Halkın arasından yürüyerek otobüsün üzerine çıkan lider Güvenpark’ı tıklım tıklım doldurmuş, dışına taşmış muazzam ve bir o kadar coşkulu kalabalığı selamladıktan sonra sözlerine büyük şair Nazım Hikmet’in unutulmaz dizeleriyle başladı:
-Dostların arasındayız/ Güneşin sofrasındayız…
Konuşması sık sık sloganlarla kesilen liderin şu sözleri ise büyük sevgi gösterilerine neden oldu:
-Binamız yok, paramız yok ama siz varsınız, millet var. Biz atanmış değil seçilmiş CHP’yiz!
Sonrasında bir anda liderin sesi duyulmaz oldu; elektrik kesilmişti! Ancak hazırlıklıydı kadrolar, hemen jeneratör devreye girdi. Lider “biliyorduk, bir şeyler yapılacaktı. Ne yaparlarsa yapsınlar sesimizi kesemeyecekler” dedikten sonra şu çağrıyı yaptı:
-Bu cendereden bu partiyi çıkarmak için canınızı ortaya koymaya var mısınız?
Muazzam kalabalığın yanıtı anında geldi:
-Varız!
Kayyum’un FETÖ oyunu!
Aynı zaman diliminde 5-6 kilometre uzakta, geçen pazar günü kapısı kırılarak işgal edilen CHP Genel Merkezi önünde iktidarın atadığı kayyum birkaç bin kişilik taşıma kalabalığa karşı konuşuyordu… Havadan drone ile çekim yapmak yasaklanmıştı. Haklıydı kayyum tabii; içine düştükleri zavallı durumun ortaya çıkmasını kim isterdi!
Kayyum, arınmadan söz etti, “hesap soracağım” dedi, partide ayıklama yapacağı mesajını verdi. “Bu coğrafyada emperyalizme geçit vermeyeceğiz bile dedi, iyi mi!
Heybesindeki “en büyük turp” ise yeni bir soruşturmanın yolda olduğu mesajıydı! Partiye kendi elleriyle seçerek doldurduğu FETÖ artıklarıyla ilgili olarak şu cümleyi kurdu:
-Ruhunu satmış FETÖ ajanlarını fark edemediğim, dış odaklardan yardım dileyen gafilleri beslediğim için özür dilerim…
Nasıl müthiş değil mi? Halbuki daha önceki gün Işık Kansu Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde kayyumun FETÖ’severliğini delilleri ile yazmıştı. Onları nasıl partiye doldurduğunu, milletvekili, danışman yaptığını tek tek anlatmıştı!
Peki kayyumun bu oyununun, bu sözlerinin amacı neydi? Onu da iktidar yandaşı bir muhteremin kaleminden anlatalım. Mahmut Övür Sabah gazetesinde neler olacağını bakın nasıl anlattı:
-Özgür Özel’e FETÖ iddiası çok tartışılacak…. Olası soruşturma kâbusları olacak!
Muhterem sanki sorgu odasından yazıyordu! “Çamur at izi kalsın” deyişi bile yanında masum kalıyordu!
Halkla birlikte Ata’ya yürüdü
Diğer tarafta lider konuşmasını şu sözlerle bitiriyordu:
-İstikamet Anıtkabir. Vatanını seven arkamdan gelsin!
On binler peşine takıldı ve Anıtkabir’e doğru tarihe geçen yürüyüş başladı.
Hedefe ulaşıldığında iç avlu tıklım tıklım dolmuştu. Ancak dışarıdaki kalabalık avludakinden defalarca fazlaydı!
Lider, halkla birlikte İstiklal Marşını söyledikten ve Ata’nın huzuruna çıktıktan sonra bu tarihi gün sonlandı…
Önümüzdeki günlerde siyasetin çok sıcak geçeceği, yeni oyunların sahneye konulacağı, yeni soruşturmaların yolda olduğu bizzat yandaş kalemler tarafından yazıldı!
Lider ise ne yapılacağını Anıtkabir’e doğru yürürken Atatürk’ten bir alıntıyla anlatmıştı:
-Halkın direnişinden umutsuz olan, ABD mandasına girmeyi savunanlar “Paramız yok” dediğinde Mustafa Kemal Paşa “Bulunur”; “Ordumuz da yok” dediklerinde “Kurulur” demişti. Binamız, paramız olmayabilir ama arkamızda millet var!