Amerika Birleşik Devletleri, üç saatlik bir operasyonla Nicolas Maduro’yu aldı, uçağa bindirdi ve Amerikan toprağına getirdi.
Tank yok. Uçak filosu yok. Televizyonda savaş muhabirleri yok. BM acil toplantı çağrısı bile yok. Sadece… Bir sabah haber oldu kendisi…
***
Eskiden bir ülkenin liderini almak için Irak işgali gibi yaparlardı. Aylarca bombardıman... Yüz binlerce asker… Milyonlarca mülteci… Bugün ise üç saat yeterli…
Dünya değişti… Ama biz hâlâ eski dünyanın kafasıyla düşünüyoruz. Amerika bu operasyonu tankla yapmadı. Füzeyle hiç yapmadı. Askeri güç sadece vitrindi… Asıl iş, teknolojiyle yapıldı.
***
İletişim kör edildi. Radarlar sustu… Komuta zinciri kilitlendi… Maduro’nun koruma ordusu, emir alamaz hale geldi.
Bir ülke vardı ama çalışmıyordu. Bir devlet vardı ama fişi çekilmişti. Modern savaşın adı bu; Sistem körlüğü… Bu körlük, sadece askeri değil… Ekonomik, enerji ve siyasi bir körlük…
***
Bitmiş maçın yorumunu yapmayacağım. Yan, burada “demokrasi” masalı anlatmayacağım. “İnsan hakları” nutku da atmayacağım. Bunlar vitrindeki süsler…
Gerçek sebep tabii ki petrol… Zira “petrolü almak” değil… Tam tersine… Petrolü aldırmamak.
***
ABD, kendi coğrafyasındaki tüm petrolü çıkarmak istiyor. Fiyat düşse bile üretimi kısmıyor. Çünkü dünya yeşil dönüşüme giriyor ama ABD buna hazırlıksız yakalandı.
Trump’ın çevresi petrol üreticileriyle dolu… Ve önümüzdeki 4-8 yıl içinde petrol talebi iyice düşecek. Bu kadar petrol varken… Birilerinin “üretmemesi” gerekiyor. Listenin başında kim var? Venezuela!
Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip… Ama bu petrol ağır… Rafineride işlenmesi zor… Maliyeti yüksek… Yani stratejik değil, problemli petrol…
ABD’nin Venezuela’yı işgal etmesine gerek yok. Petrolünü de istemiyor. Amaç çok net; Venezuela’nın ihracatçı olmaması… Zaten sınır komşusu Guyana’da üretim patlaması var.
Sahi orada ana ortak kim? Amerikan Exxon Mobil şirketi… Petrol var ama kimin elinde olacağı önemli… Guyana gönül rahatlığıyla üretebilir yani…
***
Peki sırada kim var? İran var. Mesele İsrail değil… Mesele Siyonizm hiç değil… Bunlar tartışmanın gürültüsü… OPEC+ kısıntıya gidemiyor. Çünkü bütçeleri çöker. Rusya’nın petrolü Batı’da alınmıyor. Hindistan ticareti durdurdu. Çin bile tereddütlü… Yani petrol bol ama satıcı sayısı sınırlı… O da Amerika’nın kontrolünde olmalı!
***
2030’lara geliyoruz. Yeni strateji ne?
Yapay zekâ… Yüksek nitelikli çip… Nadir toprak metalleri… Ve bunların üstüne kurulan yazılım ekosistemi… Tank değil… Enerji değil... Esas hikâye algoritma...
Eskiden ABD yaptırım koyardı. Ambargo uygular, beklerdi. Bugün beklemiyor. Teknolojiyle bir ülkenin askeri sistemini kapatıyor, ekonomik damarlarını kesiyor, liderini alıp götürüyor. Üç saatte… Bu, eski tip emperyalizm değil… Bu, yeni çağın operasyonu…
***
Maduro bir kişiydi… Ama alınan şey bir adam değildi... Alınan şey, eski dünyanın bir sembolüydü… Tankla yönetilen çağ kapandı. Algoritmayla yönetilen çağ başladı.
Hala taktığımız o takkeyi önümüze koyup düşünme zamanı… Biraz daha fazla İmam Hatip Lisesi açarsak yakalayabilir miyiz acaba çağı?