Vay vay vay! Bak sen şu yandaş yancı gazetenin işine!

“Dayanacak gücümüz kalmadı” manşetini görünce, insan bir anlığına umutlanıyor “Sonunda emeklinin, asgari ücretlinin halini gördüler, çarşı pazarın ateşini fark ettiler!” diye…

Zira haberi bir okuyorsun, “dayanacak gücü kalmayanlar” kimler? MÜSİAD, TİM, TÜMSİAD, ASKON... Canlarım benim ya…

***

Yani, bizzat iktidarın palazladığı, kamu ihalelerinin, teşvikli kredilerin, vergi indirimlerinin değişmez şampiyonları.

Yıllarca “Reis’in vizyonuyla uçuyoruz”, “Avrupa bizi kıskanıyor” diye gaz veren, ihale kuyruklarında sıraya giren o “iş insanları” şimdi faizler sıkınca, birden “vay efendim, dayanamıyoruz” moduna geçtiler.

***

Meğer beylerin krediye erişimi zorlaşınca, faizler kâr marjlarını birazcık tıraşlayınca “dayanacak güçleri” kalmamış.

Peki, bu ülkenin milyonlarca emeklisi, 15 bin TL ile ayın sonunu değil, ayın onunu getiremezken… Açlık sınırının altındaki asgari ücretlisi, kirasını mı ödesin, çocuğuna süt mü alsın diye hesap yaparken… Enflasyonla boğuşan memuru, her ay daha da fakirleşirken ne yapsın? Onların “dayanacak gücü” taştan mı yapılmış?

***

Onlar için neden bir kere bile “Dayanacak güç kalmadı!” diye manşet yapmadı bu yandaş gazete? Yapamaz!

Zira o haberler hükümeti küçük düşürür, “Reis”i üzer. Onların işi halkın lehine, kamuoyu yararına yayın yapmak değil ki…

Nedir görevleri? Başta kendi şirketleri ve holdingleri olmak üzere, kârları düşen, alıştıkları bedava para düzeni bozulan iş insanlarının lobi faaliyetini yürütmek.

***

Bu manşet, bir haber değil; bir şantajdır.

“Bak aslanım…” diyorlar, “Bizim ayarlarımızı bozuyorsun. Biz o ‘faiz sebep, enflasyon sonuç’ masalına çok alışmıştık. Devlet bankasından yüzde 10’la krediyi çekip, yüzde 100 enflasyon ortamında dolara, arsaya, betona yatırıp servetimize servet katıyorduk. Ya düzelt ya da sen bilirsin!”

***

Cehalet de had safhada! Sanıyorlar ki Merkez Bankası faizi 100-200 puan indirince, bankalar koşa koşa bunlara yine eskisi gibi kredi dağıtacak.

Piyasada faiz düşürüldü diye kredi maliyeti otomatik olarak düşmez. Bankaların marjı, risk iştahı, kambiyo oyunu, batık kredi korkusu, dolayısıyla krediye erişim bambaşka dinamiklerdir...

Var mı bu bilgi onlarda?

***

“Patron istedi, biz de yazdık” şeklinde manşet atarsın da “Faiz indirilir de kredi neden hâlâ pahalı ve zor?” sorusunun cevabı havada kalır. Çünkü dertleri ekonomi falan değil. Dertleri, bozulan rant düzenleri.

Gerçekten “dayanacak gücü kalmayanlar” ise, sabahın köründe ekmek kuyruğuna giren, pazar artığı toplayan ve sizin bu ikiyüzlü manşetlerinizi okuyacak parası bile olmayanlardır.

Görmeyen gözler, işitmeyen kulaklar… Sorsan, “haber yaptık” diyorlar!