Yeni Parti depreminden sonra sabahın köründe gözaltı furyası hız kesmeden sürüyor sayın seyirciler!
Önce İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet gözaltına alındı sonra tabii ki tutuklandı! İktidar partisine geçeceği yolundaki söylentilere de şu yanıtı verdi:
-AKP’ye geçeceğime paşa paşa yatarım!
Sonra İstanbul Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş gözaltına alındı. 30 yıl sonra iktidarın elinden Üsküdar’ı çekip alan, bu ilçedeki yıllar süren yağmayı durduran, yolsuzluklara geçit vermeyen Dedetaş içeriye alınan diğer tüm başkanlar gibi aynı gerekçelerle suçlandı; rüşvet, irtikap… Tutuklanmasının ertesi sabahı şu açıklamayı yaptı:
-Her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında! Ben bir Cumhuriyet Kadını olarak korkmuyorum. Adalet için savaşan herkes burada…
Hemen ardından, Ankara’da Çankaya’dan sonra Etimesgut Belediyesi’ne “sabahın körü” baskını yapıldı. Değerli sanatçı, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’yla birlikte 54 kişi gözaltına alındı. Suçlama aynı! Belge, delil filan henüz yok ortada ancak “gizli tanık” gani…
Buna karşın, yandaş medyada suçlamalar başladı bile; bu “gazeteler” ve “gazeteciler”, adeta “sorgu odasından” çıkıp gelmiş, ellerinde tomarla bilgi, belge varmışçasına manşetlerini art arda patlatmış durumdalar! Rüşvet, bankalara yatırılan milyonlar, çürük binalara verilen iskanlar, konser için istenen paralar, ne isterseniz mevcut içinde. Şimdi soru şu:
-Nereden biliyorlar?
Niçin soruyorum peki? Çünkü yazılanlar nal gibi, ancak bir tane belge yok! Hele bir tanesi hızını alamamış şu başlığı atmış haberine:
-Çakma komiser rüşvetten alındı!
Seviyenin dibi!
Yalnızca bu “yandaşlar” değil tabii, sevinç sarhoşluğuna kapılmış CHP’den AKP’ye transfer olmuş belediye başkanları da mevcut…
Hele bir başkan var ki, evlere şenlik! Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, son baskınların ardından bakın nasıl bir başlık attı:
-Hayatın en değişmez formülünü bir yere not alın lütfen; Eden=Bulur Allah’ım şükür gösteriyorsun…
Bu hanıma ne demek istediği, kimi hedef aldığı sorulduğunda verdiği yanıtta da bakalım:
-Yerel bir meseleyle ilgili. Anlayan anladı. O, yerine gitti!
CHP seçmeninden aldığı oylarla AKP’ye geçen bu muhteremin sevincini, aldığı keyfi gayet iyi anlıyorum da seviyenin düşkünlüğü meselesini kavramaktan acizim ne yazık ki!
Üstelik bu paylaşım tam da Üsküdar Belediye Başkanı Didem Dedetaş’ın gözaltına alındığı sıralarda yapıldı… Yani söylediğini açıklıkla da söyleyemiyor… Yani “mertlik de” sizlere ömür!
Kısaca söylemek gerekirse, dönen devranda değişen bir şey yok. Panik zirvede, tutuklamalar da zirvede! Artık şu cümle bir özdeyiş oldu:
-Ya AKP’ye katıl ya içeri tıkıl!
Adeta üniversite kampüsü!
Biliyorsunuz, cezaevlerinin bir adı da kampüs!
Yerleşke anlamına geliyor. Daha çok üniversiteler için kullanılıyor ancak, “Silivri Kampüsü”, “Kandıra Kampüsü”, “Sincan Kampüsü” sözcükleri de artık sıkça kullanılıyor hatta tabelalarda da yazıyor…
Aslına bakarsanız, cezaevleri son yıllarda adeta “okul kampüsü” görüntüsüne dönüştü! Akademisyenler, gazeteciler, siyasetçiler, sendika başkanları ve tabii öğrenciler sağladı bu dönüşümü!
Türkiye’deki tüm cezaevlerinin toplam kapasite sayısı normalde 300 bin civarında… Şu anda içeride olan hükümlü ve tutuklu sayısı ise 430 bin civarında! Her Allah’ın günü değiştiği için rakamları tam olarak bilmiyoruz ancak durum bu; fazlalık 125 bin kişi civarında… Ancak başka bir durum daha var:
-CHP’li belediyelere 17 aydır yapılan operasyonlarda tutuklanan belediye başkanlarıyla birlikte oy aldıkları seçmen de bir anlamda cezaevinde!
Diğer bir anlatımla, CHP’ye verilen 18 milyon oyun 9 milyon 300 bini yani yüzde 53’ü yok sayılmış durumda!
Bu rakam ve orana, kimliklerini geride bırakıp, iktidar partisine aldıkları oyları da götürenler dahil değil tabii! Pek yakında İstanbul’da dört CHP’li belediyenin de iktidar partisine geçeceği artık yüksek sesle söyleniyor. Bakalım oran ne olacak!
Ehh içerideki tutuklular böylece bir üniversite oluşturmuş durumda diyebiliriz!
-Bu yazıyı değerli arkadaşım Dr. Merdan Yanardağ’la birlikte tüm gazetecilere, akademisyenlere, öğrencilere, belediye başkanlarına, sendika başkanlarına ithaf ediyorum…