Normalde bir büyük takım dünkü gibi bir 90 dakikayı 1-0’a bağlar, 3 puanla İstanbul’a dönerdi. Beşiktaş, bırakın galibiyeti, pozisyon vermediği maçtan 1 puanı bile çıkaramadı. Gerçekten büyük beceriksizlik...
Olaitan’ın kulübede başladığı, Ndidi’nin oynadığı ilk yarıda Beşiktaş’ın topu rakipten geri kazanma süresi de iyiydi, rakip yarı alandaki oyun-pas üstünlüğü de... Ancak bir şey değişmedi: Bitiricilik sorunu... Takımlar, zor pozisyonlardan çıkardıkları gol oranıyla seviye atlıyorlar. Siyah-beyazlılar ise kolayları da değerlendiremiyor. Beşiktaş’ta sezon başından bu yana atılan gol başına en az üç-dört misli de kaçıyor. Bu durum dün büyük sıkıntı yarattı. Neticede kazanmak için gol atmak gerekiyor ve önde baskı, PPDA değeri, ikili mücadele başarısı falan takımınızı 1-0 öne geçirmiyor!
Oh iyi niyetli savaştı, defansla boğuştu, boş alanlara kaçtı ve bu kez yalnız da kalmadı. Bunları zaten her maç kusursuz yapıyor. Ancak gerek ilk dokunuş eksiklikleri gerek de vuruş beceriksizliği siyah-beyazlıların gollerine mal oldu.
İkinci yarıda, üst üste maçların yorgunluğu, mental düşüş ve oyuna giren isimlerin de etkisiz olması Beşiktaş’ı son 20 dakikaya girilirken aşağı çekti. Alanya’ya yine pozisyon vermediler ama kornerde Olaitan’ın bir saniye geç kalması, golü yedirdi.
Orkun maç boyunca etkisizdi ki bu birkaç maçtır devam ediyor. Alan bulamıyor ya da takım arkadaşlarıyla benzer koşuları atıyor. Alanya deplasmanında da tutuktu. Onun durgun olduğu bir günde Beşiktaş’ın da aksaması normal aslında.
Salih’ın oyunda olmadığı ikinci yarıda Beşiktaş bir türlü organize olamadı. Salih’in takım için gerekliliğini gösterecek cinsten bir done bu. Onun tek paslı al-ver oyunu takımını rahatlatıyor ve atakların yönünü belirliyor.
Vlahovic oyunda kaldığı sürede iki gollük şut çekti ancak oyunun akışında, atak organizasyonunda neredeyse hiç yoktu. Ağır, bağlantı oyununa hazır değil, hâlâ zamana ihtiyacı var.
Beşiktaş zoru başarıp yenildi, bu erken uyarı olarak algılanmalı...