Türkiye’de bazı düzenlemeler vardır… Önce ortalık iyice karışır, işler tıkanır… Sonrasında yabancı çıkar, “Burada bir tuhaflık var” der. Uyarır… Ardından herkes bir anda tuhaflığı fark eder. Şans işte…
Yabancılar iyi ki söylediler bence… Mecburen düzelttiler bu sayede… Yoksa onlar söylemese tuhaflık yok hükmünde!
***
İşin açıkçası Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” demişti.
Sahi ya manipülasyon çok ağır yaptırımlar gerektiren bir suç değil mi? Madem biliyorlar, hangi fonlar hakkında ne işlem yapıldı? Kaç inceleme açıldı? Kaç suç duyurusunda bulunuldu? Hangi yaptırımlar uygulandı?
***
Dönersek düzenlemeye… Yatırım fonlarında da hikaye hemen hemen böyle gelişti işte... Yabancılar Türkiye için “Bizi mi yiyorsunuz?” dediler.
Yeterli ve inandırıcı ilerleme sağlanmazsa esas Türkiye’nin konumunun sallantıda olduğunu çok açıkça belirttiler.
***
SPK’nın eski yönetiminin bu durum pek de umurunda olmadı. Oysa iş çok ciddiydi. Neyse ki yönetim değişti ve SPK düğmeye bastı.
Hem de bu kez öyle göstermelik değil… Ciddi sınırlamalar geliyor. Tebrik ediyorum kendilerini… SPK’yı değil… SPK’nın yeni yönetimini…
***
Bence en önemlisi, küçük halka açıklığa sahip şirketlerin hisselerini fonların süpürüp götürmesine özel fren konuldu.
Mesela şirketin sadece yüzde 10’u halka açıksa, tek bir serbest fon şirketin toplam sermayesinin ancak yüzde 0,8’ine denk gelen kısmını alabilecek.
***
Nitekim geçmişte tartışılan model tam da buydu… Halka açıklığı düşük hisseyi birkaç fon topluyor, piyasada gerçek anlamda dolaşan mal azalıyor, fiyatın terazisi şaşıyordu…
Borsa İstanbul’da DSTKF koduyla işlem gören Destek Finans Faktoring’in piyasa değeri bir ara 1 trilyon 320 milyar TL’yi gördü.
Size şöyle söyleyeyim… Garanti, Yapı Kredi ve İş Bankası’nın piyasa değerlerini üst üste koyup topla… Hah işte Türkiye’nin üç dev bankasının toplamı bile bu şirketin piyasa değerinin altında kalıyordu.
***
İş bu raddeye gelmişti ki sonunda bir şeyler yapıldı. Lakin mesele bitmedi. Nitekim yabancı yatırımcının esas sorusu hala soru işareti; “Gerçek sahibi kim?”
Pakette bu sorunun tam cevabı yok. Kayıt Kuruluşu hala hesabın kalemlerini göstermiyor.
***
Fon A başka portföy şirketinde, Fon B başka portföy şirketinde… Ama arkadaki para aynı kişiye, aynı gruba veya birlikte hareket eden kişilere aitse ne olacak?
Farklı portföy şirketlerindeki bağlantılı hesaplar nasıl bir araya getirilecek? Aynı nihai sahibin izi nasıl sürülecek?
Daha çok açık var. Kısaca fonlara ayar geldi ama oyun henüz bitmedi. Başlamak da bir şeydir… İnşallah devamı gelir.