NATO zirvesinin yarattığı olumlu-olumsuz hava dağılınca, iç siyaset konuları gündemdeki gerçek yerini aldı. İktidar, rakiplerine tuzak kurmak için hamlelerine devam ediyor. Sorun, bu hamlelerin işlerine yarayacağından pek emin olmamaları. O nedenle parti içinde konuşulan senaryoların versiyonları bitmiyor.

İktidar kulislerindeki ufuk turu, gösteriyor ki; sonbahara doğru fotoğraf daha da netleşecek. Tüm plan, Özgür Özel ve ekibini sarsmak üzerine kurulurken, başta ABD olmak üzere dış politikadaki gelişmeler de oyun planlarını etkileyecek. Kulislerde yeni ittifak arayışları dahil, konuşlan ilginç başlıklar şöyle;

***

- ABD Başkanı Donald Trump’ın geleceği fazla gündem olmaya başladı. ABD’deki Kasım seçimleri üzerine değerlendirmeler artıyor. Bu gelişmenin birden fazla sonucu olabileceği değerlendiriliyor.

Seçimlerde güç kaybetme olasılığı yüksek olan Trump’ın ayakta kalabilmek için Yahudi lobisine yaslanması gibi bir durumun, Tayyip Erdoğan’ın aleyhine olacağı değerlendiriliyor. O üst perdeden övme açıklamalarının bir anda değişme olasılığı korkutuyor.

- Partide ‘kasımda baskın seçim’ tezine katılmayanlar var. “Tabandaki asıl sorun ekonomik kriz ve hayat pahalılığı. Bunu çözmeden seçime gitmek büyük hata olur. Para basıp dağıtsanız bile karşılığı olmaz, paranın alım gücü yok. Temel sorun enflasyon. Onu indirmeden yapılacak her seçim iktidarı aleyhine olur” yorumu yapanlar bulunuyor. Hatta, partinin seçimi kaybetmesi için buna zorlayanlar olduğu iddiasındalar!

***

- AKP’de alternatif senaryolar ve farklı çözüm önerileri ilgi çekiyor. Gelecek Partisi Milletvekili Kani Torun’un ortaya attığı ‘yumuşak geçişle güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş’ önerisi siyasette yankı buldu.

- Meclis ve AKP yönetiminden bazı isimlerin bu konudaki değerlendirmeleri farklı farklı. İlk başta öneriyi ilginç bulan ve ‘değerlendirilebilir’ diyen siyasiler, sonradan “Cumhurbaşkanı gücünü kaybetmek istemez. Sistemi revize ederek yola devam etme planı yapıyor” görüşü dile getirmişler! ’Zaten sorun gücün tek elde toplanması değil mi? Demokrasi de tam bu dengeli kurma amacı taşımaz mı?” gibi sözler karşısında susmayı tercih etmişler.

***

- Cumhurbaşkanının son kez seçilme planının, partiyi kendisinden sonrasına hazırlama amacı taşıdığı, yeni dönemde güçlü bir ikinci adama işaret edeceği, onun da aileden biri olacağı biliniyor. Bilal Erdoğan’a partide görev verileceği, siyaset ve devlet işlerine hazırlanmasının sağlanacağı sık sık konuşuluyor.

- Bu bakış açısına, ’Erdoğan, Azerbaycan gibi bir model peşinde. Bu toplumun demokrasi refleksleri Azerbaycan’a benzemez. Onlar demokrasiyi bilmeyen bir geçmişe sahip. Bu toplum ona izin vermez…” karşılığı verenler de var.

***

- Bu arada DEVA ekibinin yeni bir ittifakla, Ali Babacan’ın cumhurbaşkanı adayı olmasını sağlama planları, kendi mahallelerinde pek ilgi çekmedi.

‘Sistemin kıyısında durup, hiçbir zarara uğramadan topun ayaklarına gelmesine bekliyorlar” yorumu yapan AKP’liler var. Hatta, ‘Sinan Oğan gibi son dakikada iktidara yamanarak avantajlı çıkmak istiyorlar’ diyen eski arkadaşları bulunuyor!

Çoğu muhafazakarın planı, Özgür Özel ve ekibinin ekarte edilmesi üzerine kurulu. Normal bir sistemde rakipleriyle yarışıp, yenmek üzerine değil.

Kurulan tuzakların, kendilerine avantaj yaratması üzerinden plan yapıyorlar. Çünkü başka türlü şansları olmadığını görüyorlar…