Sabancı, CarrefourSA’dan hisselerini satıp çıktı. Bence son derece doğru yaptı. Diyorlar ki: “Sabancı marketçiliği beceremedi!” Diyenler bıraksınlar bu işleri… Boşuna mıydı benim Çin ziyareti?

Perakendede son on yılda inanılmaz bir değişim yaşanıyor. Eğer Sabancı eleştirilecekse geç kaldığı için eleştirilmeli…

***

Sorun CarrefourSA değil... Sorun Carrefour markası hiç değil… Sorun, bir zamanların gözdesi olan modelde…

Arabaya bin… Dev markete git… Otopark ara… Futbol sahası büyüklüğünde mağazada kırk dakika dolaş… Bir paket süt, deterjan, peynir al… Sonra kasada kuyruğa gir.

Oysa telefonu aç, gir uygulamaya… Hop süt geldi, peynir geldi, deterjan geldi. Yani? Sistem kökten değişti!

***

“CarrefourSA 325 milyon dolara A101’e satıldı” diyorlar ya… O da yanlış… Açıklanan, borç dahil şirket değeri…

Sabancı, yüzde 57’lik payından çıkarken alıcıya yaklaşık 85.5 milyon dolar ödedi! Para alarak değil, üstüne para vererek çıktı!

***

Benim için alkışı hak eden hamle de burası… Duygusallığa kapılmadı, hesabını yaptı. Otuz yıllık emeğe “Yanlış” diyebilmek, zarara aşık olmamak yürek ister. Başardı!

Mağazanın kıymeti eskiden “Beş kilometrede kaç hane var?” sorusuyla ölçülürdü. Yeni soru ise “30 dakikada kaç kapıya ulaşırım?” Adres artık kilometre değil, dakika!

***

Bu işin ağababaları Çin’de… Hem de 1.4 milyara yakın nüfusla…

Carrefour 2019’da Çin operasyonunu sattığında ülkede 210 hipermarketi ve 24 küçük mağazası bulunuyordu.

Aradan altı yıl geçti. 2025’te Carrefour China bünyesindeki Ningbo, Hangzhou, Zhuzhou ve Shenyang şirketleri elden çıkarıldı.

Satış bedeli neydi?

Bir yuan + Bir yuan + Bir yuan + Bir yuan… Bu arada 1 yuan 7 lira!

Dört şirket, dört yuan! Biz buna “Yatırımın pek de iyi gitmemesi” diyoruz. Olabilir… Zira onlar da geç de olsa doğruyu yaptı.

***

Burada araya giriyorum, sakın Çinliler artık markete gitmiyor sanmayın. Yine yiyor, içiyor, alışveriş yapıyorlar. Sadece eskisi gibi değil…

Çin’de fiziksel ürünlerin internetten satış payı yüzde 26’ya ulaştı. Yani daha az dükkan… Daha çok satış! Perakendenin yeni matematiği bu… Perakende küçülmüyor ama marketler küçülüyor.

***

Peki Sabancı’nın sattığını alan A101 üzümlü kek mi? Hayır tabii ki… Sabancı’nın satması ne kadar mantıklıysa, A101’in alması da o kadar mantıklı…

“Ben zaten marketçiyim. Lojistiğim, depom, satın alma gücüm, tedarikçim hazır. Bunu sisteme ekleyip daha ucuza çalıştırabilir miyim?”

***

Yeni model çok basit… Ya müşterinin dibinde olacaksın… Ya fiyatınla onu ikna edeceksin… Ya da yarım saatte kapısına gideceksin.

Bugün markette gördüğümüz bu dönüşüm, yarın bankadan otomotive, turizmden medyaya kadar her sektörün kapısını çalacak.

Değişime ayak uyduran yaşayacak. Uyduramayan bir süre daha hatırlanacak… Sonra unutulacak!