Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Nasılsa rakam okumayı bilmeyen bir millete sesleniyorum” diye düşünüyor olmalı ki; “Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkarıp hizmet bütçesi haline getirdik” diyor. Oysa bizzat Yılmaz’ın hazırladığı bütçede bu yıl için 2 trilyon liralık faiz ödemesi var. Gelecek yıl ise 2.7 trilyon liranın faize gitmesi bekleniyor. Ama hiç önemi yok. Laf güzel, üstelik akılda kalıcı; söyle gitsin…

O hizmet bütçesinde vergi gelirleri, yani bizden tahsil edecekleri para gelecek yıl 15.6 trilyon lirayı bulacak. Çalışanlardan 3.5 trilyon lirayı gelir vergisi diye tahsil edecekler. Maliye, MTV’den 136 milyar lira, KDV’den 3.5 trilyon lira, ÖTV’den 2.5 trilyon lirayı kasasına koyacak. 459.5 milyar liralık harç toplayacaklar, 631 milyar lirayı da kambiyo vergisi diye alacaklar. Hizmet bütçesinin büyüklüğüne bakar mısın…

Böyle büyük hizmet bütçeleri karşısında biz ne yapıyoruz?

Tabii ki; iflahımız kesilinceye kadar borçlanıyoruz. O da yetmeyince kredi kartlarını boşaltıyoruz. Limitler dolduğunda da bu kez dönüp kredili mevduat hesaplarını boşaltarak ayakta kalmaya çabalıyoruz.

3.2 TRİLYONLUK HARCAMA

Nitekim 10 aylık dönemde kredi kartları ile 3.2 trilyon liralık harcama yaptık. Geçen yıl bu rakam 2 trilyon lira seviyesindeydi. Aradaki 1.2 trilyon lirayı bulan fark zenginleştiğimiz için değil. Kontrolden çıkan zamlardan kaynaklandı. Yemek için 1 trilyon liralık, gıda için 1,2 trilyon liralık harcama yaptık. 1 trilyon lira da akaryakıt istasyonlarında gitti. Vergileri bile kredi kartı ile ödüyoruz. 1.1 trilyon liralık vergiyi kartlarla yaptık.

Gördüğünüz gibi artık milyar konuşmayı da bıraktık. Hangi harcamaya, hangi borca bakarsak bakalım, milyonların yerini milyarlar, milyarların yerini de trilyonlar aldı. “Yalanı bin kez söylersen doğru olur” sözü propagandada altın kuraldır. Ve bunu AKP kadar iyi yapan bir siyasi oluşum görmedim. Bazıları “23 yıl önce bu ülkede traktör bile yoktu” dedi. Böyle baktığında Yılmaz’ın “hizmet bütçesi” sözleri naif bir niteleme bile kalıyor.

VATANDAŞ BATIYOR

Sırtımıza yıkılan bunca ödemenin üstesinden gelemeyince de 5.1 trilyon lira borçlanmak zorunda kaldık. Sadece kredi borçları 2.2 trilyon lirayı buluyor. Bankaların takibe aldığı kredi tutarı, bir yılda yüzde 94 artarak, 265.9 milyar liradan 515 milyar liraya yükseldi. Vatandaşın motoru su kaynatmaya başlayınca da Finansal İstikrar Komitesi çare bulmak için bir yapılandırma programını masaya yatırdı. Şirketlerin iflas haberleri gibi gazete sayfalarında yer bulamasa da vatandaşlar da konkordato ilan ediyor. Mahkemelere her gün ortalama 30 bin yeni icra dosyası geliyor. Toplam dosya sayısı 24.7 milyona ulaştı.

Bu yıl az çekmedik, görünen o ki; gelecek yıl daha çok dert yükleneceğiz. Hazineci Mehmet Efendi ise “Program başarıyla ilerliyor” demeye devam ediyor.