Anlaşılan haftada en az bir kez ‘siyaset gurularının’ seçim senaryolarını konuşacağız. CHP üzerinden Özgür Özel ve ekibine yönelik operasyonlar sürerken, siyasetin muhafazakar kadroları, ‘orada pişen bize de düşer mi?’ hesabıyla yeni planlar yapıyorlar!
Daha önce kaleme aldığımız ve çok tartışılan ‘güçlendirilmiş parlamenter sisteme farklı dönüş’ senaryosuna bir yenisi eklendi. İstanbul’da D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün 29. kuruluş yıl dönümü toplantısıyla ateşlenen, Ankara’da muhafazakar mahallede zaten konuşulan konu, üçüncü bir yol yaratmak. Başrol de Ali Babacan.
***
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın, “Açıklandığında tüm Türkiye’nin derin bir nefes alacağını” belirttiği cumhurbaşkanı adayının Ali Babacan olduğu, kendisinin de ‘Zaten tabandan böyle bir talep var’ dediği, yazıldı çizildi.
Bu süreçte Abdullah Gül’ün ismini yazanlar yanılıyor. Hem talebi yok hem de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan üç yaş daha büyük birinin ‘dinamik lider’ diye sunulması mümkün değil.
Ali Babacan’ın cumhurbaşkanlığı adayı fikrine DEVA Partisi’nin dahil olduğu Yeni Yol Hareketindeki tüm partiler katılmıyor. Gelecek Partisi ve Yeniden Refah Partisi yönetimi farklı düşünüyor. Uzlaşma sağlanamazsa Ali Babacan ve ekibi yine de yol almayı planlıyor.
***
Projenin sahipleri, Ali Babacan’ın uzlaşmacı bir cumhurbaşkanı adayı olacağını, siyasi geçmişindeki ilkeli duruşunun önemli olduğunu düşünüyorlar. Ancak bu plan daha çok, iktidar tarafından CHP’ye kurulan tuzakların sonuçlarından yararlanarak, topun ayağına gelmesini beklemek gibi duruyor.
Son kertede, Özgür Özel ve ekibine yönelik operasyonlar devam ederse, iktidara tepkili tüm kesimlerin, yüzde 25’i geçen kararsızların, Erdoğan yerine Babacan’ı tercih etme olasılığından dem vuruyorlar. Son 10 yıl içerisinde hiçbir risk almadan kenarda bekleyip, avantajlı çıkma planının bir kez daha işleyeceği düşünüyor olabilir!
***
Bazı AKP’lilerin bu seçeneğe uzak olmaması da ilginç. “Ana muhalefetin önünü kesmek için yapılan tüm planlarda hesaba katılmayan bir şey var. Eğer Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalırsa ki; büyük olasılık, kim olursa olsun Erdoğan’ın rakibi üzerinde bir odaklanma yaşanabilir. Örneğin; Ali Babacan ile Tayyip Erdoğan ikinci tura kalsa hem kızgın muhalefet hem küskün muhafazakarlar Ali Babacan’a oy verir…” diyen AKP’liler var.
Sonuçta bu, muhafazakar siyasetçilerin yumuşak geçiş önerilerinin bir yenisi gibi duruyor. AKP içerisinde dışarı vurulmasa bile rahatsızlıklar artarken hem partililerin hem muhafazakar tabanın yönelebileceği isimler ve formüller üzerinden mutabakat arayışları sürüyor.
Bunun bir kısmı iyi niyetli olsa da ‘kendilerinin de içinde olduğu antidemokratik dönemin hesabının sorulmaması üzerinden plan yapılıyor’ diyenler de var. Özellikle son 10 yıl içinde yapılan haksızlık ve hukuksuzlukların kendi mahallelerine çıkaracağı maliyeti azaltma planı yapılıyor olabilir!
***
Yazıyı, bir AKP’linin yerel seçim dönemine ilişkin anısıyla kapatalım. Algı operasyonu konusunda son derece mahir olan bu ekibin, o dönem İstanbul ve Ankara için yaptıkları anketleri kamuoyuyla paylaşırken, ‘Aradaki fark çok az, bir-iki puan gerideyiz’ şeklindeki paylaşımlarında gerçek farkın 8 puan olduğunu itiraf etmişti. Zaten seçim sonuçları da bunu gösterdi.
Şimdi benzer örnekler aktarılıyor. AKP’nin anketlerinde ‘Özgür Özel ve ekibinin destek yüzdesi 30 civarında gösteriliyor. AKP ise neredeyse aynı. Bazı AKP’liler, ‘CHP’nin oranlarına en az 5 puan daha ekleyin” diye düzeltme yapmaktan kendilerini alamadılar!