İktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ olarak adlandırdığı çalışmanın ilk adım yasası konusunda son bir hafta içerisinde ciddi bir trafik yaşandı. Trafik dediysek, sınırlı isimler artı Abdullah Öcalan arasında!

Çerçeve yasanın ‘çerçevesi’ konusunda, tartışılan konunun Selahattin Demirtaş’ın bu düzenlemeden olumsuz etkileneceği ve siyaset yasağına takılacağı iddia edildiyse de konu o değil. Zaten bu yasa Demirtaş’ın durumunu kapsamıyor. Zira hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var. Onun için özel adımlar atılması gerekecek.

***

Asıl konunun, bu yasadan yararlanması söz konusu olan PKK’nın Avrupa ayağındaki isimler olduğu iddia edildi. DEM’lilerin itiraz ettiği ve geçen hafta, ‘çok da kırıp dökmeden’ dile getirdiği sorunun kaynağı, halen Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde bulunan kişilere siyaset yasağı getirilmesi fikri olmuş.

Çünkü DEM’liler, bu isimlerin çok uzun süreden beri Avrupa ülkelerinde sivil toplum örgütlerinde yöneticilik yaptığını, siyasi faaliyetlerde bulundukları ve yasal olarak legal alanda olduklarını savunmuşlar. Bu kişilere, dağdaki PKK’lı muamelesi yapılmaması gerektiğini dile getirdikleri iddia ediliyor.

***

Kulislere göre bu konu AKP’de son bir hafta içerisinde üç kez yapılan çerçeve yasa toplantılarının da konusu edilmiş. DEM’lilerin beklentisi, bunun aşıldığı yönünde. Diğer birkaç itiraz da İmralı ziyareti sonrasında Abdullah Öcalan’ın “Ayrıntılara takılmayın, diğerleri zaman içinde çözülür” sözlerinden sonra kapanmış.

Bu iddialar kulislerde dolaşırken, Öcalan’ın DEM’lilerin ziyaretinden sonra yaptığı açıklamadaki bir cümle durumu doğruluyor. Öcalan’ın, “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir. Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir” sözleri buna yoruluyor.

***

Konunun AKP ayağına gelince… Metnin TBMM’ye gönderilmesine karar verilmesinin ardından partinin üst yönetimi seri toplantılar yaptı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ve bürokratların katıldığı toplantının ardından, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’in dahil olduğu bir başka toplantı gerçekleştirildi.

Kendi iç değerlendirmelerinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında Meclis Başkanlığı konutunda yapılan toplantıyla son nokta konuldu. Aslında bu toplantıların kendi içlerindeki farklı görüşleri ikna etme toplantısı olduğunu söyleyenler var.

Bu aşamaya kadar AKP milletvekilleri çalışmalardan haberdar edilmedi. Parti içerisinde bilgilendirme veya müzakere yapılmadı. Sadece önlerine konulan boş kağıda imza atarak, teklifin TBMM’ye verilme aşamasına gelmesi sağlandı.

Bu yöntem, AKP’de çok uzun süreden beri ‘boş kağıda imza at, neye imza attığını bilmene gerek yok’ biçiminde tüm yasa teklifleri için geçerli olsa da böylesine önemli tarihsel bir düzenlemeden iktidar partisi milletvekillerinin Yeni Parti milletvekilleri kadar haberdar olmaları rahatsızlık yarattı. DEM’lilerin AKP’lilerden daha fazla bilgi sahibi olduğu gerçeği de sık sık dile getirildi.

***

İktidar partisinde tartışılan başka bir konu ise DEM’lilerin dile getirdiği, “Bin kilometrelik yolun ilk adımı’ sözleri. Partide sorulan soru, ‘Devletin sürecin tüm aşamaları öngören ve planlayan bir stratejisinin’ olup olmadığı. Varsa bile bilinmiyor olması milletvekillerini rahatsız etmiş.

Bazı AKP’li siyasiler, “Süreci yakından izleyince, Abdullah Öcalan’ın 25 yıllık süreçte bütün bunları planladığı, örgütün feshi aşamasından sonra yapılması gerekenlerle ilgili hem ideolojik hem siyasi adımları ortaya koyduğu görülüyor. Bizim bilmek istediğimiz devletin de böyle uzun yılları öngören bir stratejisi var mı?” diye soruyorlar.

***

Onlara göre Öcalan ve DEM’liler daha sonraki aşamada, ‘Öcalan’ın statüsü, üniter yapı, ana dilde eğitim’ gibi talepleri aşama aşama gündeme getirebilirler. Kendini fesheden bir örgüt elemanlarının bundan sonra ne yapacağından çok, bununla ilgili meraklı sorular soruluyor.

‘Bin kilometrelik yolun ilk adımı’ buysa, diğer adımları hem siyasilerin hem kamuoyunun bilmesi gerektiğini söyleyenler az değil…