Fenerbahçe, tam 18 sezon (17 yıl) süren Şampiyonlar Ligi hasretine, play-off turunda Fransız ekibi Olimpik Lyon’u saf dışı bırakarak muhteşem bir şekilde son verdi…

2008-2009 sezonundan bu yana Devler Ligi’nin ana aşamasına hasret kalan sarı-lacivertliler, makûs talihini kırmayı başardı…

Sarı-lacivertli ekibin Şampiyonlar Ligi lig aşamasına uzanan bu sezonki zorlu serüvenini ve…

Geçmiş yıllardaki elenmelere kıyasla bu kez neleri doğru yaptığını…

Bu zaferi Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım’la birlikte soyunma odasına inen ve futbolcuları tek tek kutlayan iş insanı ve Ekonomi eski bakanlarından Cavit Çağlar’a sordum…

***

“Çok keyifliyim, anlatılamaz yaşanır güzellikte bir maç oldu…” dedi bilindik kahkahası eşliğinde...

Maçı ben de izlemiştim ve Fenerbahçe’nin muhteşem oyununa tanıklık etmiştim…

Sorum hazırdı:

“17 sezon bu dev ligin kapısından dönen Fenerbahçe’de ne değişti de bu sezon hem de bugüne kadar bir kez bile yenemediği, Avrupa futbolunun güçlü ekiplerinden biri olan Lyon’u hem de dış sahada 2-1 yendi?..”.

“Yönetim” dedi... Hem de sorum neredeyse bitmeden “yönetimdeki istikrar ve Aziz Başkan’ın hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan kurduğu güçlü kadro… Aziz Başkan takıma ‘Şampiyonlar Ligi’nde oynamayı hak ediyorsunuz ve Lyon’u yenip o dev organizasyonda vitrine çıkacaksınız’ diyerek çocukları motive etti, inandırdı” diye devam etti…

“Yani?..” diye bu tür söyleşilerin en kısa sorusunu sordum:

“Yönetimde istikrar ve doğru saha içi organizasyonu” diye cevapladı kısaca…

***

Hemen hemen her konuda, her dalda ve her işte geçerli olan, “başarının temel unsurları nelerdir” sorusunun cevabı Çağlar’ın bu cümlesinde yatıyordu:

“Yönetimde istikrar ve doğru saha içi (kurum içi) organizasyonu…”.

Futbol sadece futbol değildir...

Başka bir soru sormaya hazırlanıyordum ki, Çağlar hemen devam etti.

Sevgili kardeşim, Fenerbahçe’nin Lyon’u deplasmanda yenerek 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi’ne dönmesi, dün gece sadece Fenerbahçelileri sevindirmedi… Uzun zamandır ekonomik sıkıntılarla, siyasi gerilimlerle yorulan bir toplum, birkaç saatliğine de olsa aynı heyecanda buluştu... Çünkü başarı ve umut bulaşıcıdır… Fenerbahçe kazandı ama dün gece Türkiye’nin de yüzü güldü...

Bazen bir ülkenin ihtiyacı büyük nutuklar değil, birlikte atılan küçücük bir sevinç çığlığıdır… Aziz Başkan’a, İsmail Kartal Hoca’ya, futbolculara velhasıl kelam tüm Fenerbahçe camiasına teşekkürler… Bu morale gerçekten ihtiyacımız vardı...”

17 yıl sonraki başarıya giden yol, nelerden geçti

2. Eleme Turunda Polonya temsilcisi Górnik Zabrze karşısında ilk maçı İstanbul’da 1-0 kazanan sarı-lacivertliler, deplasmandaki 1-1’lik beraberlikle ilk engeli aşmıştı...

  1. Eleme Turunda Avusturyaekibi Sturm Graz’ı Kadıköy’de net bir oyunla 2-0yenen Fenerbahçe, deplasmanda 1-0 kaybetmesine rağmen toplam skordaki (2-1) üstünlüğüyle play-off biletini kapmıştı...

Play-Off Turunda daha önce hiç yenemediği Olimpik Lyon ile oynadı…

En kritik ve en zorlu eşleşmeydi…

İstanbul’daki ilk maç 1-1’lik eşitlikle sona erdi...

Fransa’daki büyük rövanşta ise sahneye karakter koyan bir Fenerbahçe vardı…

Vedat Muriç ve Archie Brown’ın golleriyle sahadan 2-1 (toplamda 3-2) galip ayrılarak, adını Şampiyonlar Ligi lig aşamasına yazdırdı...

Tebrikler Fenerbahçe…