Fener tribünlerinde bağırırdık: “Vur, kır, parçala… Bu maçı kazan!” Ekonomi yönetimi sloganı kendine göre uyarlamış: “Vur, kır, parçala… Maaşı tırpanla!”

Soralım onlara; “Yılın başında ne dediniz?” Dediler ki; “Enflasyon düşecek. Merkez Bankası’nın 2026 için önümüze koyduğu çıpa yüzde 16…”

***

Devlet baktı oraya… Patron da baktı oraya... İnsan Kaynakları baktı oraya... Bütçesini yapan şirket baktı oraya… “Enflasyon düşecek kardeşim. Ücretleri de gelecekteki enflasyona göre belirleyelim.”

İyi güzel… Sonra ne oldu?

Merkez Bankası mayıs ayında yüzde 16’lık ara hedefini yüzde 24’e çıkardı. Yıl sonu tahminini yüzde 26 yaptı. Yetmedi... Dün yıl sonu tahmini yüzde 28’e yükseldi.

Şimdi soralım bu arkadaşlara; Maaşı belirlerken yüzde 16 bağlayıcıydı da yüzde 28 neden değil?

***

Maaş zammını yüzde 16’lık enflasyon çıpasına göre yaptırdın. Sonra yıl sonu tahminini yüzde 28’e çıkardın. Yani ücretliye referans gösterilen enflasyon rakamının yanılması tam yüzde 75!

Peki maaş? O yerinde sayıyor. Yani kendi enflasyon hesapları yüzde 75 şaştı, faturayı çalışana kestiler! Umurlarında olmadı.

***

Enflasyon hedefi düşük açıklanınca, “Bakın Merkez Bankası böyle diyor. Yüksek zam yapamayız.” Enflasyon tahmini yükselince… “Canım o zaten tahmindi… Revize edelim bari!”

E kardeşim, düşünce ayet de yükselince hava durumu mu?

Merkez Bankası tahminini yüzde 10’a indirseydi şirketler çalışanların kapısını çalıp, “Biz sana yüzde 16 vermiştik, 6 puanı geri getir” der miydi?

***

Özellikle asgari ücretin üzerinde çalışan, sendikasız, toplu sözleşmesi olmayan, şirketi yılda bir kez zam yapan milyonlar…

Yaklaşık 700 şirketi kapsayan çalışmada firmaların yüzde 78’i 2026’da tek ücret artışı planladı. Sizce kaçı ikinciyi yaptı? İşte mayın tarlası da tam burası… Çok azı!

***

Biraz teknik olacak ama… Yüzde 12 reel kayıp demek yanlış... Fiyatlar gerçekten yüzde 28 artarsa yüzde 16 zam alan kişinin satın alma gücündeki reel kayıp yaklaşık yüzde 9.4 aslında…

Tamam da cebindeki hikaye değişmiyor ki… Daha az et alıyor. Daha az tatile gidiyor. Daha kötü evde oturuyor. Daha çok borçlanıyor.

***

Tanırım ben ekonomistleri… İlla “Fiyatlar bir kere koşmaya başlayınca frene bassan da hemen durmuyor” diyen çıkacaktır.

Hadi frene basıldığı söylenen 3.5 yıl öncesini saymayalım… Şu soruya cevap arayalım; Enflasyonla mücadelede faturayı niye sürekli maaşlı çalışan ödüyor?

***

Arkadaş her daim tahminleri yanlış çıkıyor… Sonra çıkıp “Fedakârlık yapmalıyız” diyorlar.

Lan kim bu “Biz”? Fedakarlığı yapan hep aynı, hatayı yapan da hep aynı… Aslında esas hata fedakarlık yapanda! O da artık aklını başına toplasa ya…

Zira bunun adı tahmin hatası veya başarısızlık değil... Bunun adı çalışanın parasına çökmektir!