Türkiye’de ekonomi yönetiminin yeni denemesi; “Enflasyonla mücadele etmek için fiyatları değil, insanları kısmak gerekiyor!”

Sen market rafına dokunma… Kiraya dokunma… Akaryakıta dokunma... Vergiye dokunma… İsrafa dokunma… Kamudaki şatafata hiç dokunma…

Sıra asgari ücretliye gelince, orada devlet bir anda İsviçre saatine dönüşüyor valla… Dakik… Sert… Disiplinli… Tavizsiz… Kulak arkası dahil hiç acıma!

Son anda bir değişiklik olmazsa ki olmaz galiba… Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yok!

***

Ne güzel değil mi? Enflasyonun suçlusu nihayet bulundu. Meğer fiyatları artıran şey elektrik, doğalgaz, akaryakıt, kira, vergi, kur, gıda, tarım maliyeti, plansızlık, ithalata bağımlılık falan değilmiş yahu!

Meğer memleketi yakan, sabahın köründe servise binip fabrikaya giden adamın üç kuruş maaşıymış! Ekonomi yönetiminin mantığı bu…

***

Asgari ücret artarsa enflasyon artar da... Peki akaryakıt artınca ne olur? KDV artınca ne olur? ÖTV güncellenince ne olur? Kira uçunca ne olur?

Cevabı bizzat AKP kurmayı verdi; “Piyasa şartları…” Hemen arkasından soru geldi; “Asgari ücretlinin maaşı ne olacak?” Durdu, düşündü, “Enflasyonist baskı yapar!” deyip gitti. Vallahi bravo kendisine… Nobel vermezlerse ayıp ederler bu görüşe…

***

Net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş... Aslında o “50 kuruş” en önemlisi! Devletin vatandaşa verdiği değerin gerçek resmi…

TÜRK-İŞ’e göre dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı beslenebilmesi için gereken para 35 bin 174 lira... Sadece yemek! İçinde kira yok. Fatura yok. Ulaşım yok. Çocuk bezi yok. Okul yok. Ayakkabı yok. Hastalık yok. Hayat yok.

***

Yani asgari ücretli bütün maaşını mutfağa koysa, açlık sınırına yine 7 bin lira uzaktan bakıyor. Bu tabloya ne denir? Program mı? İstikrar mı? Dezenflasyon mu?

Hiçbiri! Bunun anlamı açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen milyonlar… Sadece seçim sandığı gelecekse hatırlanırlar… Seçime daha vakit varsa çok uzun yolları var!

***

Yoksulluk sınırı 114 bin 576 lira... Asgari ücret bunun dörtte biri bile değil... Şimdi biri çıkıp illa; “Ama her ailede birden fazla çalışan var” diyecek.

Güzel... Demek ki yeni ekonomik model; ya aynı evde dört kişi çalışacak ya da mutfakta tencere kaynamayacak! Zira vatandaş gerçekleşen enflasyonla yaşıyor, maaşı hedef enflasyona göre alıyor. İyi de hedef de asla tutmuyor!

***

Kasapta “Hedef enflasyona göre yarım kilo kıyma ver” desen, adam seni dışarı atar. Ev sahibine “Kirayı hedefe göre ödeyeyim” desen, ertesi gün kapıya icra gelir.

Konu işçiye gelince hedef! Memura gelince hedef! Emekliye gelince hedef! Vatandaş gerçek, maaş bordrosu hayal aleminde… Bu saçmalığın adı enflasyonla mücadele…

Ekonomi dediğin şey sonunda insan içindir… İnsanı unuttuğunuz yerde, geriye sadece muhasebe kalır… Bu ülkenin sorunu da tam da bu… Hesabı kendileri için yaptıklarında tutturuyorlar. Sıra vatandaşa gelince hayatı ıskalıyorlar.