Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sunum yaparken gülen yatırımcılara “Bunları uydurmuyorum, bakabilirsiniz. Çünkü sizleri gülümserken görüyorum” dedi.

Ne kadar acı bir tablo değil mi? Türkiye’ye yatırımcı çekmek için kolları sıvayacaksın ama gelişen, büyüyen Türkiye’yi anlatmak için elinde kala kala hizmet ihracatı, medikal turizm, dizi ihracatı kalmış. O yatırımcılar, belki Türkiye’nin medikal turizm alanındaki engin deneyiminden habersiz olabilir. Ama emin olun ki, CHP için alınan mutlak butlan kararını, bunun yarattığı siyasi kaosu takip ediyorlar. Yılın sonunda 100 milyar dolara ulaşma tehlikesi taşıyan cari açığı da sanayideki yavaşlamayı da kontrol edilemez hale gelen enflasyonu da yakından izliyorlar.

Şimşek alınmasın ama sunum için “Türkiye’nin finansal istikrara giden yeni rotası” başlığı bile yabancıların kıs kıs gülmesi için yeterli değil mi? Üstelik uzatmaları oynayan bu ekonomi programı için “başarılı”, “rasyonel” demeye devam ediyor. Hâlâ büyük şoklara rağmen enflasyonun yılı yüzde 20’li seviyelerde tamamlayacağını iddia ediyor. Oysa şimdiden yüzde 32.6’yı aştı.

BİZİ LİSTEDEN ÇIKARDILAR

Eminim ki yabancılar, Türkiye’yi masaya yatırdığında son üç ayda Merkez Bankası rezervlerindeki 51 milyar dolarlık kaybı gördü. Sonra TL’ye güvenini yitiren vatandaşların hızla dolara yöneldiğini de fark etti. Nitekim üç haftada 1.4 milyar dolarlık döviz aldılar. Yıl başında henüz göstergeler bozulmamıştı, Borsa İstanbul’a güçlü bir giriş yapıyorlardı, şimdi arkalarına bakmadan gidiyorlar. Son üç haftada 1.1 milyar dolarlık tahvil ve hisse senedi sattılar. Ödemeler dengesinde üç ayda 16.1 milyar dolarlık kaynağı belirsiz çıkış görülüyor. Türkiye’yi izleyenler zaten bu göstergelere bakıyor.

Büyüme verilerine inceliyorlar, sanayide, tekstilde yaşanan daralmayı, inşaattaki durgunluğu görüyorlar. Koskoca Türkiye ekonomisi artık topu topu 32 milyon kişiye istihdam yaratabiliyor. 12.2 milyon işsiz iş bulma ümidini yitirdi, resmi işsiz sayısı 2.8 milyonu buluyor. Üstüne 17 milyon kişi de sosyal yardımlarla ayakta duruyor. Yabancılar, sunumlardaki cilalı lafları bir kenara bırakıp bu tabloya bakıyor. Onlar istikrar, hukuki güvence, sürdürülebilir ekonomi arıyor. Bizim de bunları verme kabiliyetimiz kalmadığını görüyorlar.

Evet, hem ucuz hem de büyük bir tecrübeye sahip olduğu için dünyanın her yerinden saç ektirmeye geliyorlar. Çünkü o konuda liyakate, tecrübeye, rekabet avantajına sahibiz. Ama bir asliye hukuk mahkemesinin hiç üstüne vazife olmayan CHP kurultayı için mutlak butlan kararı verebildiği bu ortamda ne varlık barışına ne de vergi avantajlarına bakıp yatırıma gelmeyecekler. “20 yıl vergi yok” diye çağırsan da dinlemeyecekler.

Belki bazıları Şimşek’in Shakespeare’li sunumlarından etkilenip saç ektirmek için bu yaz gelebilir. Hatta tatil için Fethiye’de, Antalya’da otel bakıyor olabilirler. Ama yatırım söz konusu olduğunda onlar bizi çoktan “yatırım yapılabilir ülke” listesinden çıkardı.