Cevap da benden: Yetiş ya Osimhen...
Trabzon'da bir daha gördük ki, Galatasaray, Osimhen olmadan çok sıradan bir takıma dönüyor. Ne doğru dürüst hücum organizasyonu yapabiliyor. Ne doğru dürüst bir şut atabiliyor. Ne topu rakip sahada tutarak kalesinin tehlikeye maruz kalma sayısını azaltabiliyor.
Trabzonspor belki kendisinin de beklemediği bir anda öne geçti. Salah’ın usta işi atağı ve golü onları da o kadar şaşırttı ki uzun süre ikinci gol girişimin de bulunmadılar.
Galatasaray gol sonrası 20-25 dakika Trabzonspor’un üzerine gitti gibi göründü ama… O anlarda taraftarları “Ah Osimhen! Nerdesin!” diye saç baş yoldu.
Deniz savunmanın arasında kayboldu. Leao birkaç girişimde bulundu ama “Nerede Lang, nerede bu!” dedirtti. Yunus, Osimhen olmadan etkisiz kalıyor. Bu maçta bu da açıkça görüldü. Sane’den beklen
tisi olan G.Saraylı kaldı mı, bilmem...
Şaşkınlığını atlatan Trabzon devrenin sonlarında G.Saray’ın üzerine gidince rakibini hataya zorladı. Salah, açığı çok iyi görüp Saviolo’ya ikinciyi attırdı. Davinson’un sezon başından beri devam eden konsantrasyon eksiğini Franculino cezalandırdı, Salah’a üçüncü golü attırdı. Dördüncü gol maçın çileği oldu.
Salah, Trabzonspor’un kalitesini bir iki gömlek yukarı taşıyan adam. İlk haftalardaki uyumsuzlukla kayıplar yaşandı. Ancak Galatasaray galibiyetinin vereceği moral, Reis’in katacağı hava ve taraftarın desteğiyle zirveye ağırlıklarını koyarlar.
Galatasaray?.. Süpermen Osimhen’in yetişip takımı, Okan Buruk’u ve yönetimi kurtarmasını bekleyecekler.
Buruk dün hakemden kırmızı kart gördü ama bu gidişle taraftardan kırmızı da yakın.