Doğu Perinçek:

“İmamoğluların, Özgür Özellerin silahlı gücü yok. Silahlı kuvvetleri olmadığı için de onlara iktidar yok” dedi… Şaka yapar gibi değil ciddiydi…

Bir an için Orta Çağ’ın zaman tüneline düştüğümü sandım...

Çünkü, “modern demokrasilerde iktidarın kaynağı nedir?” diye sorsanız, sıradan bir ilkokul öğrencisi bile “sandık” cevabını verir... Perinçek’e göre ise seçim kampanyalarının yerini süvari birlikleri, televizyon tartışmalarının yerini mancınıklar, parti binalarının yerini kaleler almış durumda mı ne?..

***

Acaba bundan sonraki seçimlerde YSK yerine bir “Yeniçeri Ağası” mı görevlendirilecek?..

Partiler seçim beyannamesi açıklamak yerine kaç okçu ve kaç mızraklı askere sahip olduklarını mı ilan edecekler?.. Televizyon ekranlarında “ekonomi nasıl düzelir” tartışmaları yerine “sol kanattaki süvariler sağdan kuşatabilir mi?” analizleri mi izleyeceğiz?..

Arkasındaki büyük güçler kimmiş...

Perinçek’in kastettiği şey bir askeri güç olmayabilir... Devlet içindeki güç ilişkilerine, kurumlara ve siyasal denge unsurlarına dikkat çekmek istemiş olabilir, ancak… Kullanılan ifade o kadar ilginç ki, insanın zihninde ister istemez mizahî sahneler canlanıyor…

Çünkü demokrasinin en büyük devrimi: silahın yerine oyu, kılıcın yerine sandığı, zorbalığın yerine rızayı koymaktır... Modern devlet dediğimiz yapı, insanların birbirlerine üstünlüklerini silahla değil, hukukla kabul ettirdikleri sistemdir…

***

Tarih, silahlı güce dayanarak kurulan nice iktidarın birkaç yıl içinde çöktüğünü yazıyor… Ama halkın desteğine dayanan siyasi hareketler bazen liderlerini kaybetse bile yaşamaya devam ediyorlar...

Nitekim dünyanın birçok ülkesinde hiçbir silahlı gücü olmayan insanlar; tank değil oy pusulası, top değil sandık, ordu değil seçmenle iktidar oldu… Ve yine o yolla iktidarı teslim etti…

Çoğumuzun bundan haberi var...

Canlarım gerçek güç bazen silah değil, meşruiyettir

Bazen emir vermek değil, ikna etmektir...

Bazen korkutmak değil, güven vermektir

Ve bazen yüzlerce koruma eşliğinde yürümek değil:

Korumasız bir şekilde halkın arasına karışabilmektir…

Demokrasi zaten bunun için icat edildi…

İktidarın kimin eline geçeceğine tüfeklerin değil, oyların karar vermesi için...

***

Eğer bir gün yeniden silahlı kuvvetlerin iktidar belirlediği bir düzene dönülecekse, o zaman seçim afişlerini kaldırıp onların yerine kale surları inşa etmeye başlayabiliriz…

Ama neyse ki insanlık, bütün kusurlarına rağmen o aşamayı büyük ölçüde geride bıraktı…

En azından çoğumuzun bundan haberi var...

Başıma iş açmayacak bir fıkrayla bitireyim:

Hüsmen kahvede yüksek sesle konuşuyordu: “Benim arkamda çok büyük güçler var!..” Ramiz sordu:

“Kim onlar be agacım?..” Hüsmen cevap verdi: “Alacaklılar be yaa...”