Yeni parti geliyor. Özgür Özel ve arkadaşları kayyuma emanet edilen CHP’nin içine sıkışıp kalmamak için düğmeye bastı. Bugün, yarın partinin kuruluşuna tanık olacağız.

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan zorlu yolculuk artık bir partiye dönüşüyor. Açıkçası bugünlerin moda tabiriyle bunu bir arınma süreci olarak görüyorum. Şu kısacık sürede CHP’nin eteklerinde ne kadar taş olduğuna tanık olduk. Zoru görünce rozet değiştirenlerle, fırıldaklarla, sarayın dergahına odun taşıyanlarla çok uzun zaman önce yollar ayrılmalıydı. Onlar demokrasi mücadelesinin kamburuydu. CHP’ye gölge düşürüyor, onu siyaset sahnesinin topal ördeğine çeviriyorlardı.

Butlan kararıyla başlayan ayrışma bu bakımdan hayırlı bile oldu. Özgür Özel, yargı eliyle Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim edilen CHP’den çıkıp Meclis’e yürüdüğü o gün yeni partinin temellerini de attı. O yürüyüş yeni bir yolculuğun işaret fişeğiydi. Nitekim Özgür Özel, başlattığı yürüyüşü kesintiye uğratmadan, tereddüt etmeden Türkiye’nin tüm kentlerinde sürdürdü. Deyim yerindeyse yeni partinin temellerini sokakta attı. Geniş kitlelerin desteğini almayı da başardı. Şimdi geriye bu mücadeleye isim verip tabelasını asmak kaldı.

“Adı değişince oy alır mı?”, “Geleneksel oyların adresi ne olur?” diye arka arkaya sıralanan sorular kuşku dağlarını büyütmekten başka bir işe yaramayacaktı.

Türkiye’nin yeni bir umuda ihtiyacı var. Özel, o umudu yeşertmek istiyor. Her ayrılık arkasında hesabı görülmesi gereken problemler de bırakır. Ama seçim borularının çaldığı bir atmosferde oyun dışı kalma tehlikesini kimse göze alamazdı. Aslında mutlak butlan kararından sonra asıl hedef buydu.

Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim edilen CHP’nin içinde kalmak, adliye koridorlarında oynanacak oyunları kabullenip bir parçası olmaya rıza göstermek, kaderini başkalarının yazmasına izin vermek olacaktı. Göreceksiniz, Kılıçdaroğlu CHP’yi seçime taşısa bile onu bir Truva atı gibi kullanmak isteyecektir.

Türkiye’nin artık kayıkçı dövüşünü elinin tersiyle iten milletin iradesine, demokrasiye, özgürlüğe sahip çıkan bir partiye ihtiyacı var. Son birkaç ayda yaşadıklarımız, yıllardır adeta bir demokrasi müsameresi izlediğimizi ortaya çıkarmadı mı?

UNUTMAYACAKSIN

Umut hep vardı. Her zaman da var olacak, yarını o inşa eder. Bizi geleceğe umutlarımız, hayallerimiz taşır. Yeni bir dünyayı önce düşlerimizde kurarız. Sonra bu hayali gerçek kılmak için yollara düşeriz. Bazen biz menzile erişemeyiz ama umudu kapana kıstıramazsın, o yoluna devam eder. Karanlığın umutları yoktur; hesapları, tertipleri, kumpasları, kirli oyunları vardır. O taktikler bugün işe yaramış gibi gözükse de yarına ait değildir.

Bir asırlık Cumhuriyet tarihinde hesaplaşmadığımız ne varsa gelip bizi buldu. Yargılamadığın, yeri gelince bedelini ödemediğin sürece yol alamazsın. Gün gelir halının altına sürdüğün, görmezden geldiğin, yüzleşmekten kaçındığın ne varsa gelir seni bulur. O an geldiğinde de hesap sormak için artık çok geçtir.

O yüzden Özgür Özel’in Meclis’te yaptığı konuşmada “Size söz veriyorum; her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız... Zalim, zalim olarak hatırlanacak” sözlerini çok anlamlı buluyorum.