CHP lideri Özgür Özel, Doğu’dan Batı’ya arkasında kitleleri sürükleyerek yürüyor!

Diyarbakır’da başta kadınlar, gençler olmak üzere büyük yığınlarla buluştu. Hayır, bu kez mitingler değil, çarşı, pazar, kahvehane, esnaf, kenti yürüyerek dolaştı. Peşine takılan ve her adımda çığ misali büyüyen kalabalıklar nedeniyle dükkanlara, mağazalara bile giremedi. Konuşma yapmadı mı peki? Yaptı tabii; nerede bir sandık, bank gördüyse üstüne çıkıp insanlara seslendi. Ve her konuşmasını şu sözlerle bitirdi:

-Bu bankı, (bu sandığı) saklayın, iktidara geldiğimizde gelip yine bunun üstünden konuşacağım!

Gaziantep’te de durum farklı değildi; sokaklarda, caddelerde kent sakinleriyle sarmaş dolaş yürüdü… Gençlerle, çocuklarla, kadınlarla fotoğraf çektirdi.

İzmir, Gündoğdu Meydanında mahşeri bir kalabalığa karşı konuştu. Şu sözleri ise sanırım hep hatırlanacak:

-Erdoğan’ın bütün hesabı, mutlak butlan hamlesiyle CHP’yi karpuz gibi bölmekti. Sapını bile alamadılar.

El hak, haksız da değil; hangi anket sonucuna baksanız hem Cumhur İttifakını hem de butlan kararıyla CHP’ye atanan Bay Kemal ve takımını derin endişeye sevk eden sonuçlar art arda geliyor!

Buna karşı atak olarak butlan takımı ne yapıyor derseniz, “giyotini” işletmeyi sürdürüyor:

-Son olarak 26 il başkanı daha görevden alındı, yetmedi 7 il başkanı da disipline sevk edildi!

Cumhurbaşkanı “meydan” dedi!

İktidar partisi de Sapanca’da kamp yaptı…

AKP’li Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşma partinin genel durumundan hiç de memnun olmadığı şeklinde okundu! Şu sözler ne düşündüğünü gayet net ortaya koyuyordu:

-Yorulan varsa buyursun kenara gelsin dinlensin, kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız!

İşte AKP’lileri en korkutan sözcük, “meydan.” Bırakın meydanı, sokağa, pazara bile çıkamayan, meydanlara nasıl çıkacak, asıl soru bu!

Aslına bakarsanız, bu kampta da partinin deneyimli isimlerinden, ağır toplarından pek ses seda çıkmadı… Ancak kendi aralarında alçak sesle yaptıkları değerlendirmelerde CHP’yle bu şekilde mücadele edilmesinin çok yanlış olduğunu, bu yaklaşımın seçmen üzerinde “siyasi” bir operasyon algısı yarattığını söylüyorlar.

En azından kulisler bu değerlendirmeyi yapıyor. İş açıktan eleştiriye gelince ise bir bakıyorsunuz ortada kimse yok!

Bir de “şahinler” var tabii! Zaten parti içindeki “klikler” meselesinin epey ciddi olduğu da herkesin bildiği bir sır! Şahin nitelemesini hak eden AKP’liler, genel olarak partinin dışından isimler. Bunlar yandaş medyada CHP aleyhine haberleri yaptıran, destekleyen, “CHP kapatılacak” bile dedirten zevat!

Hani eski Maliye Bakanı Berat Albayrak, istifa ettiğinde, pardon “görevden affedildiğinde” paylaştığı mesajda “Allah sonumuzu hayır etsin” demişti…

-Sanki oralara gelindi mi ne?

Bakalım sırada hangi çoraplar var?

Önümüzdeki hafta NATO Zirvesi Ankara’da yapılacak…

Bu zirve esnasında CHP’nin başına bir başka “çorap örülmesi” zayıf ihtimal! Neden peki? -Bir ana muhalefet liderine dokunulması hem zirvenin fiyakasını bozar hem de gündemden düşer!

Butlan takımı, Özgür Özel ve yakın çalışma çevresinin bir an önce dokunulmazlıklarının kaldırılması ardından da “derdest edilmeleri” için yanıp tutuşuyor gibi bir ruh hali içindeler sanki… Yaptıkları görevden almalar, Yüksek Disiplin Kurulu’nun adeta “giyotin” gibi çalışması böyle yorumlanıyor. Hesap şu:

-Bu durumda Özel’e destek verenler, başsız kalacak ve mecburen Kayyum kadrosunun yönettiği CHP’ye mecbur kalacaklar!

Acaba sonuçta öyle mi olacak yoksa “birileri Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan mı olacak!”

-O, her cenahtan “birileri” biraz tarih okuyup, biraz da halkın aldığı vaziyete baksalar diyeceğim ama boşa gayret!