Sıkışık takvime rağmen iktidarın açılım yasası konusunda ağırdan alan tavrı, parti içinde de tartışma konusu. İlk adımın TBMM tatile girmeden atılmasın isteyenlerin yaptığı toplantılardaki analizler ilginç; “DEM beklenti nedeniyle zaten muhalefet yapıyor. Eğer adım atmazsak, sertleşirler. Özgür Özel’le hareket ederlerse, güçlü bir muhalefet bloğu oluşur…”

İktidarın tüm planlarını, bir sonraki seçimdeki avantajına göre yapılandırdığını herkes biliyor. İmralı-Devlet Bahçeli ve İktidar üçgeninde aylardan beri konuşulan yasal düzenleme konusundaki görüş ayrılığı büyük olasılıkla yakında giderilecek. Ancak, çıkarılacak yasa, DEM’in beklentilerini karşılamayacak.

***

AKP yönetiminin yaptığı toplantılarda, bu konu sık sık gündem oluyor. Edinilen bilgiye göre, çerçeve yasanın bu dönem yasalaştırılması konusunda görüş birliği var. TBMM’nin en fazla Ağustos başına kadar çalıştırılması, çerçeve yasayla birlikte bekleyen üç teklifin çıkması planlanıyor.

Bu arada, ‘Çok yorulduk, iki hafta ara verelim, sonra gelip yasaları bitirelim’ diyenlerin görüşüne pek sıcak bakılmamış. Okulların erken açılacak olması, milletvekillerinin aileleriyle geçireceği sürenin kısa olması gibi çok sayıda şikâyet aldıkları biliniyor.

***

Açılım yasası konusunda adım atılmasını savunan AKP’li yöneticiler, “Bunu yapmazsak inandırıcılığımız sorgulanır. DEM çok uzun süreden beri muhalefet etmiyor. Aksi durumda yoğun bir muhalefete başlar. Ayrıca Özgür Özel parti kurarsa karşımızda ciddi bir muhalefet bloğu oluşur. Sürekli beklenti oluşturup, yapmamamız sıkıntı yaratıyor. Yeni bir cephe açmayalım” görüşünü dile getiriyor.

AKP içinde, DEM’in bundan sonraki süreçte Türkiye partisine dönüşeceğine yönelik değerlendirmeler de var. Özgür Özel ve ekibinin yeni partisiyle birlikte karşı cephenin güçleneceği, hatta, Özel’in parti kurmaması durumunda, DEM’i destekleyenlerin sayısının artacağı analiz ediliyor.

***

Bu arada, Özgür Özel ve ekibinin üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanan dokunulmazlık konusu da gündemlerinde. AKP ve CHP’nin kayyum yönetimiyle ortak çalışan trollerinin aktardığı dokunulmazlık prosedürü zaten biliniyor.

AKP yönetiminde TBMM kapanana kadar dokunulmazlık dosyalarıyla ilgili prosedürün başlamaması yönünde görüş var. Ne bugün ne de başka bir süreçte ‘dokunulmazlıkların’ siyasi araç olarak kullanılmasını yanlış bulanların sayısı az değil. Ancak, karar verici olmadıkları için sözleri temenniden öteye giremiyor!

***

Buna rağmen yorumları çok net; “Biz gerekli yerlere söyledik. Böyle bir süreci kimse kaldıramaz. Tam tersi sonuçları olur. Yaz aylarında Özgür Özel ve ekibine yeni bir malzeme vermiş oluruz. Biz vurdukça daha fazla güç topluyorlar…”

Özgür Özel’in Ankara performansı değil ama taşradaki performansı başarılı bulunuyor. Başörtülü bir teyzenin, “Merak etme biz sana otobüs alırız” sözü çok dikkat çekmiş. “Siyasetin bir matematiği var. Operasyon çekenler, bunu okuyamıyor. Ya da başka planları var…” yorumu sık sık duyuluyor.

MECLİS’TE GÜÇLÜ BÜROKRAT SORUNU!

Bu arada, TBMM tatile girmeden kulis konusu olan başka bir başlık ise yeni genel sekreterin kim olacağı. Bir yıl bile sürmeden yeni genel sekreterinin değişmesi konusunda ilginç şeyler anlatılıyor.

Parlamentonun daha güçlü olduğu dönemlerde, TBMM Genel Sekreterleri, TBMM Başkanından sonraki en güçlü bürokrat olarak görev yapardı. Burası, AKP’lilere makam yaratma aracına dönüştürdükten sonra içi boşaldı. Şimdi sorsanız kimse TBMM genel sekreterinin ismini bilmez.

Oysa, ‘yasama, yürütme, kanunlar kararlar, idari görevler, bütçenin yönetimi’ gibi konularda en yetkili isim olması gereken genel sekreter, İsmail Kahraman’ın başkan yapılmasından bu yana çok zayıfladı. O dönem, kızı ve oğlunun TBMM’ye gelip her türlü karara karıştığı anlatılırdı.

Şimdi de Numan Kurtulmuş’un pek de güçlü bir genel sekreter istemediği konuşuluyor. Eski bakan yardımcısı olan genel sekreterin yerine, yine eski bir bakan yardımcısı düşünülüyor. Ama yetki sorunu bir türlü aşılamıyor. Çünkü Kurtulmuş’un da AKP’li diğer başkanlar gibi tüm yetkileri kendinde toplamak istediği iddia ediliyor.

Tıpkı Kahraman’da olduğu gibi dışarıdan işe karışan kişilerin varlığı anlatılıyor!