Adeta plastik lağımı patlamış gibi bütün Akdeniz kıyılarından; Antalya Çıralı’dan, Alanya’dan, Mersin’den video ve bilgi yağmaya başladı. Güzelim turkuaz denizimiz gitmiş, üzerinde çöp adaları yüzen bir bulamaç gelmiş. Rüzgar güneyden estiği zaman denizin yüzeyi mikro plastiklerle doluyor insanlar denizden zehirden kaçar gibi kaçıyor.

Akdeniz kıyılarında yaşayan halk örgütlenmiş, sabahları sahile vuran plastikleri toplamaya çıkıyor. Çıralı Maden tarafında yaşayan Ruslar var, onlar bile eldivenleri giymiş, harıl harıl kıyıları temizliyor. Elimizdeki hazineyi koruyamıyoruz, bakmaya doyamayacağımız zümrüt denizlerimizi ne hale getirdiysek elin Rus’u acıyor dayanamıyor da kıyıları temizlemeye çıkıyor.

***

Nereden geldi bu plastikler?

Mersin’de yaşayan bir vatandaş, bunu iş edinmiş. Önce belediyeye haber vermiş. Belediye bizim sorumluluğumuz kıyıda bitiyor, denizlerden sahil güvenlik sorumlu demiş. Zorlamış sahil güvenliğe ulaşmış. Sahil güvenlik, bazı gemilerin uluslararası sularda, kıyının 12 mil açığında plastikleri sulara bıraktığını ancak bu bölgenin sahil güvenliğin kapsama alanı dışında olduğu için bir şey yapamadıklarını aktarmış. Gümrük müdürlüğüne ulaşın demişler. Gümrük müdürlüğü, biz bilmiyoruz belediyeye sorun demiş, böylece denizini korumak isteyen vatandaş başa dönmüş. Sahil güvenliğin anlattığı, 12 mil açıkta denize plastik atanlar sorunun bir kısmı.

***

Akdeniz için kritik tarih 2018. Çin, geri dönüşüm oranı düşük plastik ithalatın yasaklıyor. Türkiye bunu bir fırsat olarak görüyor. Plastik geri dönüşümünde gaza basılıyor. Plastikte geri dönüşüm oranı düşük, yüksek; ne olursan ol gel, dönemi başlıyor. Bir kaç yıl önce Avrupa’dan gelen plastik atıkların Türkiye’ye nasıl geldiğine dair haberler Alman basınında yer almış, BBC de belgesel yapmıştı hatırlarsanız. The Guardian gazetesi de işin peşine düşmüş. Adana’da bir plastik geri dönüşüm tesisinin haberini yapmışlar. Kemal Deniz tesisi. Tesis tarım bölgesinde bulunuyor, ve etrafında plastik çöp tepelerini görmek mümkün. The Guardian’a konuşan Prof Dr. Sedat Gündoğdu, bu merkezlerin atık sularını akar sulara bıraktıklarını, bu akar sularla da tarım arazilerinin sulandığını anlatmış. Tarım arazisine gitmeyen atıklar da denizlere karışıyor. Gazetenin haberine göre Mayıs 2021 ile Temmuz 2024 arasında 13 İngiliz şirketi, Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesine toplam 52.000 ton olmak üzere 545 parti evsel ve süpermarket plastik atığı sevkiyatı gerçekleştirdi.

***

Prof. Dr. Sedat Gündoğdu tarafından hazırlanan “Alanya Kıyı Şeridinde Gözlenen Plastik/Mikroplastik Kirliliği Ön Değerlendirme Raporu” Türkiye çapında rakamları vermiş 2025 yılında plastik atık ithalatı yaklaşık 800 bin tona ulaştı, 2026 Nisan ayında aylık ithalat 60 bin tonun üzerine çıkarak son 10 yılın en yüksek seviyesini gördü. Rapora göre deniz yüzeyinde gördüğümüz mikro plastikleri işte bu tesislerden akar sulara bırakılanlar. Tesislere gelen plastiğin bir kısmı geri dönüştürülüyor, geri dönüştürülemeyenlerin ise atık haline getirilmesi gerekiyor ama nasıl özensiz bir sistemse bir geri dönüşemeyen plastiklerin içinde yüzmek zorunda kalıyoruz.

Artık iş çığırından çıkınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu geri dönüşüm tesislerini denetledi ve 15 tesise toplam 26 milyon 847 bin TL idari ceza uygulandı. Tesis başına 2 milyon lira gibi bir ceza demek. Bu işi yapan tesisler için devede kulak bir meblağ.

***

Fakat asıl can alıcı olan soru şu, denetim yapıldı ceza kesildi. Bu tesisler cezayı ödedim diyerek bugüne kadar yaptıklarını yapmaya devam mı edecek? Bu tesislerin sistemlerinden mikroplastikler neden akarsulara karışıyor, tesisler mi yetersiz, kaçak boşaltım mı yapılmış? Sistem yetersizse neden bu tesisler kapatılmadı? Soru çok yanıt yok.