1801-1809 yılları arasında başkanlık yapan Thomas Jefferson’a (1743-1826) atfedilen çok çarpıcı bir söz vardır: “Güç meselelerinde artık insana güvenden söz edilmesin; aksine, kötülük yapmasını engellemek için onu anayasanın zincirleriyle bağlayın…”
***
Bence, demokrasinin bütün hikayesi bu iki cümlede saklıdır...
Çünkü devlet yönetiminde asıl mesele, başa iyi insanların gelmesini sağlamak değildir...
Elbette yöneticinin dürüst, vicdanlı, ahlaklı olması önemlidir... Ama hukuk devleti, yöneticilerin erdemli olacağı varsayımı üzerine kurulamaz…
İyi bir anayasa, kötü bir yöneticinin bile kötülük yapmasını zorlaştıran anayasadır…
***
Anayasa, devleti yönetenlerin vatandaşa koyduğu kurallar bütünü değil; tam tersine…
Öncelikle vatandaşın, devleti yönetenlere çizdiği sınırdır…
“Buraya kadar… Bunu yapabilirsin ama şunu yapamazsın… “Bu yetki senindir ama şu yetki başkasınındır…” Bence demokrasinin özü de işte budur...
Demokrat politikacı kanunu rakibine göre değil, ilkeye göre yapar...
Çünkü insanın eline denetlenmeyen güç verdiğinizde, onun iyi niyetine güvenmek siyaset değil, kumardır... Bugün çok sık yapılan hata ise şudur:
“Bizimkiler iktidarda olsun, gerisi önemli değil…”
Oysa demokrat, sevmediği kişinin de bir gün iktidara gelebileceğini düşünerek sistem kurar…
Kanunu rakibine göre değil, ilkeye göre yapar…
***
Çünkü bilir ki bugün alkışladığı sınırsız yetki, yarın hiç sevmediği birinin eline geçebilir…
Bu nedenle, Kuvvetler Ayrılığı İlkesi iktidara düşmanlık olmadığı gibi…
Bağımsız yargı, hükümete kurulmuş tuzak da değildir…
Özgür basın, devletin başına bela olarak görülemez…
Meclis denetimi de yürütmenin ayağına vurulmuş pranga olamaz...
Bunların hepsi özgür toplumun sigortalarıdır…
***
Jefferson’ın “anayasanın zincirleri” dediği şey de aslında budur: İnsanı değil, iktidarı bağlamak…
Çünkü devlet güçlü olmalıdır ama bu güç sınırsız olmamalıdır…
Hükümet karar alabilmelidir ama hesap verebilmelidir…
Çoğunluk yönetebilmelidir ama azınlığın hakkını çiğneyememelidir…
Ve hiçbir lider, ne kadar başarılı, sevilen ya da güçlü olursa olsun, “Ben varsam kurumlara gerek yok” diyememelidir…
Sözümün özü canlarım...
Bir ülkenin geleceğini kurtaracak olan, “kusursuz lideri” bulmak değildir…
Kusurlu insanların bile keyfî davranamayacağı kusursuza yakın kurumlar kurmaktır…
Gerçek demokrasi, lidere duyulan güvenin bittiği yerde değil…
Lidere güvenmeye ihtiyaç bırakmayan kurumların başladığı yerde doğar...