İKTİDARIN, açılım süreci konusunda bir ileri bir geri tavrı, tarafları germiş gibi. Çerçeve yasanın Meclis tatile girmeden yasalaşacağı neredeyse kesinleşirken, ‘içeriği ve sonrası’ konusunda bölgeye giden vekillerin ilginç izlenimleri var. ‘Şüphe ve bıkkınlık’ söz konusu diyen siyasilerin en çok karşılaştıkları konu, kayyum uygulaması ve Selahattin Demirtaş’ın durumu.
Bu tür önemli adımların zaman alacağının bilinmesine karşın, ‘açılım yasası’ konusundaki ağırdan alma sinirleri bozmuş gibi. ‘Geldi geliyor’ denilip, günlerden beri içeriği konusunda taraflarla tek bir paylaşım yapılmaması, Doğu ve Güneydoğu’da yapılan toplantılarda en çok gündeme gelen konu olmuş.
***
“Sürecin psikolojisini yönetmek kendisini yönetmekten daha zor’ diyen siyasilerin, bölgeye yönelik izlenimleri bu açıdan dikkat çekici;
* “Sanki bilinçli olarak bekletme stratejisi izleniyor. Kürt tarafı ne kadar istekli görünürse iktidar o kadar ağırdan alıyor gibi. Van ve Diyarbakır’da yapılan toplantılarda, güvensizlik ve şüphe var. ‘İlk kez örgüt kendini feshettiğini açıkladı, daha ne bekleniyor?’ diye bize soruyorlar.
* Toplantılarda, yasanın içeriği kadar, belediyelere yönelik kayyum uygulaması, Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden çıkarılıp çıkarılamayacağı soruluyor. Öte yandan, ana muhalefet partisine yapılan operasyonlar, kafaları karıştırıyor. ‘Bu ortamda iktidara nasıl güvenilecek?’ soruları soruluyor.
***
* Biz onlara, ‘arka planda mutabakat olduğu sürece kapsam sorunu bir biçimde halledilir’ diyoruz. AKP kaynaklarının yasa taslağı konusunda çizdiği çerçeve yetersiz bulunuyor. Ayrıca, DEM heyetinin bir aydan beri Abdullah Öcalan’la görüştürülmemesi kafaları karıştırmış. Bu durum, yasa metni konusunda bir tıkanıklık, görüş ayrılığı olduğu şeklinde yorumlanıyor.
* PKK kendini feshettiğini söyledikten sonra iş, devlete düşer. Artık örgütün yapacağı bir şey yok. Yasanın bir an önce çıkarılması, en fazla 3-4 bin örgüt mensubunun adli süreçlerinin sonuçlandırılması gerekiyor.
* Suriye ve Kuzey Irak bölgesinde eski hakimiyetleri ve rahatlıkları olmadığı için sürecin bir an önce tamamlanmasını istiyorlar. Çünkü mevcut yapılar artık terör örgütlerini topraklarında istemiyor. Aslında iki tarafça da istenmeyen olma durumu var.
***
* Ancak, örgüt mensuplarının o coğrafyada sorun olmadan birkaç yıl kalma kabiliyeti, hem lojistik hem ekonomik açıdan mevcut. Süreci uzatmak, şimdi zor durumda gibi görünen yapının, orta vadede başkaları tarafından kullanışlı hale gelmesine neden olabilir. O yüzden hızlı adımlar atılmalı.
* Herkes biliyor ki; hazırlanan yasa amaca hizmet etmezse, eski düzenlemelere benzer. Daha önce de 10 yasa çıkarıldı, 100 kişi gelmedi…”
DEM’li olmayan vekillerin bölgedeki toplantılardan edindikleri izlenimler böyle…
***
O yüzden genel çerçevesi çizilen yasanın bir an önce taraflarla paylaşılıp tartışmaya açılması gerekiyor. Asıl tartışma ondan sonra başlayacak. Çizilen ‘sınırlı çerçevenin’ Kürtler tarafından nasıl karşılanacağı şüpheli.
Şimdiden koşullu-şartlı bir düzenleme istemediklerini söylüyorlar. Sonuçta, DEM’lilerin tavrını, Kandil ve İmralı’nın belirlediği herkes tarafından biliniyor. İçerik konusundaki tavırları oradan gelecek sinyale göre şekillenecek.
Ancak iktidar net. Önce kamuoyunda ‘en az tepki çekecek düzenlemeleri’ kapsama alarak tabanda nabız yoklaması yapacak. Bunun toplum tarafından sindirildiğini görüldüğünde, Ekim’de ikinci aşamaya geçecek.
Yani açılımın geleceği, iktidarın seçim hesaplarına uyup uymadığına göre şekillenecek!