Vicdansızlığın dibi! - Resim : 1

Ahmet Minguzzi cinayeti davasında 4 sanık çocuktan 2’sine 24’er yıl hapis cezası verilirken, diğer 2’sine beraat verilip tahliye edilmeleri toplumsal vicdanı kanattı. Çünkü 4 sanığın birlikte hareket ettiği vurgulanıyordu.

Dahası, bu dava “Evlatlarımızın sokaklarda can güvenliği korkusu yaşamadan dolaşabilmeleri için emsal bir davaydı”… Bu yüzden verilen hüküm, çocukları için endişelenen ve adalet isteyen vicdanlı insanları tatmin etmedi.

Evladı katledilen anne Yasemin Akıncılar Minguzzi’nin duruşma salonundan çıkışta baygınlık geçirmesini, ardından adliye önünde ağlayarak karara isyan etmesini tüylerimiz diken diken olarak izledik.

Kendisini “insan” olarak konumlandıran herkes, özellikle de anne-babalar yüreği yanan anne için üzülmüştür.

Ancak…

Anlaşılan aramızda insanlıktan nasibini almamış tipler de var…

İşte o tipler, sosyal medyada Yasemin Hanım’ın adalet çığlığı için “Böyle güzel rol yapan birini görmedim. Mükemmel oyunculuk” yorumları yaptı. Ahmet’i öldüren katiller kadar vicdansız olduklarını gösterdiler.

Evladı bıçakla katledilen anneyi, klavye başına geçip sözcüklerle adeta bıçakladılar. Bu yorumları yapanlar, suçlu çocukları hangi kafaların yetiştirdiğini de göstermiş oldu.

Canavar yetiştiren anne-babalar!

Arama motoru google’a girip “Suç kaydı olan çocuk” deyip aratın, bakın neler çıkıyor.

* İstanbul Beyoğlu’nda turistin cebinden telefon çalan 10 yaşındaki çocuğun 361 suç kaydı çıktı. Çocuk ailesine teslim edildi. Bakanlık acil koruma kararı çıkarsa da çocuk ve ailesi, verilen adreste bulunamadı.

* İstanbul Şişli’de 45 dakikada 2 ayrı hırsızlık girişiminde bulunan 12 yaşındaki çocuğun 700 suç kaydı olduğu anlaşıldı.

* İzmir’de 17 yaşındaki çocuğun 70 suçtan 149 yıl ceza aldığı ortaya çıktı.

* Kayseri’de 13 yaşında 39 suç kaydı olan çocuk suç işlemeye devam ederken görüntülendi.

Liste böyle uzayıp gidiyor.

Minguzzi cinayeti ve ardından yaşanan dava sürecinde şunu gördük. Bazı aileler maalesef çocuk değil canavar yetiştiriyor. O canavarlar da sokaklarda masum insanları öldürüyor, yaralıyor, soyuyor, dövüyor, çoğunlukla da “yaşı küçük” olduğu için fazla ceza almadan tekrar sokaklara dönüyor.

Daha da acısı Minguzzi davasında da olduğu gibi bu aileler, çocukları suça karıştıktan sonra da en ufak bir pişmanlık duymuyor, mağdur ailelerin yanında yer alacaklarına canavarlığı sürdürüyorlar.

Bence…

Suçlu çocuklarla ilgili davalarda, onları yetiştiren anne-babaların rehabilitasyonu için de düzenlemeler yapılmalı…

Denetim yetersizse cezayı artırsan ne yazar!

İktidarın, trafik cezalarının artırılması için hazırladığı yasa teklifi Meclis’te görüşülüyor. Yeni düzenlemeyle para cezaları katlanacak.

Peki bu cezalar trafikteki saldırganlığı ve ihlalleri sona erdirebilecek mi, sorunlara çözüm olacak mı?

Bunu hep beraber göreceğiz…

İlk etapta cezaların artırılması çok olumlu.

Ancak en az bunun kadar önemli bir ayak daha var. O da trafikte etkin denetim.

Örneğin direksiyon başında telefonla konuşmanın cezası 5 bin liraya çıkarılacak. Peki araç kullanırken elinden telefonunu düşürmeyen, hatta seyir halindeyken telefonundan dizi izleyenlere yönelik denetimler artacak mı?

Yoksa düzen şimdiki gibi devam mı edecek?

Denetim yeterli olmadıktan sonra cezaları istediğiniz kadar artırın hiçbir yararı olmaz.