dünyada milyarlarca insan geçimini maaşıyla, ücretiyle ya da emekli aylığıyla sürdürüyor...

Onların hayatını belirleyen temel unsur; borsaların bir günde kaç puan yükseldiği değil, satın alma güçlerinin korunup korunmadığı...

Bir memurun maaşı, bir işçinin ücreti, bir emeklinin aylığı; doğru para ve maliye politikaları uygulanmadığında hızla değer kaybediyor...

İyi finansçılar serveti yönetir; iyi ekonomistler ise refahı büyütür...

Bu girişten sonra yazımın asıl konusuna geleyim:

Dünyanın bugün, çok iyi finansçılara mı, yoksa çok iyi ekonomistlere mi ihtiyacı var?..

Finans elbette modern ekonominin vazgeçilmez bir parçası...

Güçlü finans piyasaları olmadan yatırım yapmak, üretimi büyütmek ve tasarrufları değerlendirmek tabii ki kolay değil ancak…

Finansın amacı, gerçek ekonomiye hizmet etmek; onun yerine geçmek değil ki...

Zira ekonomi sadece sermayeden ibaret değil...

***

İşçi, öğretmen, doktor, çiftçi, memur ve emeklilik maaşıyla yaşam mücadelesi veren milyonlar da ekonominin asli unsuru...

Onların refahı dikkate alınmadığında, finans piyasaları ne kadar parlak görünürse görünsün, toplumun büyük bölümü yoksullaşmaya devam eder zira…

İyi finansçılar kişisel servetleri yönetir; iyi ekonomistler ise toplumun refahını büyütür…

Ekonomi finansçılara mı ekonomistlere mi emanet edilmeli?..

Elbette, finansın ekonominin hizmetinde olduğu bir düzen kurmak ideal olan...

Çünkü güçlü ekonomilerde finans; üretimi, yatırımı ve insanın refahını destekliyor ama…

Ekonomiyi finansçılar yönetmiyor…

Milyarlarca emekçinin, memurun ve emeklinin beklediği şey de tabii ki; rakamların değil, insanın merkeze alındığı bir ekonomi anlayışı…

***

Bizim ülkemizde büyük servet sahibi sayısı, refaha ulaşamayan insan sayısının olsa olsa %10’udur…

Bu gerçeği unutmazsak, ekonominin finansçılara değil…

Refahı büyütebilecek kariyer sahibi iyi ekonomistlere emanet edilmesi gerektiği görülecektir…