Türkiye’de şapkadan tavşan çıkacağına dair ulusal inanç sistemi var...
Eskiden bu inanç AKP mahallesindeydi….
Eskiden işler sarpa sarınca, dolar yükselince, sandıkta işler kötü gidince, bir kriz döneminde hemen…
Bir umut doğardı:
“Reis şimdi çıkarır bir şey…”.
“Bak bekle, kesin bir planı var…”.
“Son anda döndürür…”.
***
Zaman değişti…
Şapkaya bakıyorsunuz…
Şapka var ama tavşan kaybolmuş…
Hatta tavşan olmadığı gibi…
Yerine “tavşanın fosil izi” bile yok!..
Plân yok, döndürme yok, hatta direksiyon dahi yok...
Araba yokuş aşağı gidiyor, camdan dışarı “Tekbiirrr!..” filan diye bağırılıyor...
Ama şaşırtıcı olan şu:
Bu inanç artık AKP seçmeninden çok CHP seçmeninde...
Evet evet, yanlış okumadınız!..
CHP’li seçmen diyor ki:
“Abi bakma sen böyle göründüğüne, bu adam böyle boşa düşmez, kesin bir şey planlıyordur… Şapkadan yine bir tavşan çıkarır…
Bir hamle yapar… Bir yerden döndürür…”
Bu nasıl bir eziklik aklım almıyor
Bu aslında şöyle bir ruh halinin dışa vurumu:
“Bizim liderler düzgün oynuyor, adam ise hileli… Biz kazanacak gibi görünürüz, o oyunu bozar… Biz umut ederiz, o düğmeye basar…”.
Bu, yılların travması...
Siyasi bir:
Stockholm sendromu...
Demokratik bir:
Pavlov refleksi…
Adeta politik bir “biz kazanamıyoruz, kesin biri bizi sabote ediyor üstadım!” psikolojisi…
***
Oysa gerçek şu:
Artık:
Tavşanlık bir şey kalmadı…
Sahne değişti…
Bu film başka bir yere gidiyor ve bu sefer ilk defa…
Toplum da muhalefet de şunu fark etmeli…
“Bu sefer tavşan çıkmayacak…”.
Erdoğan’ın şapkası boş
İşte bu farkındalık, ülkede değişimin başladığı an olacaktır...
Bir milletin psikolojik zincirlerinin kırıldığı an…
Ve belki de en önemlisi, gerçek özgüvenin yerine oturduğu an…
***
İşin özeti canlarım:
Artık Erdoğan’ın şapkası boş...
Tavşan, hatta pamuk bile yok...
Hatta bazı gözlemcilere göre şapkayı da rehin bırakmış olabilir…
Ama bizim muhalefet seçmeni hâlâ:
“Bir şey yapar mı?.. Şöyle politik bir ‘çat!’ diye vurur mu?” tedirginliğinde…