Son 20 yıldır muhtarlığa işim düşmedi. Mahallemin muhtarını sokakta görsem tanımam. Ayıp bana! Gerçi durun... O beni tanıyor mu? İstanbul’da bir muhtara ortalama 16 bin kişi düşüyor. Nereden tanıyacak ki?
Bir zamanlar muhtarlığın kapısında kuyruk olurdu. İkametgâh, nüfus sureti, fakirlik kâğıdı... Mühür şak, imza şak...
***
Tamam eskiden mühür kimdeyse Süleyman oydu da şimdi şifre kimdeyse Süleyman o! Mühür muhtarda kaldı, saltanat e-Devlet’e geçti.
Araştırmalar da bunu söylüyor. Muhtarlığın klasik belge işlerinin çok büyük bölümü dijitalleşti… Nüfus kayıt örneği telefonda, ikametgâh telefonda, belediye şikâyeti telefonda...
Peki ya muhtar? O da telefona bakıyor zaten!
***
Türkiye’de 50 bin 516 muhtar bulunuyor. 2026 maaşları asgari ücret düzeyinde, yaklaşık 28 bin lira... Çarp, böl, topla... Sadece maaş için yılda yaklaşık 17 milyar lira…
SGK primini kim ödüyor? Devlet... Yani kim? Sen, ben, hepimiz! Yani vergilerimiz…
Primleri, belediyelerin muhtarlık işleri müdürlüklerini, hizmet binalarını, ofisleri ekleyince faturanın 25 milyar lira civarına yaklaşıyor.
Bu ülkede tasarruf deyince emeklinin çayından şeker eksiltiyoruz ama 197 yıllık kuruma dokunamıyoruz.
***
Burada bir dakika… Köy muhtarı başka! Köyde muhtar gerçekten gerekli… Köyün tüzel kişiliğinin temsilcisi, yerel sorunların ilk adresi...
Mera var, su var, yol var, yaşlı var, devlet dairesi kilometrelerce uzakta... Benim derdim İstanbul’un, Ankara’nın, İzmir’in ortasındaki mahalle muhtarlığı...
***
İşin ilginç tarafı muhtarlıklarda maaş asgari ücrete bağlandı, primi devlete geçti, hakları genişledi. Demek ki ihtiyaç yeniden keşfedildi!
2015’ten bu yana on binlerce muhtar sarayda ağırlandı. Muhtarlar Günü ilan edildi. Ankara’da Muhtarlar Evi açıldı.
***
Hatta bir toplantıda Erdoğan, muhtarlara hitaben kaymakamların, valilerin kendilerinin emrinde olduğunu bile söyledi.
Çok iyi değil mi? Vatandaşa ikametgâh vermesine artık gerek kalmayan muhtar, kaymakama emir verecek! Devlet yönetiminde dijital dönüşüm dedikleri bu olsa gerek...
***
Bakın “Muhtarlık tamamen kaldırılsın” demiyorum. Köyde koru. Gerçek ihtiyaç bulunan yerde güçlendir. Afet görevi ver, eğitim ver, sorumluluk ver. Ona tamam ama…
İstanbul’un göbeğinde e-Devlet’in yaptığı işi yapan ayrı bir makamı neden finanse ediyoruz? Devlet değişmiş, şehir değişmiş, teknoloji değişmiş... Muhtarlık tabelası değişmemiş.
***
Türkiye’de bazı kurumların ne işe yaradığını sormak ayıp sayılıyor. Ben biraz utanmazım galiba… Soracağım valla…
Muhtar vatandaşa mı lazım, siyasete mi? Cevabı bulunca 25 milyarın da nereye gittiğini anlarsınız. Vatandaş e-Devlet sayesinde kuyruğun bittiğini sanıyor. Bitmedi güzel kardeşim... O kuyruk vergi dairesine taşındı!